Month: July 2016

Bulgur Köftesi, Mantarlı Bõrek,Kısır,Sini Katmeri,İrmik Tatlısı..

​Misafirin her zaman yanımızdaki yeri ayrıdır. Yılların getirdiği dostluk temelinde sevgi karşılıklı olduğu müddet bu geliş ve gidişler olacaktır.Hele hakiki dostlar hiç bir zaman unutulmaz. 

Bu sayfalarda dahi oluşan samimi dostluklardır ki bir birimizin sayfasına beğeni ve yorumlar yapabiliyoruz. Hele Napolyon’nun  dediği gibi “Gerçek dostlar yıldızlara benzerler. Karanlık çökünce ilk onlar
gözükürler.” Sözündeki dostlar gibi dostlarınız ve arkadaşlarınız varsa ..

Dün yine uzun yıllara bedel arkadaşlar ile beraber olduk. Çok güzel saatler geçirdik.. Dört saat kadar süren sohbetimizde bütün güncel olaylar da değerlendirildi. Bu grubumuz ile çok uzun çeyrek asırlık dostluğumuz,toplantılarımız kesintisiz sürmektedir..
İşin ikram tarafı da ev sahibinin uhdesinde seçim hem mutfaktan hem hazır alınmasında kendini belli ediyor..
Kıbrıs’a özgü ağırlama modeli de ağırlıkta oluyor.
Hepinize güzel bir gün, baki kalan dostluklar, sağlık dolu yıllar ve yüreğimizdeki sevginin hiç eksik kalmaması için kendi sevgimi de sizlere gönderiyorum 💕 💕





Makarna ile anılar..

​Bazı günler insana zordur. Zor dediysem vaktin kısıtlı olduğu zamanlar için söylüyorum.

Her insanın hayatında zor günleri olmuştur.  En zor günler ise kişinin ailede baş gösteren hastalıklarda hastaya bakımın Kıbrıs şartlarindaki ehemmiyetir. Bazen kendimi hemşirelik  diploması olmayan biri olarak baş hemşire yerine koyduğum günlerden de geçtiğimi hatırlayarak tam ruh halimi bozacak düşüncelere sokacağım anda bu halden hızla uzaklaşıyorum.  

Dün 2002 de kaybettiğimiz annemin doğum günü idi 29 Temmuz birşey yazmak istemedim, yazamadım hissiyatım buna mūsait değildi.. Ama yine de bana öğrettiği her şey için bilhassa da onun Õzdemir ile Kandemir Şakir, Duygu ,Denis,Rena ‘ya olan torun ve evlat  sevgisinin bana geçtigini derinden hissettiğimdir. Bir de kardeş sevgisinin..ūç kardeş olarak bize hiç birbirinizden vazgeçmeyin aşısıdır. 
Mutfaktaki her şey bana annemi bir vesile hatırlatıyor.makarna yemeğinin anımsattığı gerçek aile hikayemizdeki bir diğer  paylaşımdır ..
Mutfaklarda en kolay yemek ama en çok tüketimi olan makarna da sevilmeyecek gibi değil hele yanında birkaç kalem pirzolaya mutlaka ekşi sıkarsanız.. Hellimini de bol koyarsanız.. 

Yaşam sūresince evinizde ,ağız tadınız hiç eksilmesin.💕 💕 dileğiyle iyi günlere..

Mantı..

Öylesine anlar vardır ki insanın bir hali diğer haline uymuyor.. İşte bu hallerde kendinize hakimiyet en büyük meziyetiniz olmalı.. desem de ipin ucunu bazen kaçırmamak elde değil..

