Tag: deprem

Yüreğimiz Türkiye ile atıyor 

Türkiye’de Ege bölgesinde 6,3 deprem olduğu saatten beri bu korkunç doğal afetin arkasından sosyal medya hesaplarında da deprem yaşanıyor… Deprem olurken sarsıntıyı gösteren görsellerle Twitter olsun Facebook olsun birçok paylaşım ve yorumda gündemi değiştirecek ifadeler dolaşıyor. 


Kimisinin eğlencede olduğu saatlerde kimisinin hastane koridorlarında ve sokaklardaki görüntülerinde bizlerde, depremi yaşadık, hissettik… Deprem bölgesindeki arkadaşlarımızı aramak için sabahı heyecanla bekledik… Doğal afetler inşallah tekerrür etmez desek te yine de oluyor. Tedbirli olmak mahiyetinde ve halkın eğitimi ve ilgili birimlerin bu husustaki çalışmalarını izlerken geçmiş olsun Türkiye diyoruz… Deprem konusunu ‘Depremin yaşattıkları ve biz’ başlıklı yazımda kaleme almış ve KKTC Sismoloji bölüm sorumlusunun Sayın Haluk Doğandor ile yaptığı röportajı Kıbrıs’ta deprem ihtimalini, deprem olursa 7 şiddetine yakın olabileceği tahminleri var olduğunu yazmış hatta Kıbrıs coğrafyasında olması muhtemel depremlere karşı hem halk hem de ilgili kuruluşlarca hazır ol da olmalıyız demiştim. 

Bu günlerin sıcak havası eskilerin ifadeleri ile akşamları kızaran bulutların iyiye delalet etmediği endişesi ile inşallah, deprem yaşamayız, duamız ve temennimizdir… 43 yılı geride bıraktığımız güne gelince; Türkiye Başbakanı Sayın Binali Yıldırım ve eşi, 20 Temmuz 1974 Barış ve Özgürlük Bayramı için Dışişleri Bakanı Sayın Mevlût Çavuşoğlu ile beraberlerindeki heyetin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Hüseyin Özgürgün daveti ile düzenlenen törenlerde ve etkinliklerde bulunmalarının ehemmiyeti bizler için Rumlara verilen mesaj açısından son derece önemliydi… Gerek Sayın Yıldırım’ın gerekse Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı, hem tören alanındaki seyircileri hemde biz evlerinden töreni televizyon kanallarından canlı olarak izleyenleri olumlu ve apayrı duygulara sevk etti… Nitekim Sayın Erdoğan Twitter hesabını etkin kullanan bir kişi olarak kendi şahsi hesabından paylaştığı twitler de aynen şöyle yazmıştır; ‘Kıbrıs Türk’ünün mevcudiyetine kasteden teşebbüsü akim bırakan Kıbrıs Barış Harekatı’nın 43. Yıl dönümü kutlu olsun ‘ derken twitlerini paylaşmaya devam etmiş ve ‘ Türkiye her zaman Kıbrıs Türk’ün yanında olmaya devam edecek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini desteklemeye devam edecektir’ diye belirtmiştir… Devamında ‘ Türkiye gerek Kıbrıs Adasında gerek Doğu Akdeniz’de barış, özgürlük ve istikrar ortamının teminatı olacaktır’ paylaşımından sonra ‘ Şahsım Büyük Türk Milleti adına Kıbrıs Türk Halkı’nın 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramını gönülden kutluyorum’ diyerek twitleri ile dünyaya da mesaj vermiş ve son twitini yine milyonlarca takipçisi ile paylaşırken, ‘Kıbrıs Barış Harekatı’nda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle ve minnetle yad ediyorum ‘ diye yazmıştır…20 Temmuz gününde bu twitler bizlerce takipçilerince aynı gün okunmuştur… KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın tören alanındaki konuşması, bazı kesimlerin hoşnutsuzluğuna sebebiyet verdi ise de, doğrular her zaman söylenmesi gerekenler olduğu cihetle büyük bir çoğunlukta, beğenilen bir anlatım ve konuşma olarak gündemdeki yerini uzun bir süre muhafaza edecektir… Günün en önemli saati ise Girne’den çoğu evden görülen ve semalarımızda uçan Türk Yıldızları jetlerinin uçuşu idi… Jetlerin gösterisi ise tek kelime ile muhteşemdi, Allah jetleri kullanan pilotlarımızı ve TSK ‘ne TSK nin ziyarete açtığı donanma gemilerini kullanan askerlerimizin bütününü korusun… Ayrıca Türkiye Cumhurbaşkanını temsilen 20 Temmuz törenlerine katılan Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga’ya da teşekkürler. Selamlarımız Türkiye’ye ve Anavatanımıza olsun… 

