MONTPELERİN . .

​İnsanın önünde bulduğu hayat  içinde kendini buldu mu bir hız ki yaşanmış bütün günlerin yükü omuzlarında oluyor. 

Yıllar,içinden geçerken yaşanan her hadisenin bir izi mutlaka kendisini hissettiriyor. 

Kişinin en fazla düşüncelerinde yer eden saygının,sevginin, güven duyulan kişiler ile ilişkilendirilmesi ile meydana çıkan duygulardaki samimiyettir.

Kıbrıs halk olarak çok zor günler geçirdi. Bu günlerde en zor hadise de silah ve bomba sesleri altında aynı şehirde bir mahalleden diğer mahalleye kaçışlar da da oldu. 

İlk kaçışlarımız 1955 yıllarda Limasol bunu yazmıştım. 

İkinci kaçış 1963 de Çağlayan Bölgesinden surlar içine Lefkoşa içi Karakaş Apartmanlarının olduğu bölgeye oldu. 

Daha sonra mahalleye dönüldü dönülmesine ama aması var.. Eskiden çelik kapılar yoktu panjurlar da tahta idi. Örneğin Arka kapıya gittiğimiz zaman kapıda saplanmış nacak şiddetin simgesi idi..  Ev  dağınık Rumlar tarafından yağmalanmış halde dehşet her odada var idi. Ne cehiz ne altın ne eşya hepsini alıp gittiler. Bahçede İrfan Aksoy polis dayımın pejo arabasını da almışlardı prescold buz dolabımız ise bahçe kapısı içinde kapağı üzerinde yatıyordu.  

Daha sonra mahalleden yabancı askerler kontrol amaçlı gezdi durdu.Hala daha bu askerler ara bölgelerde var olanlar ama 50 yıldır ne işe yaradıkları bilinmeyen askerler:) Berovaklinik olan  evimiz mi halen çıkmaz sokak sonunda varil ve topraktan oluşan sınır ile asker nöbetindeki ve bu tel üzerinde “Fotoğraf Çekmek Yasak.Girilmez Yer” diyen tabela ile görülebilir halde olan sokak da.. Keşke bu sınır tellerine yaşanan acıların ısdıraplı  hatıraları yazılıp asılsa..
Bu gün bu konuları geride kaldı artık düşünmeyelim diyenler nasıl bir haleti ruhiye içindeler anlamak mümkün değil. Hemen şimdi barış diyenler tam zamanı deyip anlaşma şeklini bilmeden  profillerine güvercin takıp zeytin dalı ile o güzelim posta güvercinin tahta görünümlü fotoğrafı ile güvercinin canlı halini  rahatsız etmekten başka yaptıkları bir şey kanaatimce yok, bu konular çocuk oyuncağı mı? Ama koyanların da elbet bir bildiği vardır diyelim onları da yermeyelim.. Her sonuç kendilerini bağlayacak bir durumda söz bizim ne haddimize.. 
Hiç bir ev  yoktur ki bu acıları yaşamasın o halde bu acele niye, mevcut barış bizi neden rahatsız etsin .. Çözüm elbette olsun ama hakkı ile adaleti ile .. 1974 göçleri kayıpları şehitleri unutulmadan.. 

Garanti ve Güvenlik konusunda taviz vermek ise, Türkiye kadar Kıbrıslıyım diyen her türkün, stratejik kaybı olabileceğinin, hesabı ile adada, Türk Askeri istemeyiz, diyenlerin sadece ekmeğindeki okkalı yağ olacaktır vebali ise  ödenmeyecek

*Bir suç.. * 
Bu güne nokta mı? 💕💕
* Ovalarda bir şey bulamamış olanlar dağların zirvelerinde de bir şey bulamayacaklardır! #MehmetMuratIldan 💕

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s