Önemli olan pencereden bakınca ne gördüğünüz

Her güne uyanış hayata baktığınız pencerenin olumlu manzarasında olsun derken bu bakışın derin önemindeyiz. Cumartesi günün de kendine özel bir ayrıcalığı vardır. Belki de bu özellik bütün bir haftanın yorgunluğunun sessiz sedasız güne başlangıç, hesabıdır. Bütün bir hafta deyip geçmeyin. Kolay değil her haberi her olayı, her düşünceyi bünyesinde barındırıyor. Gerekli veya gereksiz ne çok şey yapıyoruz. Tüketimin envayisini yapmak ne kadar doğru. Tasarruf kendini unutturdu. Çoluk çocuk, ıvır zıvır alınıyor, abur cubur yeniyor yutuluyor. Şişmanlık denen salgın hastalık korkulu rüyamız. Kimsenin kimseyi memnun etmediği ortam, bunun yarattığı stres ise devamlı kalp atışların da bozuk ritm olmuş. Neden bu memnuniyetsizlik diye düşünmeden edemiyor insan. Bir kaşık suda fırtına yaratmanın sanki uzmanlığının, payesinin toplanma çabaları ile her günün doğuşu yaşamdan alınan keyif sanki yok oldu. Bunu insanımıza çeşitli yollardan enjekte edenlerin hiç mi suçu yok. Burada karar bize, size ait. Mutluluk bazen kişilerin kapı önlerinde içtikleri bir bardak çayın keyfinde olanların dudaklarındaki tebessümde. Geçenlerde sabah gazetelerini getiren bahçıvana ne okuyorsun dikkat et düşeceksin dedim “aha bir yazı okuyorum” dedi. Adem bu söyler. Kendine münhasır kişiliği ile konuşandır. Hangi yazı dedim gösterdi. Evet, köşe yazısı imiş dedim. Bana bir baktı sonra ilave etti. Bunlar da sanki köşeden yazacaklarına “Ortadan” yazsalar ya deyiverdi. Bazen insan bazı deyişler karşısında o deyişin içinde barındırdığı ince ayarda kayboluyor. Devam ediyor Adem. Vatandaş olmak istiyorum abla diyor. Mühür diyorum, var diyor. Eşime oturma izni için gittim ödediğim para 305 Türk Lirası diyor ve ilave ediyor. Geçen yıl 283 TL verdim diyerek, en çok da bu yıl 5 Türk Lirasına yandım. Bunu memura da söyledim. Yasa diyorum. O yine ilave ediyor. Adem’e göre bu gibi işlerin kendilerini mali yönden yıktığıdır. Adem her gün bahçede. Bahçe onu mu idare ediyor o mu bahçeyi iki yıldır çözemedik. Adem her şeye koşan, çalışkan Gaziantep’ten gelip Girne’ye yerleşmiş biri henüz bebek diğeri 4 yaşında iki kız çocuğu babası. Girne’de eski iş yerinden ötürü tanımadığı kişi yok gibi. Yola çıktığımız zaman eli selam vermek için hep havada. Dikkatli araba kullan diyorum. Trafikte dikkatsiz çok ben ne yapabilirim diyor ve ilave ediyor dikkat karşılıklı olmalı. Adem Gaziantep İslahiye Yeşilyurt Dolan Köyü Ortaokulundan mezun. Sorulan her soruya hazır cevabı olan bir kişilik. Adem ihtiyat sandığındaki ve sosyal sigortalardan yatırımların bir şekilde kendilerine geri dönüşü olması gerektiğine de dikkat çekiyor. Boşuna yatırım yapmayalım diyor. Yasa diyorum, yeniler için değiştirsinler diyor. Adem bu haklı mı haklı. Ülkemizde sorunlar her kişiye ayrı bir ağırlık veriyor. Bu ağırlığı kaldırmak bazı hallerde insanımıza çok güç. Halbuki kısa yaşam sürecinde stresten uzak, huzurlu yaşamanın elimizde olduğunu, bunu yapabileceğimiz çok imkanın bize yardımda kusur etmeyeceği, mevcut yaşantımızdan stresi uzaklaştırmak, gibi imkanların kendi düşünce tarzımızla elimizde olduğunu bilenleriniz. Yeter ki baktığımız pencereden, gözlerimiz, olumlu olan faydaları görebilsin. Her şeyin kötü olmadığı gerçeğini farketsin. Yaşam sevinci ruhunuzda olsun… 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s