Advertisements

Depremin Yaşattıkları ve biz.. 

Dünyanın neresinde olursa olsun deprem oldu dendiği zaman, gazetelerde olsun, haberlerde olsun, sosyal medyada olsun duyulması, insanın içindeki korku bir yana olabilecek kayıpların acısı, insanda derin yaralar bıraktığı gibi neler olabileceğinin kaygısını beraberinde getiriyor. Endişe içinde bırakıyor. Ada TV ‘de konuyu özel haber niteliğinde gündeme taşıyan Sayın Haluk Doğandor’un Kıbrıs’ta 7 şiddetinde deprem olabileceği tahminleri olduğunu Meteoroloji Dairesi Sismoloji Bölüm Sorumlusu Mehmet Arsın beyle yaptığı röportajı habere taşıması son derece önemli bir konudur. Bu röportaj esnasında Sevgi Tarhan Türkiye’de Bursa’da bir deprem tanıklığını endişeli gözleri ile ve titreyen sesi ile anlatması biz izleyenler üzerinde son derece etkileyici olmuştur. Kıbrıs’ta 7 şiddetinde bir deprem tahmini ülkemizde birçok yerde konuşulur oldu. Kıbrıs dünyadaki depremlerin yaklaşık %15 inin meydana geldiği Alp-Himalaya deprem kuşağında olduğu da bilimsel veriler arasında yer aldığı bilinmektedir. Günümüzde çağdaş nitelikli deprem kayıt istasyonları gerek Kuzey gerekse Güney Kıbrıs’ta faal durumda olduğu yine edindiğimiz bilgiler arasındadır. Türkiye’de olan depremlerin her defasında, halk üzerindeki korkunç etkisi, arkada kalanların hikayeleri ile dökülen gözyaşları hep anılarımızda birikmiş bir yara olarak halen, iyileşmemiş bir üzüntü olarak zihnimizde yerini muhafaza ediyor. Sayın Haluk Doğandor özel haberi ile yıllar öncesi bir depremi, tusunamiyi, Endonezya depremini yeniden aklıma bütün dehşeti ile düşürdü. Endonezya’da olan depremde oğlum, anne, ben depremzedelere yardım için KKTC Sağlık Bakanlığı doktorlar ekibine katılıyorum Endonezya’ya gideceğim dediği gündeki heyecanın, bir annenin yüreğinde duyduğu korku, endişe ve gurur karışımı duyguların toplamını o günlerin şartlarında anlatmam, unutmam, mümkün değil. Yanlarına alacakları bavulun, taşınabilir olması, gerek Kızılay gerekse askeri uçaklar da kolaylık için gerekli idi ama elzem eşyaların, acilen o küçücük yere sığdırılması da gereklilikti. Çabucak hazırlamak görevimdi. Islak mendiller dahil çanta içine lazım olur diye koyduğum naylon leğene çamaşırları yerleştirdiğimi, bütün bunları yaparken ruh halimdeki duyguların depremini ben de, yüreğimde hissettim. Endonezya’ya giden ekipte Dr. Koral Çağman, Dr. Suphi Hüdaoğlu, Dr. Kandemir Berova ve Dr. Mehmet Uluğ yanında altı hemşire vardı. Dr. Mehmet Uluğ 2011 yılında vefat etmiştir kendisini bir vesile rahmetle anıyoruz. Ekipteki altı hemşireden bir tanesinin adı Lena Muslaiwa idi babası Endonezya ‘da Sumara adasında ve depremzedeler arasındaydı ondan haber alamıyordu tercüman olarak o da KKTC ekibine katılmıştı. Zamanın Sağlık Bakanı Hüseyin Celal idi. Daha sonra onlardan ilk haberin geliş beklentisi oradaki yerle bir olmuş hayatı her gün tekrarlanan artçı depremleri işiterek endişe ile geçen günler… Ülkemizde şimdilerde ifade edildiği gibi 7 şiddetinde bir deprem olması neticesini akla getirmek bile oldukça zor. Ülkemizde zaman zaman yapılan deprem de alınacak önlemler veya tatbikatlar en son ne zaman yapıldığını hatırlayan var mı? Demek ki bu tatbikatların yapılması vazgeçilmez bir gerçek. Deprem denen doğal afetlerin hiç bir yerde olmaması temennimiz olsa da doğal afetlerin ne zaman nerede nasıl bizleri yakalayacağını kestirmek güç. Ancak Kıbrıs coğrafyasında olması muhtemel depremlere karşı hem halk hem de ilgili kuruluşlarca hazırolda olmalıyız…

