DİYANİSLİ ÇORBA.. 

​Almanya ‘dan abimle telefonda konuşuyoruz. Bana söyledikleri en az günde 3-4 türk hastam bana senin yazdığın anılarla birleştirilmiş yemek tarifi fotoğraflarını büyük beğeni ile okuduklarını söylüyorlar dedi. Bir anda sevinmedim dersem yalan olur. Hata geçenlerde burdan bir arkadaşım yanlarında benim de olduğumu unutmuşcasına yazdıklarımı diğer arkadaşa anlatıyordu. İşin önemli noktası yazım içindeki bir teferruattın  dahi eksiksiz ifadesi idi.. Demek ki sadece fotoğraflar değil yazılar da okunup beğeni veriliyor. 

Ben de her gönderilen paylaşımlara beğeni verirken yazı içeriğini de mutlaka okuyanlardanım..

Bütün bir yaz tatili geçti. 3 ay gibi bir zaman diliminde çocuklarımız evde kaldı. Bu gün haberleri dinlerken ne demiş bir sendikacı eğitim bakanı bayramda ailesi ile tatile çıktı sanki 3 günlük bir tatilin hor görülmesi hali ile..ki tatil her ailenin hakkı.. büyük bir çoğunluğun yaptığı gibi.. Bu neyi gösteriyor eleştirilerin artık esas üzerinden yapılmadığını..
 Bir bakıyorsunuz bir okuldan ekranda kırık bir bank okul bahçesinde.. Ben de sendikacılık yaptım Sayın Necati Taşkın ile..o yıllarda sendikalar bir başka idi.. İlk sendika üyeliğim ise Dev-İş idi..  yani bir okulun idaresi okulun bahçesindeki bir bankı yerinden kaldıramazmıydı mutlaka kaldırır idi:(( 

Biz müdür olduğumuz devrelerde o zamanki personel mutlaka hatırlıyordur, iş yerimize evimiz gibi sahip çıkıyor gerektiği hallerde elimize süpürgeyi de alıyorduk.Dahası Akdoğan Süt Fabrikasında çoğu kez hep beraber Lefkoşa’daki personel de birlikte giderek paketleme işlerine de yardımcı oluyorduk. Bizim çalışma anlayışımız bu idi, evlatlarımıza da bunu aşıladık.
Süt Kurumunda üretici süt ödeme bodroları zamanında hazırlansın diye çoğu kez gece muhasebe personeli ile ben müdür olmama rağmen beraber mesaide oldum.Bodro yazdım. Süt listesi toplamı da yaptım.
Ha bu işlerin sonunda bir çorba içmenin keyfi ise dünyalara bedel bir ikramiye gibi idi.. çorba deyince de mercimek çorbasının nefis kokusu ile zeytin ile Altınova köyünden Aydın hn getirdiği köy ekmeği ile taze noru da unutmadık.
Şimdi evde de çorba pişirirken bu anıları da içine karıştırıyorum.
Sarı mercimek içine bir kahve fincanı pirinç ile magi ve bir kahve fincanı limon suyu ile kaynatıp diğer tavada kare ekmeği kızartıp içine ince kıyılmış soğanı da pembeleştirdik mi en zevkli ana ulaşıyoruz demektir. Kaynar tenceredeki karışıma bunu döktük mü çıkan çasss sesi,koku ile bunun eskiden kalma adı çorba diyanis ettim oluyordu. Bazen değişik şekli ilede mercimek,pirinç,havuç rendesi bir patates ilavesi ile de yapılabilen bu çorbanın orijinal yapılışı ilk tarifimdir.
Hepinize sevgi ile bol çalışma azmi dileğiyle afiyetler olsun.💕💕

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s