Bazı olayları konuşmaları,yorumları,haberleri dinliyorsunuz es geçiyorsunuz. Bazı hallerde de evin içinde yüksek sesle karşınızdaki tv ekranına sanki alemin akıllısı gibi konuşanlara siz de cevap veriyorsunuz. Belki de sesinizi sõylediklerinizi duysalar susa duracaklar da duymuyorlar ne yazık ki..bu şekilde hareket edip cevap vermiyoruz diyen varsa da inanmam:)) 

Neden böyle olduk neyi paylaşamıyoruz hiç anlamış değilim. Anlayanlar da anlamayanlara bunları anlatamıyorsa vay halimize deyip.. mantı ile konuyu kapatıp, hani derler ya elinin hamuru ile her işe karışma tam da o hesap tenceredeki kaynar suya mantıyı koyup haşlıyoruz. Mantının sarmısaklı yoğurtsuzu veya hellimisizi olurda yağ,salça,pul kırmızı biber karışımı sos olmadan yenmesi olmaz. Pratik tadı güzel bu hamur yemeği için de mantı  her zamanki gibi evde derin dondurucuda mutfağın emrinde :)) 

Bu günden yarına ne yaşayacağımız her ne kadar da belli değilse de yaşadığımız her ana kattığınız değer hep artınız olsun 💕💕 


Buharda Yemek..

​Olmaz demeyin her yemeğin bir oluru vardır.  Hep yahni,kebap,kızartma derken hafif õlçūlū  yemek çeşitlerinden de uzak durmamak gerek. 

Siz bakmayın daha üzerimizde çok kilo var diyenlere  ama sebatla onları da göndermesini bileceğiz..
Diyet konusunda uzmanından yardım almak da elbette gerek. Öyle şu içsem bana yarıyor demekle olmuyor. Can boğazdan geldiği gibi gitmesin diye diyetle bekçilik yapacak olan yine bizleriz.
Su deyip geçmemek gerek.. şişeleri saymaz iseniz içtiğiniz miktarı bilemezsiniz.. 0.5 lik 5 şişe içmenin formülü gibi..
Salata önemli,yoğurt hele ara öğünler.   

Sanırsınız ki evde sıkı yönetim var kahve çay bile denetimde.. 

Ancak aylar geçtikçe kilo ile yağ vücudu terk ediyorsa rahat hareketi de beraberinde getiriyor.. 

Ben yapıyorsam siz neden yapmayasınız derken buharda sebzeli et dahil her türlü karışımın buhar tencerensinde yapıldığı da bir gerçek. Köfte içine ise sadece soğan maydanoz koyup teflon tavada yapmak da işin  kolayı olduğu gibi yağın da tasarrufu oluyor:))
Annemin bir nasihati vardı tasarruf dişinizden artırmayla olmaz derdi Sağlıklı olmanın yolu mutfaktan geçtiğini ifade ederdi..

Mutfak dengesi önemli dikkat ise bize verilmiş nöbet.. bu nöbeti tutan kazanıyor. Durum bundan ibaret:))

Dün bir arkadaşım bana sen nasıl mutfakta yemek yapmak terapi gibi diye yazdın beni sinir ettin derken bir arkadaşım yine telefonda o kahvaltıları fotografladın ya kaydedip WhatsApp  ile büfeye gönderdim aynısını yaptırdım dedi.. iki deyişi de çok beğendim.

 

Hepinize neşe dolu günler dileğiyle. 💕 💕

Ayrelli..

​Hızla geçen bir günün elbet arkasında bırakacağı anılar da olacaktır.. Her günün hareketliliği bize yararlı,vaktin nasıl geçtiğini unutturuyor.. Sabah sevgili Õzay arkadaşım ile kızkardeşi Ilkay’ ım ve kızları Ebru geldi.. Ebru doğduğunda kucağıma alıp ilk biberonla sütünü verdiğim gün 17 yıl evveli idi.. Girne’de günlerimizin her gününde bir hatıra..

