Rüya Aleminde Değiliz.. Olmamalıyız..

​Kendinizi olduğu kadar ailenizi ihmal etmek gibi bir anlayış içerisinde olmanız sizi ruhsal yönden zayıflatır.. o halde bu ihmal konusunu derhal rafa kaldırmak gerek.. 
O zaman nasıl bir süreç derseniz dünyadaki misafirliğinizi cazip bir hale getirmek için mücadele edeceksiniz.Bu mücadelede, çalışanlar için, başarı adımları önemli, bu önemde öncelikle işini severek yapmak daha da önemli.  Sevilmeyen bir işte başarı olmadığı gibi sonuç da olumsuz olur.

Tercihler  her zaman önemlidir bu her meslekte aynıdır.. belirlenen yaşam koşullarına  bazı hallerde müdahale yapılıyor.. Bu inkar edilecek bir husus değildir. Memlekette olanlar,  hayatın zorlukları  mücadelesinde yer edenler,  bunu iyi bilirler.

Önemli olan tercihlerden sonraki süreçte geçecek zamana ne kadar müdahil olacağınızdır.. Eğer sevginizi,donanım birikiminizi görev üçgeninde yer alan işinize   katarsanız, üstesinden gelemeyeceğiniz bir iş olmayacaktır.. Burda başarı konuşmak veya yazmak değildir . Yapılacak icraatın sonucudur. Yeter ki her yapılması planlanan işler, sözlerin engeline takılmasın..sırf bir diğerine hoş görünmek düşüncesinden uzak öneriler dikkat çeksin..yoksa dünyanın bu halinde renkli rüyalar aleminde hiç kimse olamaz..

İhmal konusunu, öyle yabana atılacak bir konu değildir. Bu konuda göstereceğiniz performans son derece önemli.  Bu performans takibi kayda değer olmalı ki zihinlerde yer bulsun.. Düşünmeye bir kapı açsın  ..

Gündemi takip ehemmiyetli  ama gündemde öne  çıkan konular artık banal bir durum aldı.. Ancak görmekteyiz ki bu konu da artık tartışmaya açıldı ise iyiye bir  gidiş olacak her şeye ters cevaplar da son bulacaktır..

Konu başlıkları mahallemizde hemen hemen bütün köşe başlarında aynı,  aynı değilse bile benzeşir şekilde bir noktada buluşuyor, gerisi üslup farkı.. İşin ehli konuşuyor, işin ehli olmayan ,anladığı kadarını aktarıyor, bu aktarımda, değişime uğrayan esas, bambaşka bir şekil alıyor,  ki işte en kötüsü bu şeklin izahı ile meydana gelen midelerdeki bulantı.. Çoğu belki bu bulantılara ,aniden cevap verip çare de söylüyorlar, ama öncelikle bu hazmı kendilerinin, yapması gerektiğini anlamıyorlar.  Anlamayanlara ise anlatmak zor.  Bu anlayış içerisine girenlerin tutumu ise ortaya karışık kebap gibi:))

Beğenirsen,  yersin:)) anlayışında..

Tutarsa tutsun, tutmaz ise yabana gitmez, bir gün tutar, gibi inadına bir anlayıştan, iyisinin doğmayacağını bile bile, sanki lades oynuyorlar, kendilerini bir tarafa koymuşlar, iyiyi de  ihmal ediyorlar.. üstelik ihmalde sınır tanımıyorlar.. O zaman ülkede kendimizin ihmalsizliginden çıkıp her şeyin, iyisini veya kötüsünü kendimizin görmesi, değerlendirmesi sırf sadece onlar görüyorlar diye kabullenmeden kendimizin de değer yargı süzgecinden her konuyu süzmemiz şart olduğuna mutlak şart derken ..

Bu güne nokta mı?

“Ağlatmayan bilgelikten, düşündürmeyen felsefeden, çocuklara karşı diklenen büyüklükten Allah’a sığınırım”
#HalilCibran

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s