Month: November 2016

Aklı Selim Üstün Gelsin ..

​Okudum.. Yine okuyorum .. Karanlık bir günün vaktinin nasıl değerlendirilebileceği, hususunda kendimce mücadele ruhu içindeyim. Hava yağmurun, gökgürltüsünün, rüzgarın isyanlarında..
Sabah beri açık olan tv ansızın sinyal yok diyor. Bütün kanallara bakıyorum hepsi öyle.. Bir yarım saat böyle geçiyor. 

Sabah Serhat İncirli  Brezilya’daki uçak kazasında ölen futbolcularının haberini verirken kalecinin ölmeden önce eşini aradığını bize duyrurken gözlerindeki acısının ifadesinin yüreğimizdeki acıyı alevlendirdiğini bir kez daha hissediyorum. Ada tv Nihan YÜCEL in sosyal paylaşım okumalarını bu hususta her tv haberini izliyorum.. 
Okuyorum facebook arkadaşlarımın yazdıklarını hata yazılanların altına yazılan yorumlara kadar okuyorum. Zaten okunsun diye yapmıyorlar mı? Elbette öyle bizler de içimizden geçenleri, hissettiklerimizi cümleleri kurarken acının paylaşımı ile birbirimizi anlayış için yazmıyormuyuz.  Yazıyoruz..
Tweeterde bir takipçimin ifadesindeki 
 *Eskiden acılar ve üzüntüler  insanları birbirine yaklaştırıyordu,şimdi uzaklaştırıyor,işte en acısı da budur*  tweeti ne kadar doğru.  
Temennim o ki kimse kimseyi kırmadan ezelden beri  yaşanan acıların *bedelinde*  Aklı Selim üstün gelsin. 
Bu günün acısı yarınlara taşınırken unutulmaz olanların can güvensizliği ne ülkemizde ne de başka bir çoğrafyada yaşanmasın. 
ANA  kucağı dururken kimsenin kucağı KARA toprak olmasın. Allah sabır ve metaneti acıyı yaşayanlara ve bizlere versin.. 
Anlamlı bir ifade de peygamberimizin bu sözünde; 

“BaşkaIarının kusurIarından bahsetmek istediğin vakit, kendi kusurIarını hatırIa. O zaman başkaIarının kusurIarIarıyIa aIakadar oImaya hakkın oImadığını anIarsın.” Hz.Muhammed

29 Kasım..

​Hayatımda 29 Kasım gibi kapkaranlık bir günün hissiyatını hiç yaşamadım.  

Gece gördüğüm rüya için sabah altı sularında rüya tabirlerine baktım ” ülkenizde tanıdık kişilerin kaybı olacak ” diyen cümleyi okumadan sayfadan çıktım bu  saatler torunlarımın ikisinin ,okula hazırlanış ve evin köşesinden geçen iki ayrı okul servisine 7.10 da biniş saatleri ne denk geliyordu. Bir an onları hava soğuk bari üşümeseler diye aklımdan geçirdim. İçimde garip bir ürperti vardı.

Daha sonra Tweeterde haberlere girdim ilk gördüğüm  tweet Alihan Pehlivan’dı tam gözümün içine girdi “Girne Boğazında servis aracı kaza yaptı çok sayıda yaralı var… Aman tanrım derken tweetin sonunu okuyamadım, başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi bütün damarlarımdaki kan başıma sıçradı. Bayılmak üzereydim kendimi bir anda toparladım.

Bu tarifi imkansız duygular içinde aklıma kim geldi ise aradım sanki bitmez tükenmez bir acı içindeki ana yüreğim hangi eve ateş düştüğünün arayışı  içerisindeyi.

Her gün saat 7.30 civarında büyük oğlum bana geliyordu bu gün gelmedi. Haberi duyar duymaz  hastahaneye gitmiş.. sonra ardından haberler, üzüntü dolu geçmek bilmeyen saatler gecenin karanlığında devam eden üzüntünün ana yüreğindeki yerinin derinliğindeki gözyaşları.. içimizde tarifsiz bir  *İSYAN * ancak gidenin geri dönmediği bir dünya..
Evet doğrudur ateş düştüğü yeri yakar ama bizleri de o ateşin alevi sarar acısı yakar.
Kendimizin evlatları olduğu kadar, bütün çocukları seven,insani duygular içerisindeki kişilerin sahiplendiği bu durum içindeki herkese ama herkese, ailelere sabırlar dilerken kazada kaybettiğimiz çocuklarımıza Allahtan rahmet diler,  toplumumuzun başı sağolsun dileğimi sizler ile paylaşır yaralılara acil şifalar dilerim.

