KABAK  TADI..

​Hani derler ya Kabak tadı verdiniz.. Benimki de o hesaba girmesin.. Sevgilerimle hepinize iyi günler dileğiyle..💕💕
LEFKOŞA’ da Mahalleden geçen yaya araba satıcıların yerini zamanla arabalar almıştı.. Hele bir tanesi vardı  ki sabah saat 9 mahallede idi.. her iki evin arasına rast gelecek şekilde park eder,ūstelik sizler için en taze kasaları çıkaracağım derdi..

Araç raflara ayrılmak suretiyle sebze,meyveler düzenli bir şekilde araç içerisinde olurdu.

Terazi ise aracın hemen arka açılan kapısının ortasında idi.. ölçü olarak okka kullanılıyordu..

Terazinin bir tarafına konan üzerinde miktar yazılı ölçüm araçları ise nedense altın gibi parlıyordu.. miktar düştükçe renk siyaha doğru kaçıyordu :)) o günkü çocuk gözlemimden şu anda aklımda kalan bunlar..

Babam kirazı çok sever diye alım şeklimiz kasa ile olurdu.. Şimdi zamanı ya insan anmadan edemiyor..

Mahallede herkes bu seyyar manavın müşterisi idi.. Mahalleye girişinin duyruluşu ise boru sesi idi.. ( korna ) Daha sonraki yıllarda karpuz kamyonetleri dahil megafon kullanılmaya başlanmıştı..Bu satış şekilleri sadece şehir sokaklarında değil köylerde de uygulanan bir yõntemdi . Hatta mutfak malzemesi satanlar ile çarşaf gibi ev ihtiyacı satan,aynı zamanda müşteriye  taksit uygulayanlar da vardı.. o zamanlarda kredi kartı mı vardı:))) 

Ha birde halı satanlar vardı.. kimisi omuzunda gezip satıyor kimisi ise arabada .. Nedense insan o günleri de özlüyor.. Özümüz diyor.. Hele komşuların manav arabası başında sabah sohbetleri de şimdiki sosyal medya paylaşımlarına taş çıkarıyordu:)) ama bu konuşmalar sevgi,saygı ile dayanışma örneği idi.Manavdan Taze mulihiya alınmışsa asma altında ekip halinde oturulur işlem tamamlanana kadar sohbet koyulaşırdı .. kahveler de içilirdi..Bazen bu konuşmalara hep bahçe dış kapı önünde oturan halen  Lefkoşa’ daki komşumuz  Ceşen’in rahmetli dedesi İzzet dayı da karışır eşi Fazilaba ona sen sus kadınların konuşmalarına karışma derdi.. 

Nerden nereye:))
Evet bu gün manav ile kabak yahnisi ne alaka demeyin bizim evde annem pek az yahnisini yapardı.. gerekçeli kararı da vardı kabağın yahnisi karın doyurmaz diyordu.. Şimdi pişiriyorum da ona da hak veriyorum.Yanında  bol yoğurtlu şehriyeli bulgur pilavı yoksa olmuyor.. Bazen taze domatesli bazen de kuşbaşı kuzu eti bazı hallerde kıymalı da pişirilebilen KABAK  yahnimiz yiyecek olanların ağız tadıyla mutfaklarda yerini alsın. Afiyetler sevenlere diyelim..

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s