Tag: Ada tv

Mühim nokta başlangıç

Mühim nokta başlangıç

20 Temmuz 1974 yılının 44.yılı KKTC ‘de Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘ı temsilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay, KKTC’de katıldığı Kıbrıs Barış Harekatı’nın 44. yıl dönümü etkinliklerinde yaptığı konuşmada, Kıbrıs Barış Harekatı’nın Kıbrıs için olduğu kadar tüm Türk milleti için de tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı ve bu günün ‘Kıbrıs Türkü’nün hür yaşama ve Ada’nın eşit sahibi olarak varlığını sürdürme hakkı için verilen mücadelenin en şerefli günü’ olduğunu söyledi ve özellikle belirttiği ‘Kıbrıs Rum tarafı siyasi gücü Kıbrıs Türkü ile paylaşmaya yanaşmıyor’ cümlesi ile de işin özünü özetledi . Konuşmasında “Kıbrıslı Türklerin bir Kıbrıs Rum devletinde azınlık haline getirilmesine asla izin verilmeyecektir. Ana vatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz’de istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacak bir çözüme yönelik çabalarını, kararlılık ve iyi niyetle sürdürecektir. Bu yolda, ülkü birliği yaptığımız Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle birlikte hareket edecek, geçmişte olduğu gibi gelecekte de şartlar ne olursa olsun Kıbrıs Türkü’nün yanında olacağız.’ dedi. 20 Temmuz resmî geçit töreninde yaptığı konuşmada Türkiye Cumhurbaşkanının selam ve sevgisini konuşmasında ülkemiz halkına iletti. 20 Temmuz günü ayni saatlerde Güney Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiades Twitter hesabından yaptığı Rumca paylaşım ile Türkiye’nin işgalinden bahsetmiştir. Google Rumca/Türkçe çevrisi aynen şöyle; “44 yıl Türkiye işgalinden bu yana. 44 yıl acı sonuçları yas: işgal, bölünme, deplasman, mültecilerin binlerce insan acı, yaralı ve savaş özürlü, ölen akrabaları ve kayıp kişiler.” Yine sosyal medyadan kendine verilen yanıt “Neden EOKA hakkında konuşmuyorsun. Kıbrıs ‘ta birçok Türk halkı öldürüldü??? Neden ‘acritas planı’ neden bahsetmiyorsun. Tekrar düşünmelisiniz!!!!” 20 Temmuz’un sosyal medya paylaşımları işte böyle uzayıp gidiyor… 1960 sonrası geçen 58 yılın 44 yılının barışının olduğu noktada hala daha Rumlar’ın değişmeyen zihniyeti ile nereye kadar gidilecek.? Ve unutmayın Rumlar’ın EOKA yemini… ”’Allah’ın adına yemin ederim ki, Bütün gücümle hayatıma mal olsa da ENOSİS uğruna savaşacağım, EOKA’nın Emirlerini kayıtsız şartsız, Hemen yerine getireceğim, Aksi halde hain ilan edileceğim ve öldürüleceğim, Ahirette utanarak ıstırabını çekeceğim ”Halen geçerliliğini korurken,gidilecek nokta ne olacak.? Daha ne kadar bu konuda müzakere dedikleri masalar kurulup kaldırılacak. “Muamma” deyip geçmekte fayda var. Temmuz’un ülkemizde diğer önemli bir hadisesi 2008 yılında “Kıbrıs Türk Halkının Güçlü Sesi “olan ve Star Kıbrıs Medya Grubu’a ait Ada Tv televizyonunun Sayın Ali Özmen Safa ‘nın önderliğinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılmış olmasıdır. Star Kıbrıs Medya Grubu mensuplarını verdikleri hizmetten dolayı kutlarken “Her şeyin mühim noktası, başlangıçtır. “ diyerek yazımı Eflatun’dan bir sözle de noktalıyorum. Grubu’a ait Ada Tv televizyonunun Sayın Ali Özmen Safa ‘nın önderliğinde Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açılmış olmasıdır. Star Kıbrıs Medya Grubu mensuplarını verdikleri hizmetten dolayı kutlarken “Her şeyin mühim noktası, başlangıçtır. “ diyerek yazımı Eflatun’dan bir sözle de noktalıyorum.