28 Mart #StarKıbrıs gazetesinde yayınlanan yazım 

“Unutulmamış Unutkanlığımızdır DEPREM!”

​Dünyanın neresinde olursa olsun, deprem oldu dendiği zaman, gazetelerde olsun, haberlerde olsun, sosyal medyada olsun duyulması , insanın içindeki korku bir yana olabilecek kayıpların acısı, insanda, derin yaralar bırakıyor.. 

Kıbrısta tarihini hatırlayamayacağım ama bir depremde Lefkoşa’daki ev içindeki koltukta bir duvardan bir duvara salıncak gibi kaydığımızı dün gibi hatırlıyorum daha sonra o korku ile sabit telefonlardan akrabaları,ahbapları arayış telaşını da..

Türkiye’de olan Depremlerin her defasında, halk üzerindeki korkunç etkisi,arkada kalanların hikayeleri ile dökülen gözyaşları hep anılarımızda birikmiş bir yara olarak halen, iyileşmemiş bir üzüntü olarak zihinlerde yerini muhafaza ediyor..

Dün Çanakkale de 5.5 şiddetinde deprem oluşu, yine bizleri o eski ama unutulmayan, anılara götürdü. 

Endonezya’da olan depremde oğlum Dr. Kandemir Berova ‘nın anne,  ben yardım için KKTC  Sağlık Bakanlığı  ekibine katılıyorum Endonezya’ya gideceğim dediği gündeki heyecanın,  bir annenin yüreğinde duyduğu korku ,endişe ve  gurur karışımı duyguların toplamınını o günlerin şartlarında anlatmam unutmam, mümkün değil..

Yanlarına alacakları bavulun, taşınabilir olması, gerek Kızılay gerekse askeri uçaklar da kolaylık için gerekli idi ama elzem eşyaların, acilen o küçücük yere sığdırılması da gereklilikti.. Çabucak hazırlamak görevimdi.. ıslak mendiller dahil ,çanta içine lazım olur  diye koyduğum naylon leğene çamaşırları yerleştirdiğimi bütün bunları yaparken ruh halimdeki duyguların depremini ben de,  yüreğimde hissettim.

Daha sonra onlardan ilk haberin geliş beklentisi, ordaki yerle bir olmuş hayatı her gün tekrarlanan artçı depremleri işiterek geçen kaç günler..

Ülkemizde zaman zaman yapılan deprem de alınacak önlemler veya tatbikatlar olsada en son ne zaman yapıldığını hatırlamıyorum.
Televizyon konuşma,konuk programlarında da bu konu ile ilgili uzun zamandır halkı bilgilendirme yönünde bilimsel analizlerin yapıldığını hatırlayanınız var mı bilmiyorum.. ama ben izlemediğimı biliyorum.

Deprem denen doğal afetlerin hiç bir yerde olmaması temennisiyle , önceden halkın deprem sırasında alabileceği önlemlerin  belirli aralıklarla eğitim amaçlı verilmesi gerektiği gerçeği ile..

Bu güne nokta mı?

Unutulmamış Unutkanlığımızdır DEPREM!🍀