Daha sonra köyden misafirim geldi bu sefer poşetinde bir kaynatma kabağı ve kabak çiçeği.. E .. misafire ayıp çiçekleri vazoya koyacak halimiz yok.. Hemen harcını hazırladım üstelik bak Şengül hanım Tülin hn bu işleri yapıyor dersin şahitsin ha diyerek de tembihleyerek.. Onu uğurlarken hala daha gülüyorduk o an  telefonum çaldı Süt Kurumunda uzun yıllar beraber çalıştığım Turhan (Duran) abla evdeysen geliyoruz dedi.. Taşkent’den Ayhan abisinin eşi ile geldiler. Onun da evlenmesine, doğumuna şahit olduğum, öylesine çok anımız var ki satırlara sığmaz.. Şehit ve yıllardır kayıp Babasının kemiklerini bulmuşlar 15 Ağustosta defınleri var kardeşinin de defnedilmesine gitmiştim.. Allah bütün şehitlerimizin ailelerine sabırlar versin.. Bütün bunları konuşurken hadi Duran kalk 5-10 çiçek kaldı elin değsin dedim..maksadım o hüzünlü halinin kaybolması idi.. Sağolsun yardım etti:)) taze bõğrūlce ile kabak da sofraya salata ile kondu dolmaların tadı yenmeye değerdi.. Misafir umduğunu değil bulduğunu yer misali öğleni atlattık:)) Bu arada düğün davetiyesi de aldık.. 
Bu çeşitleri daha önce de anlatmıştım bu günkü anlatım yine babamızın çok sevdiği yumurtalı ayrelli,ayrelli de dondurucuda halinden memnun bir sebze.. Hani bazı hallerde Kuşkonmaz dediğimiz..

Acı olmaması için ilk önce çok az sıcak su ile yıkayıp az yağla tavada yumuşak hale getirip içine yumurta kırdığımız ayrelli ..mutfağın aranılan yiyeceği..pazarlarda bağ ile satılıp dağlarımızda bolca bulunan dik duruşlu sebze.. 
Her çeşidin bereketinin  mutfağımızda🌞 mutfağınızda  keyifle yer alması dileğiyle iyi günlere 💕  💕

GÕMEÇ..

​Mutfak zordur diyenler de var.. Bu çoğu için geçerli bir mazeret değildir. Mutfak insanın kendini unuttuğu yerdir.. Mutfakta uğraş terapinin ta kendisi olup insanın dinlendiği yerdir..
Mutfak tezgahına zamanın bütün sebzeleri mutlaka uğrar da derin dondurucular zaman mevhumunun  ortadan kalkmasına sebep oldular.. iyi de oldu.. Sebzenin mevsiminde hazırlığını yapanlar, olmadığı zaman da pişirmeye hazır çeşitleri elinin altında bulur.
Denedim oldu, bahçe geniş duvar kenarlarında Gömeç zamanı geldiğinde bitiyor.   Şimdilerde semiz otu da kendiliğinden biten yabanilerden:)) bitmeden bahçıvana tolplatıp bir yemeğini daha yapayım.. 

Gömeçleri bana Pınarbaşı köyünden bir tanıdık  da getirmişti onları da ayıklanmış bir halde porsiyonluk dondurdum. Bir deneme idi olup olmayacağını bilmiyordum.. Sonuç başarılı oldu.. Bu da babamızın çok sevdikleri arasındaki bir haşlama idi.. zeytinyağı ve limonu kıvamında yanında patates kızartması ile kekikli tavuk..yaptınız mı.. Her gün ne pişireceğim gaylesine alternatif bir menü:)) kazanıyorsunuz..

Faydaları nasıl diye sorarsınız internet ne diyor diye de cevap veririm.:))

Boğaz kuruluğuna iyi gelir, Kuru öksürüğü geçirir, Gastrit ülser tedavisinde kullanılır, Mide ağrılarını hafifletir, Cilde yumuşaklık verir, Sindirimi hızlandırır, Bağışıklık sistemini güçlendirir, Yatıştırıcı etkisi vardır.. 
Doğamızda mevcut hormonsuz tüm otlar mutlaka faydalıdır .  Faydalanmak da bizlere kalmış bir husus. 
Hepinize.. kadın erkek ayrımı yapmadan mutfakta bir yemek yapın tavsiyesi ile sağlıklı yarınlar 💕💕

Bamya..