Advertisements
Seçmenin Ehliyeti 

Seçmenin Ehliyeti 

Seçimlere az bir süre kalmışken bir takım müdahaleler ile seçmen üzerinde baskı unsuru olmaya çalışılmaktadır… Özellikle bazı sendikaların Türkiye’ye karşıt durumları ve söylemleri dozunu artırmış ve çeşitli ithamlar söylenir hale gelmiştir… Bu söylemleri dünkü gazete haberlerinde okuduktan sonra biraz gerilere gittim hatta Kıbrıs işlerinden sorumlu Bakan Akdağ’a Ada TV Haber Müdürü Nihan Yücel’in soru sorduğu hatta bu hususta bir yazı yazdığını hatırlayıp yazmış olduğu o yazıyı tekrar okudum. Bir kez daha gündeme taşımayı da uygun buldum… 

Ne yazmış yazısında Sayın Yücel, aynen yazısından aldım sizlerle paylaşıyorum… ‘Çanakkale konusunu gündeme getirdim. Çocukların yaz tatillerinde Çanakkale ruhunu öğrenmeleri, bir ülkenin varoluşu, ayakta durabilmesi ve geleceği için canlarını hiçe sayarak şehitlik mertebesine erişen şehitleri ziyaret etmeleri onlar için dua etmeleri, bir yandan da kültürel bir gezi mahiyetini de içeren ve Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümetlerin iki ülkenin çocuklarını da bölgeye taşıması ve üzerine yazılıp çizilen karalama kampanyaları hakkındaki düşüncelerini sordum Bakan Akdağ’a… Akdağ, özelde Ada TV’ye genelde tüm basına Çanakkale konusuyla ilgili çok önemli detaylar verdi. Bu gezide iki ülkeden çocuklarında belirli program dâhilinde Çanakkale’ye götürüldüğünü, orada onlara yaşananların anlatıldığını, tarih kitaplarında okuduklarının ve belki de hiç görme imkânları olmayacak bölgeyi görmelerinin sağlandığını dile getirdi kısaca. Yapılan eleştirilere bir anlam veremediğini, gezinin bir tarihi anlatmak ve anlamak amacında olduğunu söyleyen Akdağ, çocuklara “dini dayatmaların” yapıldığı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine ise gezinin 3-4 günlük bir gezi olduğunu, bu kadar kısa zamanda böyle bir şeyin nasıl olabileceğini sordu. Eleştirilerin yapıcı olduğu müddetçe anlaşılabileceğini ama ortaya atılan iddiaların, orada olmadan yapılan yorumların anlamsız olduğunu ifade eden Akdağ, ortaya atılan söz konusu iddiaların gerçekle bağdaşmadığını üstüne basa basa söyledi ve konunun abartıldığını dile getirdi.’ Diyor, Nihan Yücel kaleme aldığı yazısında… 
Hal böyle iken hala daha Türkiye ile olan diğer ilişkilerin gündeme getirilmesi ve Adalet ve Kalkınma Partisi mensuplarının Kıbrıs’a geliş gidiş faaliyetlerini halka yanlış bir şekilde empoze edenlerin bu şekildeki davranışları çirkin ve yakışıksızdır… 
7 Ocak Genel seçimlerine giderken seçmen üzerinde bu tür propagandalar ile baskı unsuru oluşturma yönü ile kabul edilebilir bir durum hiç değildir… Seçim sürecinde bütün seçmen her siyasi partinin açıklamalarını mutlaka dinleyen değerlendiren ve kendi iradesi ile verdiği karar doğrultusunda sandıktan ‘istikrarı’ sağlayacak milletvekili sayısını çıkaracaktır… Bu ehliyet seçmenin kendi iradesidir… Bu günden sonra 52 gün kalmıştır… Bunca yıl geçmiş, günler mi geçmeyecek… YSK takvimi açıklamış Kasım ayı içerisinde 14/11 seçimin başlangıç tarihi, 17/11 ilçelerin çıkaracağı milletvekili sayısının saptanması ve ilanı, 28/11 tarihi ise siyasal partilerce adayların saptanmasının son günü… Aralık ayında takvimlenmiş günler de ilan edildi kurallara ve yasaklara uyulmalıdır… 2018 yılına kalan süre sayılıdır… Bizler yine buradayız…


Depremin Yaşattıkları ve biz.. 