  

Neden?  Nasıl? Niçin?

​Sorgusuz sualsiz bir yaşam yok.. Olamaz da .. Çoğu kez bunu küçük yaşlardan belkide önümüzde bulduğumuz NEDEN? NASIL? NİÇİN?  Sorularının içindeki sorgulama ile öğrendiklerimiz ile yaşadığımız hayatın devamının sebeplerinin hepsi bu ūç sorunun içindeki toplamın bizdeki  etkisi halidir..
Etkili olan her anı, unutulmaz olandır.. Bu unutamadıklarımız içindeki tesir ise çevremizdeki olaylardaki gerçek.

Kıbrıs konusunda diyeceğim, hayatımızın merkezindeki olay.. Kıbrıs’da doğan biz yaşlardakilerin ve daha ileri yaşdakilerin yaş toplamı içinde Kıbrıs meselesinin akıl almaz çözümsüz halinde hala daha sonuç alınmamasının ve alınmayacağına olan inancın kaybolduğu bir dönemdeyiz.

İnsan nihayetinde hatırladıkça unutmayan unutmadıkca kendisinden sonra geleceklere yaşadıkları kederin ileriye taşınmaması halindeki itimatsızlığı yaşar. Bu güvensizlik masada olduğu müddet bu itimatsızlığı umut haline getirip geleceğimizi Rumlarla beraber kurtaracağız ümidide yoktur. Asla olamaz. Tarihin buna müsaadesi yoktur.

Bu kesin konuşmalarda ki ifade her evdeki acının halen tutulan mateminde gizlidir. Bu matem var olduğu sürece Kıbrıs’da iki Evet ancak mucize olur. Neden? diye de kendimize sorar isek..cevap..

Kıbrısın stratejik durumunun sebepleri nedir? imtihan sorusunu bilip de sınavda on puan alanlar için:)  son derece önemlidir,önemli olmaya da devam edecektir.
Anlatım belki yalın, ama Niçin? Sorusunun basit cevapları sanmayın bunun açılımında ki gerçekler uzmanların  konusudur ..

Bu güne nokta mı?💕💕

“Dünya üç gündür; dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil.
Öyle ise; bugünün kıymetini bil! ”

Geçen Vakit Olsun..


Neden diye çoğu kez kendimize sorduğumuz soruya yine kendimiz cevap veririz.

İnsan bir defa gönlünden ne geçtiğini karşısındakine söylemekte güçlük çeksede en iyisi doğrunun ifadesidir. Bu karşınızdakinin ilk anda hoşuna gitmeyebilir ancak doğruda herkesin kendine göre değerlendirdiği bir kavram olduğu için dengede kusur her zaman olur. Bu da zamanla dengeyi bulur.

Allah kimseyi her şeyi ben bilirim girdabına düşürmesin, eğer düşen olursa da bir kaşık suda boğulmasının kaçarı yoktur.. Onları da tanrı korusun.

Her konu kendi içeriğinde tekrarı yıllarca yapılsada bazen önceden mutlaka çalışılması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Ne olacak canım sonunda ölüm mü var tesellisi olsada karşınızdakilere saygı her zaman esastır. 

Bu durumu kendine prensip edenler de kendilerine duyulan sevgi ile saygının her zaman farkında olurlar.

Geçen gün televizyonda yayınlanan Kıbrıs’a özgü hellimli ile cevizli kekin çekiminden önce de heyecan vardı.  Bu heyecanın perde arkasındaki hazırlık görülmeye değerdi. İlk önce yıllarca kullandığınız makinenin çalışıp çalışmadığının kontrolü,daha sonra eski yıllarda *forma *da dendiğini anımsadığım keyik tenceresi dediğimiz kabın evdeki durumunu kontrol, içinde çizik görüldüğü için yenisini almak konusunda dükkan dükkan gezmek yenisini almak yapımda kullanılacak malzemenin alınması bir yana yeni alınan kek kabında pişen kek nasıl olur?  olacak mı? kaygısı ile bir gün önceden aynı işlemi yapmak, sanki bir ödevi yapmış olmanın huzurunu veriyor insana.

