Month: December 2019

Nisan’a ne kaldı ? “İşi Yıldırım Bitirir”

KKTC Meclis Genel Kurulu 2020 Mali yılı bütçe yasa tasarısını on gün süresi hitamında görüştü ve oyladı. 23 Aralık Pazartesi gün Meclis yasama ve denetim birleştirilmiş gündem ile toplanacak. Salı günkü Meclis Genel kurulu yapılmayacak ve Meclis on gün kadar tatile girecektir. Pazartesi toplantısında Meclis sel komitesinin nihai raporu gündemdedir. Görüşmesi yapılacaktır. Önceden ifadelendirilen rapor için Sel Komitesi Başkanı Özdemir Berova, “Şuan itibarıyla şunu söyleyebiliriz raporumuz hazırlanmıştır, komitemizde oylanmıştır. Bu oylama sonucu oluşan rapor Meclis Genel Sekreterliği tarafından Genel Kurul’a sevk edilecektir. Genel Kurul’da bütçe görüşmelerinin sonlandırılmasının akabinde ilk Pazartesi yani 23 Aralık’ta Meclis toplantısında rapor okunacaktır. Raporun içeriği konusunda da herhangi bir gizlilik yoktur. Konuşma açısından da bir sıkıntı görmüyorum,oybirliği ile komiteden geçen rapora Halkın Partisi’nin milletvekilleri Hasan Büyükoğlu ve Erek Çağatay’ın bazı maddeler konusunda ayrışık fikirlerini ifade ettiklerini söyledi. Berova’nın, “Raporun oluşma esası şudur; komite genel bir kanaat belirler, tespitler yazılır. Bu tespitler ve kanaat üzerinde eğer ayrışık düşünceye sahip milletvekili var ise bu milletvekillerimiz rapora şerh koymak suretiyle yani ayrışık düşündüğünü söylemek suretiyle kendi düşüncelerini de eklerler. Ayrışık düşünceye sahip HP milletvekillerinin görüşleri de rapora eklendi ve o şekilde Genel Kurul’a gidecek” şeklindeki açıklaması komite başkanı tarafından önceden basına yapılmıştır. Bilindiği üzere, 2018 yılının Aralık ayının ilk haftasında şiddetli yağış neticesinde tedbirsiz yolda, doğanın hiddeti galip gelmiş ve felaket neticesinde Ciklos bölgesinde uçuruma yuvarlanan araçta bulunan 21 yaşındaki Tolga Bekçi, 23 yaşındaki Ahmet Kılıç, 18 yaşındaki Gaye Soyutok ve 18 yaşındaki Günay Kandaz hayatını kaybetmişti. İşte bütün bu meselede olayın oluş sebepleri enine boyuna 23 Aralık’ta Meclis’te görüşülürken ailelerin evlerine düşen ve sönmesi mümkün olmayan ateş, bu günde yeniden alev alacaktır. Sabır gerektiren büyük bir acı ve gençleri rahmetle anıyoruz. Böylesine kazaların olmaması için ilgi bakanlık tarafından gerekli önlemlerin yollarımızda alınması ülkemiz halkının genel isteğidir. Bu günlerde KKTC ‘nin gündemi yıl içerisinde olan hadiselerin yanı sıra 2020 yılı Cumhurbaşkanı seçimidir ve ilk önce adayını CTP açıklamıştır. Genel Başkan Tufan Erhürman partinin adayı olacak denmiştir. Diğer siyasi partilerin adaylarının açıklanması ise an meselesidir. Nisan ayına ne kaldı, seçim yasağı öncesi için az bir zaman vardır. UBP’nin adayının kuvvetle muhtemel Genel Başkan ve Başbakan Ersin Tatar olması beklenendir. Her zaman, her hadisede erken davranan Sayın Kudret Özersay ise HP’nin adayı olur mu bilinmezliği ise halen devam etmektedir. Yeni yıla hızla yaklaşmakta olduğumuz bu günlerin sonucu, elbette adaylıklar nezdinde hitam bulacak ve propaganda dönemi başlayacaktır. Kıbrıs meselesindeki görüş netliği ise seçimin kaderini belirleyecektir. Kaldı ki dış politikada Kıbrıs davası Doğu Akdeniz’deki petrolün paylaşımının içindeki bir mesele olmuştur. Bu meselede söz sahibi ise bellidir. KKTC Cumhurbaşkanlığı Seçimleri kurgusu bunun üzerinden yapılmalıdır. Bu güne özlü söz mü ? “Gök gürültüsü iyidir, gök gürültüsü görkemlidir; ancak işi bitiren yıldırımdır…”

