CENEVRE’DEKİ SONUCU BEKLERKEN..

​Her insan belirli zamanlarda kendinde çevreye karşı bir ilgisizlik duyar. Bu ilgisizlik kendi iç bünyesinden çoğu zaman kaynaklanmaz.. Bu ilgisizlik çevrenin insana verdiği demoralize durumdur. 

Kıbrısta biz hep sorun gördük, sorun yaşadık, yılların verdiği bu Kıbrıs müzakerelerinin, müzakeresini her gittiğimiz ortamda yaptık.. konuştuk,konuşmuyormusunuz? Konuşuyorsunuz.. Ne oldu Evet dendi de çözüm mü geldi?. . Hayır!  Bir tek kapılar açıldı, Kuzeydekiler Güneye Güneydekilerde Kuzeye geldiler.. çoğu ilk günlerin heyecanı ile aman benim malım ne oldu? içinde kim oturur.? Bakımlı mı? Bakımsız mı? Diye bir sessiz tantana yaşandı.. ki sormayın..Halen de bu ziyaretler yaşanıyor..

Güneyden gelip, Kuzeyde tahsis alıp yerleşenlerin bir çoğu,bu kapılarına gelen Güneydeki sahiplerin, sorularından bıktılar.. Belkide bu tedirginlikten kaynaklanan bir sorun..

Mesela ben GÜZELYURT ‘da 1950 yıllarda doğduğum evi, arkadaşlarıma gösterip kapıda fotoğraf almak isterken içeriden ,cam açılıp müdahale edildiğini gördüm.. sakın bahçeye girmeyin dendiğini işittim. Yok biz Türküz ben bu evde doğdum dediğimiz zaman ise yüzdeki hayret ifadesi ile hoş karşılandığımızı 2016 yılında yaşadık.. Düşünün kirada olduğumuz Rumun  evinde doğmuş olmak bile insanı manevi olarak etkileyebiliyor.. diğer taraftan yok zaten anlaşmada Rumların bilmem kaçbin kişisi, bu hakkı kazansalar da ,Kuzeye gelmez diyenlerin hayal kurduklarını anlarsınız.  Kaç sayıda kişinin kuzeye gecişi antlaşma da yer alır ise bu insanlar kuzeye geçecekler, evlerini alacaklar, dayayıp döşeyip, boş dahi olsa kendi tasaruflarında bırakacak, hafta sonları olsun kullanacaklardır. Buna mani olan mı olacak ? Dolaşım yerleşim hakkı deyip  kullanacaklar. Peki 1974 yılından beri 43 yıldır barışın hüküm sürdüğü “Kuzey ve Güney “taraflarda, niye başka bir formül bulunup bu tedirginlik alışkanlık yaratan mevcut yerleşim şeklindeki aidiyet duygusuna çare olmasın..çare üretilmesin .. İnsanlarımız yeniden üzülmesin yeniden güvensizlik duymasın? Niye mevcut durum kabul edilmesin ..

Ne demiştim yine uzaklarda Cenevrede.. ha şimdi ha birazdan yine bir 1960 hali olur mu ?, ne olacak,? diye bekleyişin kaçıncı durakta biteceği meçhulken 1955 ler hatırlanırken, insanın bu çevreden etkilenmemesi demoralize olmaması mümkünmüdür mümkün değil?  Ya verileceği söylenen haritaların Birleşmiş Milletlerin kasasındaki mükellefiyeti ne olacak? Düşüncesi bile korkunç %kaçtan % kaça düşüş ne???

Hiç işin yok da Kıbrıs meselesinin gaylesi seni mi tuttu diyenler de var. Gerekçeleri de , bizim gibi hasbelkader Kuzeyde atadan kalma, malı mülkü olanlar için söylenen ifadeler ama eski günlerin, şehitlerin,kayıpların,  gazilerin, bütün bir ömür, hayatımızdaki yerini silmek, onlara karşı vefasızlık etmek vatana sahip çıkmamak olurmu ? Olmaz ..Bu hiç bir Türkün yüreğine sığmaz.

Gayle hepimizin gaylesidir.  Gençliğin geleceğidir.  Kıbrısın STRATEJİK durumundaki önemdir .. Cenevredeki Sonucu beklerken ..

Bu güne nokta mı?

“Bir şey yap, güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta.”

Şems-i Tebrizi

Advertisements

One thought on “CENEVRE’DEKİ SONUCU BEKLERKEN..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s