​Bamya diyoruz sebze diyoruz alıyoruz.. Sadece tadı ile değerlendiriyoruz. Bizim mutfakta pişirilsede de küçük oğlum hayatında hiç sevmedi.. Babamızın ise mutlaka pişirilmesini çok istediği bir tür oldu. Gerek tazesi gerekse donmuş hali ile iyi yaptığım bir çeşit. Ayıklaması biçimli olmalı tepe kısmı piramit şeklinde karın kısmında ise ufak bir çizik atılmalı.. Bu bamyanın kızartılması  sırasında yağın içine çekilip pişmesi aşamasında tadındaki etkisi olmaktadır. 

Çoğu insan nedense bamyaya karşı õnyargılıyız  yoksa bana mı öyle geliyor bilmiyorum. Bu arada “Yediği bamyaya bak ” diyenlerle “bamya suratlı ” diyenlerin de söylediklerini işitmedim değil:)) Halkımız arasında bilinen deyişler..

Halbuki bamyanın mucizevi faydalarını da okudum.. sanki doğal bir şifa kaynağı gibi..köken Mısır diyorlar 12. Yüzyıldan beri var olan bir sebze.. tek derdimiz ayıklarken yapışkan hali bu yapışkanlığına bizler pişirirken bamyanın kızartılarak pişirmeye aktarılması ve suyuna da az biraz limon koyarak yemeğin yerel dil ile sūmūklenmesinini õnlūyoruz:))

Faydaları mı? Yazılanlara göre göğüs kanserinden,diyabete ve hatta depresyona kadar iyileştirici geldiği de okuduklarım arasında..Karaciğer hastalıkları riskini de azalttığı kuvvetli bir antioksidan olduğu da ifade ediliyor.. 

Ruh halini de pozitif etkilediği söylenen bamya   o zaman soframızda yerini almalı.. Afiyetle yenmeli..
Hayırlı günlere hep beraber..💕💕


BAKLİYATLAR..

​Bu gün elbette milli yemeğimiz pişiriliyor:)) 

Ancak öyle yemeklerimiz de var ki bakliyat olarak soframızda olmaması olmazsa olmazlarımız arasında..

Bu gibi haşlanmış çeşitler tek başlarına bile karın tokluğuna merhem gibi..

Her zaman bütün paketi haşlayıp derin dondurucuda muhafaza etmek de yemek saatinde gelmesi muhtemel misafirin nöbetçi yemeği gibi oluyor, diğer yemeğin yanına da katkı sağlaması ev sahibine kolaylık olabilmektedir.

Kuru bõğrūlceyi ayrı bir severiz.. Genellikle haşlaması renga balığı ile müthiş bir ikili oluyor. Renga ise ispirtorakısı yakılarak balığın pişmesi sağlanan bir işlemden sonra ki bu işlem bahçede yapılırdı sonrasında masaya getirilirdi.. 

Bakkallar kasa ile tek tek poşetlenmiş renga balıklarını  mutlaka satardı.. Babam bu alımda usta olandı. Okulları teftişi dönüşü mutlaka kõy bakkallarından aldıkları arasında potin boyası,gargolit sabun,kutu balığı bir de renga mutlaka olurdu. Bize ise nasihati bir köye gittiniz mi öncelikle bakkaldan alış  veriş yapmalı kahvede oturmalısınız idi..
Bakliyat da getirdikleri arasında hep olurdu..

Bõğrūlceyi haşlarken kararmadan sofraya koymak gerek. Bunun için haşlarken her kaynamada su tamamen sūzūlmeli yeni şu koyulmalıdır .. yahnisi ise normal şekilde pişirilmelidir.  Bõğrūlce içine doğranmış pazı sapı konması da ayrı bir tadın yemeğe verilmesidir. 

Kuru bakla da haşlaması ve beraberinde yenen tuna balığı ile ayrı bir salata türü yemeğimizdir bunun yanında kuru veya taze sarımsak en iyi tamamlayıcısıdır baklada tad istiyorsanız gereğini de yapacaksınız:)) 
Hepimize afiyetler,sağlık dolu günler,ayrıca nimetlerden faydalanmayı sürdürmenin devamı dileğiyle..sevgiler..💕💕

YUMURTALI MANTAR..