Emekli insanların da vaktini değerlendirebilirsi ne kadar güzel öyle veya böyle bir hafta süren *kek* davamız da böylelikle sevgili Gülten Özyakup ‘un çekimi YouTube da yayınlaması ile  ayrı bir teşekkür konusu oldu bütün ekibe sevgilerle derken ..

Bu güne nokta mı? 💕💕

“İki “TESBİH” tanesi arasındaki boşluğu bilir misin? İşte orası hayattır.”


Dünyanın Renkleri..?

​Kişilerin yaşam dünyasının renkleri hep aynı değildir. Gençliğin pembe rüyaları daha sonra griye,daha sonrasında karamsarlığa kadar uzanmaktadır..

Pembe rüyalar daha ziyade anne babanın kol kanat gerdiği yılların çocukluk hayalleri ile süslenen renkli bir dünyadır.. Bu renkli dünyada ailenin bütün fertleri baş rolde iken daha sonraki yıllarda aileden eksilen nefes ve can kıymeti sizin rüyalarınızdaki grileşen rengin bulutlara uzanışı gibi başınız üzerinde kavak yellerinin esmesine neden olur.
Gri hayallerin içerisinde hep pembe rengin hayali hakimdir. Bu evrede insanın hayatta belkide yaşarken gözleri açıkken gördüğü rüyaların hakikati vardır.  Okul yıllarındaki sıkıntılar ders çalışmanın verdiği yorgunluk, sonrasında üniversite hayatı derken ilk aşk sevda evlilik,çocuk sahibi olmanın verdiği mutluluk işte bu gri renge katılan pembe hayallerdir..
Esasında erken yaşta çocuk sahibi olmak çocuğunuz için,ona ayıracağınız zaman için ne kadar çok önemli bir yaşam şeklidir ki bu ancak yaşanırsa anlaşılır..
Bazen imkanların isteklerin ve hedeflerin tarifi eğer kafanızda yer etmişse olanağı da karşınıza çıkar.  Yeter ki canı gönülden bu istek içinizde yer etsin.
Bütün hayallerin gerçekleşmemesi ile başlayan karamsar renk eğer size tesirini olumsuz olarak gösteriyorsa bu rengin Pembe değil ama beyaza dönüşü de mümkün..

İmkan derken,açılımında yaşanmış olaylar da mutlaka vardır.  1984 yılında Kamu Görevlilerine tanınan ve görevde iken memurlara  Üniversite mezunu olma olanağı gibi.. Bu imkan birçok çalışana olduğu gibi bizlere de koyduğumuz hedefe gitmemizi sağlayandır..
Düşünün aynı sınıfta ama aynı yaşta olmayan bir çok kişinin biz sınıf arkadaşıyız diyebilmesinin mutluluğu hangi renktedir?
Ertan Birinci,Ergün Vehbi,Ahmet Derya,Belgin Demirel,Nilgün Defteralı,Nuray Salih ,İnci Çelik daha birçok isim,sonra LAÜ Master grubunda Mete Tümerkan, Oya Ertuğruoğlu,Füsun Öneri,Behçet Öznacar ..
Bu arkadaşlar içerisinde AÖF sayesinde 2. Ūnv . de okumuş isimler var ama aynı sıralardan ayrı dallarda geçenlerdik. Sınavlarda ise aynı sınıflarda:))

Bu günler geride kalsa da o günlerin aile içerisinde çocuklarınız ile beraber ders çalışıp ayrı ayrı ödev yapmanın inanılmaz tesirini hissedebilmek ne kadar sakinleştirici bir durum..

Karamsar günler aile fertlerinin  dünyanızdan herhangi bir şekilde  bir daha gelmemek üzere gidişlerinin rengi siyahın kendisi değil de nedir.

Ve fakat yaşamak bütün renklerin kabulüne dayalı alacalı bir renkte yaşamı sürdürebilmenin anahtarı ile mümkündür derken..

