Bir tadı var ki sormayın gitsin

 Adı dahi duyulduğu zaman etrafındaki kişilere hoş duygular yaşatan çiçeklerdir… Çoğumuz doğa olmadan yaşamımızda bir güzelliğin olduğuna inanmayanlarız… 


Çiçek dendiği zaman da akla çiçek bahçeleri gelir, çiçekçiler gelir… Ülkemizde bu sektörde faaliyet gösterenlerin sayısı ile alıcıları arasındaki alış veriş gelir… Bu istişareden hem çiçekçinin hem tüketicinin memnun olduğu görülür… Düğünlerin süsü, cenazelerin ağıtı, sevdaların sembolü olan çiçek, ev bahçelerinde çevre güzelliği, ev iç dekorasyonunda vazoların baş tacıdır. Çiçeksiz bir bitkiyi kısır bir bitki diye de düşünürsek ağaçların sebzelerin yani tüm tabiat üzerindeki bu ehemmiyetli görevi çiçeğin kendisine verilen bir görev olduğu görülür… 

Geçenlerde laf lafı açtı konu eski Kıbrıs evlerinin çiçeklerine geldi, epey konuştuk, bilhassa köy evlerinin bahçelerindeki öbek öbek fesleğenler o hoş koku ve yemyeşil görüntüleri ile bahçeleri süslerken gölge kerpiç duvar kenarlarında renk renk sardunyalar diğer bir adı ile sardelliler, teneke yağ kutuları içine ekilmiş al yapraklar, kral çiçekleri, kraliçe denen yaprakları daha nadir pembe naif çiçekleri, küpe çiçekleri, begonyalar, aşk merdiveni de denilen yeşil yapraklı panjur bitkisi asparagosun incecik dikenli saksıdan aşağıya dökülen dalları ile o güzelim görüntüsü derken tül çiçekleri, mum çiçeği, gülnasir, pembe kokulu güller, her evin değişmez çiçeği yaseminler, full okul bahçelerinde ilk giriş kapısından müdür odasına girişe kadar beton geçişin iki tarafına ekilen gülibik çiçekleri kırmızı kadife çiçekleri ile değişmez Girit çiçekleri daha dün gibi aklımızda… 

Bu çiçeklerin zamanımız çiçekleri ile bir alakası yok gibi, daha çok çiçeklilerin ithal saksı çiçekleri rağbette… Fesleğen günümüzde yine rağbette bir çiçek… Gerek yaprakları gerekse morumsu çiçekleri ile bilhassa havaların ısındığı pencerelerin açık kaldığı saatlerde eve giren sineklerin bilhassa sivrisineklerin doğal mücadele ilacı gibi… Yaz gecelerinde sivrisineklerin bacak ve kollarınızdaki görevlerine kokusu ile engel olduğu tecrübe ile sabit… Yaprağının elinizde hafifçe ezilmesi kâfi geliyor… Hani bir laf var ne varsa eskilerde var asıl o hesap… Denemesi bedava… 

Normal saksı çiçekleri yanında Kıbrıs’ta yenilebilir çiçekler de var… Sakın şaşırmayın çünkü yemeyeniniz yok… İşte burada gelinen yer kaynatma kabağı dediğimiz kabaklardan güneş doğarken toplanması gereken sarı çiçekler… Çok narin bir çiçek olan kabak çiçeğin sofradaki yeri çok eski yıllara dayanır. El marifeti ile özen isteyen yemekler için mutfaktaki ahçının özeni de işte burada başlar. İç harç için pirinç, soğan, domates, hellim, limon, yağ, kafi. Bir de bir tablet tavuk suyu magi gerek, magi diyorum çünkü damak ona alışkın. Hep diyorum yemeği yapmak önemli ama pişirmek daha da önemli… Yanında durmadan olmuyor… Suyuna, ateşin harına, dikkat gerek… Hele pişmeye yüz tutan yemeğin mutfak penceresinden dışarıya yayılan kokusu için yorum yapmaya gerek yok. Kimisinin sıcak kimisinin soğuduktan sonra yediği çiçek dolması Akdeniz’in mutfağının da gözdesi. Tatmayan varsa çok şey kaçırmış olur… Yapılışı zahmetli ama tat için değer… 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s