​Mantar gördüğüm zaman mutlaka alırım. En kolayı da yumurtalı mantar yapmak. Bizim evde sevilen bir yemek .. Babamız mantar toplamaya da gider en çok da gavcar mantarını severdi. Yorgoz köyü  (Tepebaşı) taraflarında da çok olduğunu her zaman söylerdi..

Kendisi Ziraat Yüksek Mühendisi, bir de Genel Tarım Sigortası Müdürü olduğu için her zaman ben bu ülkenin plan paftasını,nerde ne ekilir,ne biçilir, bilirim derken arazileri gözü kapalı bulurdu. 
Onların bir de av merakları vardı. Derviş Akter bey ile Ahmet Diren arkadaşları ile yıllarca Girne’de ava gittiler.. Eve av getirdiğini pek görmedim ama mevsim otlarının geldiğini çok gördüm.  Zamanında da bol miktarda mantar..
Geçen gün Akçiçek hastahanesi hasta ziyareti çıkışı kendisi gibi diyaliz hastası Ahmet Diren beyi gördüğüm zaman o eski yıllara birden geri döndüm. Ahmet beyin eşi de vardı konuştuk ilk fırsatta ev ziyaretlerine gideceğim.  Ahmet bey  hele diyalizde Õzel beyin yatağında şimdi ben yatıyorum deyince bir yıla yakındır  diyaliz merkezine de gitmediğimin ezikliğini duymadım dersem yalan olur:((
Maksadım mantarı onun sevdiği şekilde yapılışını anlamaktı.. birden bu anılarda bu tarifte yerini aldı ..mantar çoğu yemek çeşidine  arkadaş.. fakat en güzeli öncelikle tavada suyunu çekene kadar ateşte tutmak sonra yağ ilavesi soğan katıp içine yumurtayı kırmak karıştırmak ve sıcak sıcak yemek.. 

           

Köy yaşamının en güzel örneği ise hep duyduğum ot toplamaya gidiyoruz deyişleri.. Şimdilerde var mı pek sanmam.. Her şeyi ticari olarak pazarlarda bulduğumuza göre eskiden gezme diye sayılan bu durumun günümüz gezmeleri ile mukayesesi de yok..
Bütün bunları yazarken günümüz gündeminden az da olsa uzaklaşmak isterken evvelindeki günlerin de hüznüne takılıyoruz.. Her şeyin daha güzel olacağı günlere sağlıklı ve huzurlu yarınlar  dileğimiz olsun, duamız olsun.💕💕 

ÇİÇEK LAHANASI..

​Kıbrıs’a çiçek lahanası dediğimiz aslında karnabahar da denilen sebze görüntüsü ile güzel üstelik faydalı bir bitki.. 

Esasında en güzel yeniş şekli çiçek kısmını çiğ olarak zeytin ekmekle yemek.. Ancak yumurtaya bulayıp kızartıp yoğurtla yenen hali de ayrı bir tad.. etsiz yahnisi derken kıymalıskıymalısı  da pişiriliyor..

Sebzeleri şekillendirip  yağ, soğan,salça ilavesi ile tencerede kaynayan haline lezzet katmak her daim pişirene ait bir meziyettir.. onun elinin maharetidir.
Nedense annemin nasihati hiç bir zaman kahve pişirilmesi dahil mutfağınızda kimseye hakimiyet vermeyin oldu.. Belkide düşüncesi mutfağın da bir mahremiyeti olduğu idi..
Çiçek lahanası pişerken evin içine kendine has kokusunu yaymaktadır bu pek hoş bir koku değildir, çaresi de var olandır. NASIL MI? Kaynamadan tenceredeki yemek suyu içine bir dilim bayat ekmek katmak..
Bu gün de mutfak gündeminde haberler bu:)) Sevginin,ellerinizde yemeklere tad vermesi ise õngõrūmūz..💕💕