Toplum Üzerindeki Gereksiz Baskılar.. 

​Çevre önemli, soğuk kış günü insanın neler yapabileceği kısıtlı.. lakin bütün gün  evde kapalı oturmak da çalışmayan çoğu insanımız için bunaltı yaratan bir his. 

Evin içinde dolaş dur, eline bir kitap alıyorsun birkaç sayfa sonra bırakıyorsun, sonrasında açık olan televizyonun sesini kısıyorsun kafı  gelmiyor olduğu gibi kapatıyorsun.. 

Acaba kahve içsem mi diyorsun çayda karar kılıyorsun.. Elin ısıtıcı düğmesine giderken çaydan da vazgeçiyor en iyisi bir arkadaşa gidip bir çift laf edesin tutuyor, gidiyorsun. 

 

Bir bakıyorsunuz ki gittiğiniz evin insanları da aynı şikayetlerin, devamında, şaka gibi, millet bunalım takılıyor:) 
Gittiginiz evde rastladığınız diğer misafirler anlatıyorlar gece bu eğlenceye gittik yemekler öyle yemekler böyle diğer masalarda tanıdık kişi adları sayılıyor kişilerin aile ağaçlarının dallarındaki isimler dahi gündeme gelip konuşuluyor dinliyorsun bir de bakmışsın ki konu yine, kendi durumunun ,bunaltıcı durumu diğerinde bunalım olmuş :)) 
Tekrar eve geliyorsun ilk iş yine televizyonu açmak bir de bakıyorsun bir masanın etrafında ne kadar konuşmacı varsa ağız birliği etmişler gibi karamsar tablolar ile acımasızca konuşuyorlar illaki çözüm diyerek bizim olmadığını iddia ettikleri evleri yerleri hepsini antlaşma çerçevesinde verilmesine karşı değiller. Bir anda neden o zaman Kıbrıs meselesi çözülmüyor acaba diyorsun .. Bu kadar istekli konuşmalar neden kararda yer bulmuyor dersiniz. Meğer mevcut durum statüko dedikleri şeyin devam etmesini istiyormuş ne diyebilirsin vay başımıza gelenlere diye ağıt mı yakacağız yoksa dünden  bu güne gelirken insanımızın çektiği acıları,kayıplarını şehitlerine mi üzülmeyeceğiz. Unutmak mümkün olurmu? olmaz unutulsa idi teslimiyet çoktan olurdu.. Kan döktük cümlesini de sevmiyorlarmış..

Peki savaşta ölenlerin şehitlik mertebesine ulaşmasının bedeli toprak değilimdir.  
Nedenini de kötü yönetim deyip iktidarı muhalefeti kara deftere yazarak yapıyorlar.  

Her gün inanın bunları dinlemek hakikaten toplumun bütünü üzerinde bunalım yaratmıyorsa biri bana yaratmıyor desin. Onlar şikayet edince zirve.. vatandaş olarak biz onlardan şikayet ediyorsak diptekiler.. oluyoruz.. 
1960 antlaşması dönemini yaşayanlar olarak da o günlerin bu günlerden çok da iyi olmadığını bilenler olarak olası bir çözümde her iki  tarafın güllük gülistanlık olmayacağı gerçeğini de bilenleriz. O zaman halkın bu kadar moralini bozma ödevini üstlenenler neden biraz daha hoşgörülü bir anlatım tarzı  içerisinde olmuyorlar anlamak mümkün değilken her konuya alayvari davranıp siyasi ekonomik sosyal konulardaki seyri yavaş yavaş dinleyiciye enjekte etmeyi görev sayanların belkide daha yapıcı tenkit ve önerileri, toplum ruhundaki olumlu etkiyi yaratacaktır.. o halde .. Bu güne nokta mı?
🍀Her insan öfkelenir, bu kolaydır; fakat tam adamına, tam ölçüsünde,tam zamanında, tam yerinde ve tam usülünde öfkelenmek, ne herkesin kudretindedir, ne de kolaydır.🍀 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s