Cevabını duymak istemediğiniz sorular

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Bırakıyoruz ve aile bütçesinin muhasebesini yaptığımız zaman bu denkleştirmenin her yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinindeki Bütçe görüşmeleri günleriyle eşleştiğini görüyoruz. Neşeli günlerin sayısının, üzüntülü günlerin sayısından az olduğu bir zamanda ilerliyoruz. Doğumlar ile ölümlerin arasındaki mesafedeyiz. Kimi zaman aramızdan ayrılan ne çok eş ve dost varmış diye; doğumlar için sevinen, ölümler için yas tutan bir ülke olmuşuz diyoruz. ‘Takdiri ilahi’ diyoruz, lakin vakitsiz dediğimiz trafik kazasında yitirdiklerimiz, amansız hastalık denen kanser illetinin acımasız ve yaşa başa bakmadan uğradığı duraklarda acı çekiyoruz. Sebepsiz kaza, sebepsiz hastalık ,olmadığını biliyoruz ama yukarıdan aşağıya ne denetim yapıyoruz, ne de sağlığımıza dikkat ediyoruz. Geçenlerde Türkiye’de bir okul kantininde satılan enjektör şeklindeki çikolata kapağının bir öğrencinin nefes borusunu tıkaması ile hayatını kaybettiği haberi üzerine çocuklarımıza aman küçük parçalı hiç bir plastiği, su şişesi kapağı dahil ağzınıza koymayın diyoruz. Dikkat için illa ki bir hadisenin olmasını mı bekliyoruz. Aklımıza gelen soru ülkemiz okul kantinleri acaba denetleniyor mu oluyor? Devlet laboratuvar yangını sonrası alınan önlemleri merak ediyoruz. Ülkemizdeki yaşlı bakım evlerinin kontrolünü ve devlet eli ile bu konuda neler yapılabileceği ve yaşlı bakımı önlemlerini merak ediyoruz. Daha bir çok konuda beklentiler her gün ifadelendirilirken ‘acaba?’ ile yaşayıp idare ediyoruz, mantalitesi ile yatıp kalkıyoruz. KKTC Meclis Genel Kurulundaki bütçe görüşmelerinde kürsüye çıkma yarışını izliyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken olması muhtemel adaylardan kim önce adaylığını açıklar diye konuşup vakit geçiriyoruz. ‘Kimsenin kimseye muhtaç olmadığı bir hayat varmı?’ diyoruz. Olmadığını da biliyoruz. Aralık ayında KKTC yaşayan ve girdiği Türkçe sınavında Dünya Birincisi olan kızımız 15 yaşındaki Berilsu’nun Güney Kıbrıs’ta düzenlenen tören için GKRY sınır engeline takıldığını görüyoruz. Türkiye kökenli ve Bülent Ecevit Lisesinde okuyan bir öğrenci kızımızın Metehan sınır kapısından Güney’e geçemediğini görüyoruz. Dışişleri Bakanı Sayın Kudret Özersay’ın açıklamalarını girişimlerini izliyoruz ama gerçeğin değiştirilemediğini de görüyoruz. Hala daha AKEL ile CTP‘nin yetkililerinin barış ve federasyon için gece tertiplediklerini Twitter hesaplarından okuyoruz. Bu arada Geçitkale Havaalanı için UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ersin Tatar’ın yaptığı bir açıklama ile Geçitkale Havaalanı’nın “Doğu Akdeniz’deki tehditler” sonlanana kadar Kıbrıs Barış Kuvvetleri Komutanlığına tahsis edildiğini ve bu hususta Bakanlar Kurulu kararı aldıklarını öğreniyoruz. Yerinde ve zamanında bir karar diyoruz. Öte yandan Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın gerçekleştirdiği basın toplantısında 1960’ın Cumhuriyet’in kuruluşuyla getirdiği rejimin artık varolmadığı bir biçimde, garantiler ve müdahale hakkı dahil yeniden birleşme müzakerelerinde her şeyin masada olduğunu ifadelendirdiğini okuyoruz. “2020’ye giriyoruz diyen Cumhurbaşkanı Akıncı’dan 1960’ta yaşamadığımızı öğreniyoruz! Sayın Akıncı konuları tartışmaktan korkmamalıyız derken ”bazı insanlar !!!” bunu tabu haline getirdiği ithamını Cumhurbaşkanının sözleri arasına sıkıştırdığını ve herşeyi tartışma için her şeyin hazır olduğunu en iyi sonucu elde etmek için çalışacağını da sözlerine eklediğine gazete sayfalarından okuyoruz. Anlıyoruz ki! Sayın Akıncının unuttuğu bu konuda “son sözün” kendisinde olmadığıdır. Hatırlatırken ise güne söz olsun diyoruz ”Akıllı lider cevabını duymak istemediği soruyu asla sormaz!”

