Tedavi.. Dr.Fazıl Küçük’den..

​Lefkoşa’da evimiz bitinceye kadar Tahsin Yazıcı Sokakta Öğretmen  Moroket ile eşi İjlal hanımın  evinde kiracı olduk. 

Sokağın başında Kasap Ömer Dayı Kutlu Adalı ‘nın babası, onların yanında, Yenişehir Bakkaliyesinin sahibi ve de Ergün Olgun’nun babası  Mehmet bey ile eşi Kıymet Hn,  onların yanında Talat Çobanoğlu ile ailesi daha ileride Tarımcı Hakkı bey,Debbağ ailesi, Damdelen ailesi,Fotoğrafçı Özeş bey, Vedia Hn arka evde ise annemin çok samimi arkadaşı  İsmet Hn teyze Özerlat kahvelerinin sahipleri oturmakta..arka bahçe teli kesik ordan ev ziyareti yapıyorlar :)) 

Zaten Çağlayan Mahallesinde uzun yıllar ikamet etmek bize bu isimleri, isimlerin bilebildiğimiz #hikayelerini de bize her an  hatırlatmakta. . 

YAK spor klübü yanından başlayarak..Bütün evlerin  içinde ikamet  var veya yok mahalleye gittiğim zaman yıllar süresince bu evlerden  kimler geldi,geçti neler yaşandı geçti diye düşünüyorum.
İNKAR edecek değilim hem üzülüyorum hemde anıların yükü altında ezildiğimi hissediyorum.

Bizim mahallede Gülsen Çobanoğlu en iyi arkadaşım, bahçelerinde su kuyusu ve ūzerinde tulumbası var o tulumbanın altında etrafı keskin teneke ile çevrilmiş üzerinde lenger duran taş.. kim derki hangi çocuk o tulumbanın üzerinde dönecek düşecek ve alltaki taş kenarındaki teneke kaş altından burunun tümünü yaracak. . İşte o çocuk benim.. yine babamın kõy okul teftişinde olduğu için yokluğunda şimdiki güney acil Hastanesi yerine annem tarafından mahallenin ūzgūn bakışları arasında  götürulecek..burnum üzerinde hafif de olsa o günlerin kanıtı yara izi duracak:) Eskiden yaralara atılan dikiş sayısı yaranın ehhemiyetini de ifade ettiğinden komşularımızın 16 dikiş ha:)) deyişleri hala kulaklarımda. . 
İşte o mahallede unutmadığım bir diğer ilgi çeken rahatsızlığım . . Taze Bakla yiyip zehirlendiğim zamandır. . Yaşım 5-6 .. Ne biçim zehirlenme ise idrar kanlı geliyor. O zamanın meşhur ve aranılan doktoru #FazılKüçük .. hemen babam gidip eve gelmesini sağlıyor..

Dr.Fazıl Kūçūk genç bir doktor.. memleket sorunlarına da duyarlı babamla konuşmalarından bunu o yaşlarda bile anlıyorum. . tam 15 gün her gün evimize gelip bana iğne yapıp iyileştiren hekim. . Daha sonraki yıllarda siyasi mücadelesinde işte benim doktorum dediğim kişi.. yıllar sonra  milletvekili aday adayı olduğum zaman gel kızım  Halkın Sesinde seninle röportaj yapalım daveti yaparken, zehirlenme olayımı da unutmayan hekim..Halen o gazete rõportaj küpürünü de saklamaktayım:)
Annem yıllarca küçük çocuklara taze bakla yanında baklanın  pişmiş halinin de yenmemesi gerekliliği üzerinde nasihatler  verdi. .

Benim ise çok sevdiğim yemekler arasında her zaman menüdeki yerini muhafaza etti..Gerek çiğ hali ile zeytin ekmekle,gerekse haşlanmış zeytinyağlı hali ile gerekse kuzu eti ile pişirilen hali ile evimizde BAKLA vazgeçilmez bir tutku oldu.. 

Tabi bende korkusu kaldığı için kendi çocuklarıma da belirli bir yaşa kadar taze bakla yedirmediğimi de bir vesile açıklamamda fayda var..Yemeğimin tarifleri ise fotoğraflarda var.. Õzel bey hep bana ne derdi “yemek pişirmek mühendis kafası gerektir” çünkü kendisi de mutfakta olmayı icat yemekler yapmayı seviyordu. Benim mühendis olmadığımı da ayrıca belirteyim:)) Yaptıklarım sadece rutin annemin yemekleri.. Bu anı ile de bu günü  bakla ile bitiriyorum.. 

Değer her zaman elimizdeki malzemenin doğru kullanımı ile ortaya çıksın. .Sevgi ile huzur evlerimizden eksik olmasın. .

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s