Bu güne nokta mı? 💕💕

“Her şeye aynı açıdan bakarsan, hep aynı şeyleri düşünürsün. Hep aynı şeyleri düşünürsen, hep aynı şeyleri yaparsın, Hep aynı şeyleri yaparsan, hep aynı sonuçları elde edersin. Hep aynı sonuçları elde edersen, hep ya mutlu ya da hep mutsuz olursun. ”

Kıbrıs Mutfağı..!

​Günler geçiyor. Önemli olan geçen günleri anılarda biriktirmek . Yoksa gün ne olacak rutinde hep ayni. Peygamber’imizin de dediği üzere;  

Geziniz. Sağlık bulursunuz, kazanırsınız…
Kazanç özellikle insanın maneviyat gücünde önemli yer tutar. Bu kazanç biriktirmekte olduğumuz olumlu kazanımlar olursa daha bir ferahlık  kaplayan geniş kapsamlı yeri ile gönlümüzde yer eder.
Gezmek elbette ufku artıran etkenlerden bir tanesi. Bu eylem için uzak diyarlara gitmek de var olduğu gibi, çevreyi gezmekle de elde edilecek bir huzur. Hep aynı yerler dediğimiz bir şehir,bir köy bir sokak,bir bahçe desenizde her çıkış ayrı bir farkındalıkla mutlaka size görünür olmaktadır. 
Değişiklik insan hayatında her zaman sağlık açısından da bir ruh dinginliği  sağlıyor..
Geçmişten bu güne gelinceye kadar çoğu anlatımda mutlaka bir eksiklik var olduğu bir gerçek.. İnsanlık hali bazen uzatmadan bitirdiğin cümleler daha sonrasına kalıyor.. 
Hemen hemen Kıbrıs’a özgü yemeklerin her gün yaptığım çeşitlerini bir kez fotoğraflayıp sayfamda paylaştım.Paylaştığım her yemek Özel Berova isteği ile mutfağımda ocağımda pişenlerdi..   Bu paylaşımları yazarken aldığım keyfin tarifi mümkün değil. Ancak Kıbrıs TV için davet gelip de bunlardan bir tanesini seçip yapma hususundan tutun da çekim olduğu güne kadarki  andan itibaren duyduğum o tatlı tarifi imkansız heyecanı #KıbrısMutfağı televiyonda gösterime girip program bitimine kadar yaşadım. Hatta program gösterimi sırasında bana telefon eden arkadaşlarlarıma yayın bitsin sizleri sonra ararım bile dedim. İşte mutluluğu insanın kendisinin yaratması budur. İngiltere’den facebook arkadaşlarım programı bizler de gördük kendimizi Kıbrıs’ta hissettik mesajlarındaki sıcak samimi duygular ile yorumlarınızı esirgemeyen sizlere teşekkürler ederken..
Bu güne nokta mı..? 💕💕
 

“Bana okuduğum kitapların en güzelinin hangisi olduğunu sorarsanız, Söyleyeyim: ANNEM’dir. Abraham LINCOLN ” 





24 Kasım Öğretmenler günü . .

​Bu gün kendimi çok duygusal ve heyecanlı hissediyorum. 