Dünyanın neresinde olursa olsun deprem oldu dendiği zaman, gazetelerde olsun, haberlerde olsun, sosyal medyada olsun duyulması, insanın içindeki korku bir yana olabilecek kayıpların acısı, insanda derin yaralar bıraktığı gibi neler olabileceğinin kaygısını beraberinde getiriyor. Endişe içinde bırakıyor. Ada TV ‘de konuyu özel haber niteliğinde gündeme taşıyan Sayın Haluk Doğandor’un Kıbrıs’ta 7 şiddetinde deprem olabileceği tahminleri olduğunu Meteoroloji Dairesi Sismoloji Bölüm Sorumlusu Mehmet Arsın beyle yaptığı röportajı habere taşıması son derece önemli bir konudur. Bu röportaj esnasında Sevgi Tarhan Türkiye’de Bursa’da bir deprem tanıklığını endişeli gözleri ile ve titreyen sesi ile anlatması biz izleyenler üzerinde son derece etkileyici olmuştur. Kıbrıs’ta 7 şiddetinde bir deprem tahmini ülkemizde birçok yerde konuşulur oldu. Kıbrıs dünyadaki depremlerin yaklaşık %15 inin meydana geldiği Alp-Himalaya deprem kuşağında olduğu da bilimsel veriler arasında yer aldığı bilinmektedir. Günümüzde çağdaş nitelikli deprem kayıt istasyonları gerek Kuzey gerekse Güney Kıbrıs’ta faal durumda olduğu yine edindiğimiz bilgiler arasındadır. Türkiye’de olan depremlerin her defasında, halk üzerindeki korkunç etkisi, arkada kalanların hikayeleri ile dökülen gözyaşları hep anılarımızda birikmiş bir yara olarak halen, iyileşmemiş bir üzüntü olarak zihnimizde yerini muhafaza ediyor. Sayın Haluk Doğandor özel haberi ile yıllar öncesi bir depremi, tusunamiyi, Endonezya depremini yeniden aklıma bütün dehşeti ile düşürdü. Endonezya’da olan depremde oğlum, anne, ben depremzedelere yardım için KKTC Sağlık Bakanlığı doktorlar ekibine katılıyorum Endonezya’ya gideceğim dediği gündeki heyecanın, bir annenin yüreğinde duyduğu korku, endişe ve gurur karışımı duyguların toplamını o günlerin şartlarında anlatmam, unutmam, mümkün değil. Yanlarına alacakları bavulun, taşınabilir olması, gerek Kızılay gerekse askeri uçaklar da kolaylık için gerekli idi ama elzem eşyaların, acilen o küçücük yere sığdırılması da gereklilikti. Çabucak hazırlamak görevimdi. Islak mendiller dahil çanta içine lazım olur diye koyduğum naylon leğene çamaşırları yerleştirdiğimi, bütün bunları yaparken ruh halimdeki duyguların depremini ben de, yüreğimde hissettim. Endonezya’ya giden ekipte Dr. Koral Çağman, Dr. Suphi Hüdaoğlu, Dr. Kandemir Berova ve Dr. Mehmet Uluğ yanında altı hemşire vardı. Dr. Mehmet Uluğ 2011 yılında vefat etmiştir kendisini bir vesile rahmetle anıyoruz. Ekipteki altı hemşireden bir tanesinin adı Lena Muslaiwa idi babası Endonezya ‘da Sumara adasında ve depremzedeler arasındaydı ondan haber alamıyordu tercüman olarak o da KKTC ekibine katılmıştı. Zamanın Sağlık Bakanı Hüseyin Celal idi. Daha sonra onlardan ilk haberin geliş beklentisi oradaki yerle bir olmuş hayatı her gün tekrarlanan artçı depremleri işiterek endişe ile geçen günler… Ülkemizde şimdilerde ifade edildiği gibi 7 şiddetinde bir deprem olması neticesini akla getirmek bile oldukça zor. Ülkemizde zaman zaman yapılan deprem de alınacak önlemler veya tatbikatlar en son ne zaman yapıldığını hatırlayan var mı? Demek ki bu tatbikatların yapılması vazgeçilmez bir gerçek. Deprem denen doğal afetlerin hiç bir yerde olmaması temennimiz olsa da doğal afetlerin ne zaman nerede nasıl bizleri yakalayacağını kestirmek güç. Ancak Kıbrıs coğrafyasında olması muhtemel depremlere karşı hem halk hem de ilgili kuruluşlarca hazırolda olmalıyız…

28 Mart #StarKıbrıs gazetesinde yayınlanan yazım