Misafir odamız facebook

Misafir odamız facebook

Sosyal medya esareti 2019 yılında ülkemizde de insanımızın meşguliyeti oldu. Yediden yetmişe değişmeyen kullanım bağımlılığı büyük bir hızla artarak devam ediyor. Sosyal Medyada bugün için kullanıcılar internet ortamının verdiği anında iletişim kolaylığı ile ticari işlemlerini ayrıca banka hesap durumlarını kontrol altında tuttukları gibi gelir ve gider kontrollerini yapabiliyorlar. Düşünün elektrik faturası,telefon ücretleri ,ödemeler dahil para aktarımları hepsi parmağınızın ucunda ve siz kalabalık yaratmadan evinizde, gündüzünüzde veya gecenizde bu işlemleri zamandan tasarruf ile ve denetimi kendi kendinize yapabiliyorsunuz. Zaten denetim olmaz ise hani derler ya ayağını yorganına göre uzatacaksın harcamalarınızı kontrol edemezsiniz. Unutmayın, yorgan önemli, gelirin gideri karşılamasıda, dikkat yorgandan geçer. Tabi internetin sarsılmaz gücü ile istediğiniz programları cihazınıza indirmek mümkün ve bu imkanları kullanan milyarlarca ifade edilen bir dünya nüfus var . 2018 rakamları ile 2018 yılında internet kullanımının yüzde 6 artıp 3,8 milyar insana ulaştığı görüldüğü bilgileri mevcut. Dünya nüfusu 7.5 milyar olduğu kabul edilirse bu da demek oluyor ki dünya nüfusunun yarısından fazlası internet kullanıyor. Kişiler arasında gerçekleşen diyaloglar ise günümüz koşullarında iletişimdeki sonsuz kolaylık olmakta mesafeler bu sayede hükmünü kaybetmektedir. Ülkemizde de internet ve internet üzerinden sosyal paylaşım ağları oldukça yaygın olarak kullanılırken gelişen teknolojiyi de takip etmek kolaylaşmıştır. Özellikle Sosyal Medya bilhassa her yaşa ayrı bir rehabilitasyon sağlıyor, ayrı bir ferahlık veriyor. Bu mecrada kişiler bütün ve de özellikle kendilerini ilgilendiren konularda kendi görüşlerini, düşüncelerini, sevincini, tasalı günlerini olaylara olan bakış açılarını internet ortamında büyük bir çoğunlukla Facebook’ta paylaşıyorlar. Facebook ülkemizde bir birini tanıyan kişilerin misafir odası gibi. Ayrıca Twitter, İnstagram,blog ve YouTube gibi programlar, yazılım programları derken yeni