Sebebi “Leymosun ve Köyleri ÖĞRETMENLER Günü” Leymosun Kültür Vakfı’nın etkinliği..
Biz Limasol’da 1957 yıllarda babamın orda müfettiş olması nedeni ile bulunduk. İngiliz Maarif Müdürü Mr. Clarks idi . Abim Niyazi 19 Mayıs’da Kandemir kardeşim ve ben Sedat Simavi ilkokulunda okuduk. Kandemir kardeşimin ilkokul 1 sınıf öğretmeni Nezire Hanımdı o okula bisikleti ile gelip giderdi. Benim hocam Cucin Başak..Annemin öğretmenler ile sıkı bir dostluğu vardı. Evimiz Baf yolunda öğretmen Ayşe Mümtaz’ın karşısındaki ev idi.
Rahmetli Dr Peral Gürkan ,kızkardeşi Paye ile çok oyunlar oynadık. Taksim Denizine giderken geçtiğimiz yollarda çörekcilerden çörek ve kıvrılmış hartuş içinde çakistes aldık deniz kenarında çok dolmalar yedik.
Dr.Ersan’ın ve Dr Baysan’ın dedesi Salih Keleşoğlu ile anneleri Lamiya’nım teyze ve Öğretmenler ile Türkiye’ye kafile ile gezilere gittik. Metin Silman Güven Silman’ın Ümit Silman’ın annesi Sahur’e Hn ile Merdiye ,Fayıka öğretmenler o çocukluk günlerimin aklıma kazınan öğretmen isimleri sevdiğimiz ve saydığımız ve her zaman Polemitya köyündeki evlerine girerken karşı tarlada akan o gür suların sahibi Ramadan Özdemir’i , Edibe Hocanımın şen kahkahalarını Okul Müdürümüz Talat Yurdakul’u Gülbahar Hasan öğretmenimizi, Nejdet Nereli’yi Vefa Fikret’i yeniden “Vakıf ” sayesinde hatırlamayı Güzelyurt’da babamın ilk arabası ve doğduğum evin önünden başlayarak Limasol’a ve daha sonrasında
 Atatürk Ilkokuluna kadar hatırlamanın hissiyatı ile bizim,çocuklarımızın ve gelecek kuşağın üzerinde emeği geçen/geçecek olan bütün *ÖĞRETMENLERİN *gününü saygı ile kutlar aramızdan ayrılanlara rahmet dilerim ..
Bu anlatımım geçen yıl facebook daki paylaşımım idi.. Anılarda bir değişiklik yok sadece bu gün yine bir 24 Kasım Öğretmenler günü..

Bu güne nokta mı? 💕💕

“Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma! *Tartmak, *Kıyaslamak ve *Düşünmek için oku!”






KRİTİK GÜNLER . .

​Bazen insan günlük yaşamında kendisine huzur ile mutluluğun anlamında zemin hazırlar. Çağımız iletişim dünyasında haberleşmenin bu kadar hızlı olması hem iyi hem de bir bakıma iyi değil. 

Kişiler mutluluklarını paylaştıkları kadar mutsuzlukları da cümleler arasına sığdırabiliyorlar ya bu insanda mutluluk oldumu sevinç mutsuzluk oldu mu üzüntü yaratıyor.
Yaratıcı olmak,üretken olmak nihayetinde bir şekilde kendine faydalı olmayı rehber edinebilmek kişinin esasında vaktini değerlendirmesi çevresine de olumlu yönde  yansır. 
Gündemi ağır bir ülkenin fertleri olarak bundan sonraki beklenti de yer edilebilmek hakikaten zor. Bu güne kadar binlerce kez Kıbrıs sorunu ile ilgili duyduğumuz ,aklımıza sanki çekiç ile çivi çakılmış gibi tek bir cümle her şeyi özetlemedi mi? Özetledi nedir bu cümle “DIKKAT  KRİTİK günlerden geçiyoruz.” Geçe geçe bir hal olduk ya sonuç ortada.. Varsın mevcut barış içerisinde gündemi takip edip süreci izlemek. Bunu yaparken de kendi iç barışımız için gerekli özeni karşıt görüşler ile anlayış çerçevesinde çözebilmek birisinin ak dediğine diğerinin kara dediği düzende belkide  orta bir renkte anlaşmak. Eğer bu başarı sağlanamıyorsa başkası ile olabileceği anlayışından uzak kendi ülkemizin sınırları içindeki huzuru bozmamak adına hareket etmek.
Bazen insan kendi beynini de güncelleyen bir programı  kendisine yaratabilmek için çaba gösterip bunu gerçekleştirme becerisini göstermelidir.
Günlük yaşam da ancak bu beyin gücünün insandaki tesiri ile yaşam kalitesine katkı sağlayabilen olmalıdır. 

Değişiklik de değişimin bir anahtarı olduğuna göre bu yönde açılabilen her kapının arkasındaki aydınlık da gücünüzün simgesi olur. Bunu unutmadan kalan ömrün süresinde yüreğinizdeki sevgi tohumları ile tabiata katkı görevimiz olsun derken..

Bu güne nokta mı? 💕💕


Yolları en iyi kaplumbağalar bilir, tavşanlara sorma… Halil Cibran ”



Huyun Kurusun Dermiyiz..?

