Bir nefeslik yaşam ve unutulmuş değerler.. 

Naime Hüseyin 1945 yılında Kıbrıs’ın Güney’inde Limasol şehrinin Arnavut Mahallesi’nde doğdu.. 

Babası limanda maunacı idi.. 
Naime hanım babasını hiç görmeden büyüdü, çünkü babası o zamanının, ağır şartlarında vefat ettiği zaman o henüz doğmamıştı.. 
Naime hanımın 6 kardeşi daha vardır.. 
Büyüdükleri Arnavut Mahallesi’nden Sedat Simavi İlkokulu’na gitmektedirler.. 
Dönem İngiliz idaresi.. 
Eoka’nın örgütlenme faaliyetlerinin yoğun ve şiddetli geçtiği zaman.. 
Bütün bu zamanı yaşayanlar olarak Naime Hanım bir gün okul çıkışında diğer çocuklarla beraber Rumların İngiliz askerlerini taşlamakta olduklarını görürler .. 
Çatışmalara şahit olurlar .. 
Naime Hanım henüz 11 yaşındadır.. 
Annesinin dikkatli olun diyerek okul çıkışlarında onları meraklı bekleyişleri, hala daha hafızasında saklı .. 
Eoka zamanında herkes can güvenliğinden korkan olmuşlardır.. 
Ev dışındaki hareketlerinde dikkatli ve çekingen davranıyorlar.. 
Kıbrıslı Türkler geleceklerinden kaygı duyuyor.. 
Limasol kiremit fabrikasının önünde okul çıkışında karşıdan gelen İngiliz askeri tankın üzerindeki Askerin kendilerine taş atan Rumların üzerine Ateş açması neticesinde birçok çocuktan bir tanesi olan Naime’nin sol ayağının,diz hizasından bir kurşunun isabet ettiği Nimet hanımdan başkası değildir.. 
Kurşun bir taraftan girip diğer taraftan çıkmıştır.. 
Kanlar içinde bırakılan öğrenci henüz onbir yaşında küçük yaşlarda bir kız çocuğudur.. 
İngilizleri kızı vurdular diye aileye 500 sterlin vermişlerdir.. 
Ancak yaşlarda tek annenin, bakımına muhtaç yedi çocuk var.. 
Naime bir yıl Rum Hastahanesinde tedavi görür.. 
Bütün bu anları büyük bir heyecanla anılarında biriktirmiş, anlatırken, pantolonunu yukarı çekip kurşun yarası ını bana göstermeyi ihmal etmiyor, gözlerinden yaş akmaktadır, hepimiz üzüntülü halde onu dinliyoruz.. 
Hatta bu arada ayağının fotoğrafını da alıyorum.. 
Kurşun yarası belirgindir.. 
Bunca zaman geçmiş olmasına rağmen yardımlarıda unutmamış Naime hanıma Limasol da sosyal yardım dairesinden Şakir Bey ile polis komutanı Ziya bey hastahaneye gidişlerinde hep onlara yardım eden olmuştur.. 
Bu yardımlar aradan bunca zaman geçmiş olmasına rağmen minnetle söylenmektedir.. Naime Hanım daha sonra Lefkoşa Ayko ayakkabı fabrikasında çalışan hissesi olan Girne’nin Fota köyü sakinlerinden Mustafa beyle evlenir.. 
Lefkoşa’ya yerleşirler bu evlilikten dört çocuğu olmuştur 3 oğlu lise tahsili yapmış kızı ise üniversite tahsilini müteakip Kıbrıs Türk Hava Yolları’nda hostes olarak 25 yıl hizmet vermiştir.. 
Halen Maliye Bakanlığı’nda çalışmaktadır .. 
Naime hanım içinde kalan uhteyi büyük bir üzüntüyle anlatmaktadır .. 
Ayağının sakat kaldığı için kendisine gazilik verilmesi için ilgili her yere müracaat etmiş olmasına rağmen bu ünvanın kendisine verilmemiş olmasından çok üzgündür.. 
Kendi tabiriyle şimdiki Maliye Bakanı Sayın Serdar Denktaş’ın babası Rauf Bey ‘bana sen bu ünvana layıksın almalısın dedi ve hatta yazılı kağıt verdi halen saklıyorum’ demesine rağmen diğer makamlardan aldığı cevap ise müracaatta üç ay geç kaldın oldu.. 
Bu yüzden gazilik ünvanına sahip olamadığını söylüyor.. 
Bu benim evlatlarıma miras bırakacağım bir hatıra olacaktı diyor .. 
Naime Hanım şimdi 72 yaşında bir kadın ve hala daha gazilik ünvanı bekliyor.. 
Kızkardeşi de akrabaları ve komşuları bu hususta ona hak verenler, destekleyenler.. 
Bu arada hoş bir anlatım ile araya giren Nimet hanımın kız kardeşi Günay hanım söze karışıyor… 
Beni de yaz diyor.. 
Hani kız çocuk istemeyen adamlar var ya yazmıştın ya diyor .. 
Benim kocam üç kız doğumunda beni hastahaneden dahil çıkarmaya gelmedi .. 
Üstelik kız çocuk doğurdum diye beni de bu sebeple terkedip gitti diyor.. 
Konuşmalar bir gün toplantısında böyle uzayıp giderken, Kıbrıs’ın hayatının gerçeklerinde, insanlarımızın savaş dahil neler yaşadığını .. 
Şehitler verildiğini.. Gazilerimiz olduğunu konuşanlar hatırlayanlarız .. 
Bütün bunları unuttuğumuz tek bir gün yoktur.. 
1 Mayıs İşçi ve Bahar Bayramı .. 
Hepimizin çalışanlar olarak işçi sayıldığı bir dünya.. 
Geçmişten geleceğe işçilerin bayramı olarak anılacak,kutlanacak gün.. 
Bugün 1 Mayıs’da gün olarak bütün işçilerimizin bayramını kutlarken, 13 Mayıs’da Zonguldak Soma’da Türkiye’de maden ocaklarında kaybettiğimiz 301 madencimizin ve bu gibi kazlarda hayatını kaybeden işçilerimizi de minnetle andığımız gün olsun.

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s