hesaplar açıldıkça sistem kendi içinde güncellenmektedir. Bu programlar ise gündelik hayatın vazgeçilmezi olmaktadır. Bu ortamlarda fikir,düşünce,fotoğraf ,video ve yazılar paylaşmaktadır.Bilinmektedir ki; Sosyal Medya okur yazarlığı üzerinde ise eğitim verilen ülkeler de vardır. Kanaatimce her birey bu derslere ilgi göstermelidir. Hatta okullarımızda bu konular işlenmelidir. Kişilerin sosyal hesapları, arkadaşlıkları,takipçileri derken güne yansıyan ekranda kalma süresi günün kaç saatini sosyal medyaya ayırdığınızı görebiliyorsunuz. Tabi bu ekran süresi içerisine eğer evdeki televizyon değil de internet üzerinden film /dizi izlemeleriniz varsa sürenin arttığını görüyorsunuz. Anlaşılan o ki bundan sonraki süreçte sosyal medyanın siyaset konusunda gücü seçim sonuçlarını da etkileyecektir. Etkilediği de birçok ülkede görülmüştür. İyi kullanım, iyi intiba yaratma, üslûp,takipte devamlılık,güncel paylaşımlardaki verilen mesajlar algıda önemli etken olacaktır. Yeter ki hesaplar atıl kalmasın. Görüleceği üzere ülkemizde de tanıdık kişilerce açılan bir çok hesap vardır ki hani derler ya “ fi tarihinden” itibaren kullanılmamaktadır, şifreleri de unutulduğundan kapatılmayan hesaplar olarak karşımızda sırıtmaktadır. Sosyal Medyanın Dm ve Masanger gibi Facebook olsun,Twitter olsun İnstagram olsun kişilerin özel/gizli mesajlaşacağı kullanım şekli de vardır. İşte asıl meselede tehlikeli alan bu bölümlerdir. Bu alanda kimsenin kimseyi rahatsız edecek yazışmalarda ve paylaşımlarda bulunmaması gerekir ama yozlaşan bir kesimin bunu dikkate almadığı maalesef görülmektedir. Bu alan gençlik için oldukça baş ağrısı yaratan bir iletişim şekli olup, dikkatli olunmasında fayda vardır. Kaldı ki! İki kişi arasında gizli yazışmalar her an fotoğraflanıp deşifre edilebilmektedir. Sosyal Medyayanın programlarının verdiği yetki ile takipten düşme,engelleme bildirim ve şikayet konusundaki kaynakları tam zamanında kullanmak disiplin ve prensiplerin açılımıdır. Ne diyorlar; “İletişim topluluğa, yani anlayışa, samimiyete ve karşılıklı değerlemeye götürür.” o zaman itina gerekendir.