​Herkesin bir huyu vardır.. Huy vazgeçilmez bir alışkanlık olarak da nitelendirilebilir. Hani derler ya can çıkar huy çıkmaz doğrudur. 

İnsan yaratılışında bazı alışkanlıkların ruha nakış gibi işlendiği gibi vazgeçilmez bir hal aldığı durumlar herkeste bir benlik oluşturur.

Kişilerin yemek yeme alışkanlığı dahi huyunun bir misalidir. Bazen huyum değil su iç deseler de içemiyorum diyen insan çok.
İki insanın bir birini çekememezlik hali de kötü bir huy. Halbuki insanlar hep birbirlerine yardım etse bu yardımlar ile bir birlerini destekleseler çevrede hep mutlu insanlar olsa ne güzel olur.
Fesatlıkların da olmadığı bir ülke yaratsak kimse kimseye aman huyun kurusun demediği bir hayatta nefes alabilsek huzurun esintisi her eve girse ne kadar inanılmaz bir hal olur, hele bir düşünün.
Kırılan kalpler olmasa, Mevlana o yıllarda “Bak şu çeşmenin  haline,su içecek tası yok,kırma insan kalbini yapacak ustası yok” dermiydi?
Aramızda nice kırık kalpler varki bu konularda şarkılar dahi bestelenmiş.

Her gün birbirinin yüzüne bakan insanların, kaçı karşısındaki insanın, huyunu tam biliyor Ki!
Çok azı .. İşte bu azınlığın seçtiği ve huyunu suyunu biliyorum dediği kişiler ile olan arkadaşlığın, bir nevi hakiki dostluğun ta kendisi değil de nedir?

Huy denen alışkanlığı her halükarda  iyi yönde kullanmak gayreti ile..

Bu güne nokta mı? 💕💕

“Bütün cihanı araştırdım,iyi huydan daha iyi bir riyâkat görmedim.”#Mevlana

Değer mi..? Kıymet mi..?

​Kıymet sözlük anlamı ile değer her ikisi de isim olarak kullanılan sevilen bir ad.
Her günün kıyameti kendine derken değer verilmeyen hiç bir konuda başarı oranı da az. Ama bazen o kadar değer verdiğiniz halde zincir gibi uzayıp giden çözülmesi yerinde kördüğüm olan olaylar.
Sabırsızlık göstergeleri ile içine girilen çıkmaz sokak.
İşte bu anda derhal karar vermek yerine kendinize vereceğiniz düşünme payı saatinin bilincinde sona yaklaşmak başarıyı elde etmek, kördüğümü çözmek, inandığınız ölçüde  gerçek.

Çalışma hayatına ,ailevi sorunlar eğer var ise asla iş yerine götürülmesi sakıncalı olan durumlar. Bu görevinizi engelleyen olduğu kadar yüzünüzdeki tebessümü de sizden alan ilişkilerde surat asıklığınının olumsuz sonuçları ile sizi de sağlığınızı da etkileyen korkunç bir durum ..
Eski tecrübelerden esinlenerek ana sözü dinliyorsak eğer kapının arkasında olan ailevi problemler dahi kapının zili çalındığı dakikada ertelenmeli,unutulmalı, dıştan gelen kim olursa olsun sorun belli edilmemelidir. Bunun diğer ayağı ise *işe* ev durumunun götürülmemesi halidir..

Kıymetimi bilmiyorlar diye de söylemlerinde bunu dile getiren çok ..Varsın bilmesinler gün ola harman ola elbette bir bilen mutlaka çıkar.. Bilmeseler ne olur?  İnsan kendisindeki değeri, özgüvenli hali  bilmez mi? Bilir bu da  etrafındaki çemberdeki  değerli ışık  değilimdir? Eğer kendini tanımamışsan etrafından da sana kıymet verilmesini istemek hakkın da yoktur. Başarı bu değerin mihenk taşıdır. O halde;

Bu güne nokta mı?💕💕

“Sizin gerçek değeriniz, insanlara karşı beslediğiniz hislerle, iş ve hareketlerinizle ve bir de onlara ve onlarla beraber yapacağınız iyiliklerle ölçülür.” #Albert Einstein