Öğrenmek, öğretmen, alışmak ve alıştırmak..

Bir işe mi giriştiniz, bu işin tamamlanması için, güçlü olunması gerektiğini, bilensiniz. İnsanlar bilmediği işlere girişim yapmazlar. İş için yaptığınız planın hedefe ulaşması için birlikte olduğunuz iş arkadaşlarınız ile amaç birliği şart. Yaşamınızda denetime yer vermez iseniz, hedefinizin, umutsuz bir vaka olacağı aşikar olur. Disiplin, hayatınızın bir parçası değilse, gittikçe başarıdan uzaklaştığınızı görürsünüz. Disiplin ve otokontrol kendi bireysel işlerinizden tutun, hangi sektörde olursanız olun, her konuda dikkat edeceğiniz önemli faktörlerden biri olduğu kadar kendinize ve çevrenize göstereceğiniz bir saygıdır. Üzerine çalıştığınız her ne ise sorumluluk üstlendiğiniz konu ne olursa olsun, hangi işyerinde olursanız olun eğer aidiyet duygunuz yok ise hedefiniz, yine tehlikede olandır. Bir işe, ay geçsin para gelsin gözüyle maddi açıdan bakmak da ayrı bir gaflettir. Düşünsenize ev kadını sadece evinin işlerini yapmaktadır. Bunu kabullenişi evine ailesine duyduğu aidiyet hissidir. Sevgidir, mesuliyettir… Bir evin ne işi var demeyiniz. Hayatın müşterek olduğu ifadelerinin çoklukla söylendiği günümüzde ev işlerinin de bir planlaması, bir disiplini vardır. Bu sorumluluklar paylaşıldığı sürece anlaşmazlık denen illetin evinize uğramadığını göreceksiniz. Kadın için yemek pişirmek adına menüyü belirlemek, ev halkının damağına uygun çeşitleri seçmek, çamaşır yıkamak, çamaşır yıkarken dahi renklileri, beyazları, iç çamaşırları, çarşafları, yünlüleri, çorapları ayrı ayrı dizerken, planlama yaptığınızın farkında olanlarısınız diğer ev işlerinde dahi önce salonu temizlemek ilk girişte ani misafire hoş görünme planından başka bir şey değildir. Bu düzende bir karışıklık yine sizi başarısızlığa götüren olur. Çocuğunuzun okul kıyafetlerini gününde yıkamaz iseniz, çamaşırları biriktirirseniz, kendinizi kaybettiğiniz andır. Çocuk küçük yaşta ailenin koyduğu kurallar bütünü ile disiplinize olanların yaşamdaki gerçeklere uyumu daha kolay olmaktadır. Düne dönüp baktığımızda anne ve baba önünde ayak ayaküstüne atılmadığını, nereye gidileceğini söylemeden evden dışarı çıkılmadığını, büyükler konuşurken lafa karışılmayacağını, aleni sakız çiğnemenin ayıp olduğunu, ağızda yemek varken konuşulmayacağını, misafirlikte hadi ben usandım kalkalım denmeyeceğini, büyükler içeri girince ayağa kalkılacağı ve daha birçok ifadelerde yerini bulan disipline uyulduğunu hepimiz biliyoruz. Hatta ve hatta annenizin size misafirlikte limonata ikram edildiği zaman, sakın ha! bardağın dibine kadar içip açgözlülük yapmayın tembihleri dahi oluyordu. Ve siz limonatanın en güzel tadının olduğu bardağın altında kalan kısmı isteseniz de içmediğinizi de biliyorsunuz. Dün ile bu günün kuralarında belki biraz yumuşama vardır. Ancak kurallar bütünü hemen hemen ayindir. Disiplin içinde yaşadığınız topluluğun yazılı, yazısız tüm kurallarına uymak, disiplin denen kavram ise, kendimizi bu kurallar dışında tutamayız. Yaşamınızda farklı bir şeyler yakalamak istiyorsanız, gerçekçi olduğunuz kadar, yeteneklerinizi ön plana çıkarmasını bilecek, amaçlarınızı eylemlere döndürecek ve başarı merdivenlerini hızla çıkabileceksiniz. Tabi öncelikle hayatın bir iş idaresi olduğunu bilmek kaydı ile..

#StarKıbrıs gazetesinde yazdım 1 Nisan..

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s