“İSTER TATLI,İSTER ACI OLSUN, HATIRA İNSANA ACI VERİR”

​Öyle hadiseler vardır ki ne ilerisi, ne gerisi! düşündüğünüzde o an için size *belki* hissini derinden verir, hissettirir..
Geçen zamanın keşkeleri için duyduğunuz, kaygı ,aynı şekilde karşında dev bir perde üzerinde durur. Bu duygular içinde olan insan, kendini acımasızca, sorgular..
Bu sorgu içinde en önemlisi insanın kendisine sorduğu, vicdanın rahat mı sorusudur.? İnsan VİCDANINI  karşındaki yargılama yetkisine sahip değildir. Sorgularım diyen ise kendi vicdanına hesap VEREMEYENLER  olur. Onlardır..

 

Gerçekler insanı öyle bir eğitimden geçirir ki.. alanında okulunda yapamadığın ihtisası pratikte yaparken kendini uzman gibi hissedersin. 
Allah kimseye hastalık veya ÖLÜM  vermesin ama bundan hiç bir ev yoktur ki nasibini almasın.Devamında ve sonrasında hayatın acı gerçeği demekle de unutulmayan yaşanmışlıklar vardır.. Bakiye ömürde de bunlar olacaktır.
Zamanında kendi sıhhatinin önemini idrak edemeyenimiz kendimiz de dahil çok. 

İlk önce sıhhat sağlıklı beslenme ile kontrol altına alınırken ūç beyazın hayatımızdan çıkması zorunluluk.. Şeker,tuz,un başımızdaki çoğu rahatsızlığın suçunu ne kadar bu besinlere yüklemek doğru onu da kestirmek zor, ancak bu besinlerden  fazlasını alanların takibi ile öğrenmekle mümkün..
Özel Berova diyaliz hastalığına kadarki yaşamında  kendine hayır denmesine rağmen ağız tadından hiç ödün vermeden yaşadı. Canı neyi çekti ise yedi.Yapmam dediklerimi zaten kendisi mutfakta idareyi ele alarak yaptı. Her zaman üzerinde basa basa söylediği cümle ise *Yemek pişirmek işi mühendis kafası gerektir * oldu hakikaten de mutfakta başarısı yemeklerin tadı olarak sofrada olandı.. Ancak zaman içinde içilen sigara,tüketilen tuz, stresli bir görev onu fazlası ile yıprattı.. yaşamdan ayrılmadan evvelki 12 yıl onu diyaliz makinesine bağlı kıldı.. İşte bu dönem biz evdekileri hasta bakım ve eğitiminde uzman ķıldı..
Diyaliz evveli,diyaliz sonrası evde bakım hepsi bu yıllara sığdı.. Sanırım değil iddialıyım ki bu hastaların çektiği, etrafındakilere belli etmediği kendi içlerinde yaşadıkları üzüntülerini olduğunu en iyi bilenlerdenim.
Geçen günler gidenleri getirmediği gibi yaşanan her acı olayda onları hatırlatan en büyük gerçek. 
Bu güne nokta mı? 
“İster tatlı, ister acı olsun, hatıra insana ıstırap verir. ”
Bu güne de başladık iyi diyelim iyi olalım.. Başka ne diyebiliriz ki:((

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s