Sıfıra sıfır

Sıfıra sıfır

Bir yılın daha son ayının ilk iş gününe geldik. Aralık ayı, hayallerin günlerini omuzlarında taşıyandır. Aralık,yeni yıla, hızla yol alırken her evin mutlaka bir telaşı vardır. Birikmiş bütün bir yılın onbir ayının temizliği sanki bu ayda yapılacak gibidir. En büyük beklenti ise yıllarca değişmeyen ve ödenecek mi? Ödenmeyecek mi? Veya hangi gün ödenecek diye sorulan soru 13. Maaşlardır. Ülkemizde büyük bir çoğunluğun beklentisi bu ay içerinde ihtiyaçları doğrultusunda tesbit ettikleri alımları yapabilmektir. Hayallerini bir nebze yerine getirmektir.Çarşı esnafının beklentisi de budur. Bütçe en basit anlatımı ile “devletin, bir kuruluşun, bir ailenin ya da bir kimsenin ileriye dönük olarak bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini tür ve ayrıntılarıyla gösteren çizelge.” Olduğuna göre geçen yılın Bütçesi 31.12.2019 da kağıt üzerinde sona erecektir. Artan ve eksilen bakiyeler belli olacaktır. KKTC Meclisi günlerdir sürdürdüğü bütçe görüşmelerini komitede bitirdi. “2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısı Bakanlar Kurulu’nca; 8 milyar 814 milyon Türk Lirası Gider, 8 milyar 236 milyon Türk Lirası Gelir, 578 Milyon Türk Lirası Bütçe açığı olarak onaylanmıştı” Onaylanan bütçe bazı değişiklikler ile KKTC Meclisi Bütçe komitesi günlerdir sürdürdüğü bütçe görüşmelerini tamamlamıştır. Bu arada Pazartesi ve Salı Meclis normal gündem maddeleri ile toplanacak ve iç tüzük gereği verilecek aranın hitam bulacağı 9 Aralık-20 Aralık tarihlerinde On iş günü kesintisiz olarak 2020 Mali yılı bütçesini görüşecek ve bütçe yasası, oylanacaktır. Demek ki, 10 gün süreyle Meclis Genel Kurulunu canlı televiyon yayınlarında izleyeceğiz. Bütçe görüşmelerinin tamamlanmasına müteakip siyasi partilerde Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik adaylık konuları gündem oluştururken UBP Genel Başkanı ve Başbakan Ersin Tatar, ana muhalefet partisinden Sayın Tufan Erhürman ‘ın adaylık konularının en konuşulur olan adaylıklar olduğunu göreceğiz, Sayın Kudret Özersay aday olacak mı sorusu da cevap bekleyendir, Yeni Doğuş Partisi Genel Başkanı Erhan Arıklı’nın da aday olacağı kendine yakın çevresi tarafından ifadelendirilendir. Anlayacağımız o ki 2019 yılını geride bırakırken 2020 yılı siyasetin nabzı olacaktır. Bilindiği üzere yıllar içerisinde en dikkati çeken ve hakkında o yıl için söylenmedik laf kalmayan nerdeyse adına kıyamet kopacak dedikleri 2000 senesi Milenyumdur. Şimdi 2020 yılına girerken aradan geçen yılların sayısı 19 sene ya ondan evvelki yıpranmış yıllara ne demeli? Kıbrıs adasında ikamet edenler olarak GKRY ve KKTC yani Rumlar ve Türkler tabi bir de diğer az sayıdaki yabancıların varlığını biliyoruz. 2013 yılından itibaren yani sınır kapılarının açılmasından sonra bu güne kadar da, iki tarafın birbirleriyle ilişkileri karşılıklı geliş gidişlerde kaldı. Bir nevi ticari ilişki bireysel tarzda devam ediyor. Sınır dışındaki ikili ilişkilerin hiç de iyi olduğu söylenemez. KKTC’de barış vardır. Buna rağmen daha geçenlerde bir kısım insanımızın hatta CTP Genel Başkanı Erhürmanın da kol kanat gerdiği barış ateşi yakılması gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı’nın Berlin üçlü görüşme öncesinde kendilerine göre gerekli show yapıldı . Bu etkinlikte ne oldu derseniz? katılımcılar ateşin başında şarkılar söyledi, Kıbrıs müzikleri eşliğinde dans ettiler ve bu etkinlikte sık sık “Kıbrıs’ta barış engellenemez” sloganı attılar. Neymiş CTP Gençlik Örgütü geleneksel ”Barış Ateşiymiş” Geçen yıl Girne’de yaktıkları ateşi bu kez Lefkoşa’da ateşlediklerini izledik. Bir kısım Kıbrıslı Rum sözde barışseverin de yer aldığı gecede Berlin’de gerçekleştirilecek üçlü toplantı öncesi BM’ye ve liderlere güya irade çağrısı yapmışlar. İradeleri ile görüşmeye gidenler, şimdi iradesiz geri mi döndüler desek ayıp olur mu ? Kanaatimce olmaz…çünkü sonuç ” SIFIRA SIFIR ELDE VAR BİR!” ile neticelendi. Bütün bu gösterilerin hangi amaca hizmet ettiği ise bellidir.