Tag: Hükümet

Aylardan sonra gelen hükümet

Aylardan sonra gelen hükümet

Korona virüsü dünyada Azrail gibi dolaşıyor. Bu salgından korunmak önlemlerle mümkün. Yaşamın devamında bundan sonraki süreçte kişilerin yaşam şekillerini değiştirmek mecburiyetinde olduğunu bilmeleri gerekir.
2020 yılındaki olumsuzluklar 2021 de yaşanır mı? İyi konuşalım iyi olsun. Negatif düşünce gücü karamsarlığı çağrıştırır. Anca dünyaca ünlü kahinlerin yeniden yeni yıl için yorumlar yaptığını da okuyoruz. Kehanetlere aldırış etmemekle beraber geçmişte bahsedilen bir çok tesbitin yeni yıllarda örtüşmesi de insanoğlunun aklını karıştırıyor. Dünya genelindeki ölümlerin korkunç rakamları ile dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunun haleti ruhiyesi bozulmuştur. Ülkemizde de gittikçe yerel vakalar artmakta tanış olduğumuz bildik isimleri sosyal medyadan temaslı veya korona virüsünü kapmış olmalarını görmekten büyük bir üzüntü duymaktayız. Korona aşısının bir an evvel adamıza gelmesinin beklentisi de ada halkının istekleri arasındadır.
Geçen haftaki “Meclis Genel Kurulunda“ Sağlık Bakanı Sayın Ali Pilli, kendisini temaslı olarak izole ettiğini açıklamış ve KKTC Meclis’inde nisap sağlanması hususunda Sayın Tufan Erhürman ‘dan yardım istemiştir. Gerekli insani davranışı CTP Genel Başkanı yapmıştır. Takdir etmek gerekir. Geçen hafta içinde geleneksel rutinde okunan hükümet programı kısa sürede yapılması mümkün olmayan uzun vaadleri içeren konuları özüne almıştır. Biliyorsunuz ki ilgi duymayanlar uzun yazıları dahi okumamakta ve fikrini yazıya göre değil paylaşılan görsele göre yorum yapmaktadır. Yanlış mı? Hayır doğrudur. Nedenine gelince bunalan ve ayni konulardan usanç duyanların, ayni şeylerin tekrarını okumaktan kaçınan insanımızın çoğunlukta oluşudur. Hükümet programının görüşüldüğü genel kurula nisap için gireceğini önceden açıklayan ise TDP milletvekili Sayın Zeki Çeler olmuştur. Genel kurulda ki konuşmalar uzun ve yine bildik konuların muhalefet anlayışı ile tutanaklarda kendini bulmuştur. Meclis TV izleyicilerinin kanaatine göre ayni konuların tekrarı can sıkıcıydı. Ülke halkının bu dönemde isteği geçim derdine çare olacak kararların 20-3-2, Saner hükümeti tarafından acilen alınmasıdır. Ayrıca Meclisete muhalefetin somut önerilerle eleştiri yapmasıdır. Üzülerek ifade etmek gerekirse demagoji yapmakla bir yere varılmıyor. Azınlık seçim hükümeti güven oyunu 24 kabul, 20 red ve 3 çekimser oy ile almıştır. Nihayet aylardan sonra ülkemiz bir hükümete sahip olmuştur. İcraat hükümeti kurulmamasında sorumlular ise CTP ve HP olmuştur. Başbakan Sayın Ersan Saner’i bekleyen sorunlar yumağı vardır. Ankara ziyareti ile umulan o ki mali konulara çare bulunacaktır. Bilhassa maaşlar ve 13.Maaşların ödenmesi bekleyişin ilk sırasında yer alandır. Hükümeti oluşturan koalisyon ortakları ile hükümet protokolüne sadakati de denetleyecek olan yine Başbakan Saner olacaktır. UBP Genel Başkanı olarak ayrıca erken seçime hazırlanma mükellefiyeti devam ederken parti teşkilatını UBP’sini erken seçim öncesinde olağan kurultaya hazırlamak da Genel Başkan olarak görevleri arasındadır. Başbakan Hamza Ersan Saner’e ve koalisyon ortaklarına bu zorlu dönemde başarılar dileriz. Türkiye Cumhurbaşkan yardımcısı ve Kıbrıs işleri koordinatörü Sayın Fuat Oktay’ın TBMM ‘deki net konuşması ve içeriği KKTC’de yalnız olmadığımızın teminatıdır…
Bu gün KKTC’de Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeni ile Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesinde vatanı için şehit düşenlerin anısına birçok etkinlik yapılacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Geçmişini bilmeyen bir millet, geleceğine yön veremez.’ Bu nedenle gelecek neslin sağlam adımlarla ileriye yürümesi için o günlerin anılması çok önemlidir.’ Rum saldırılarına karşı mücadele eden, topraklarını ve Kıbrıs Türk halkını koruyan, canını bu uğurda feda eden şehitleri rahmetle ve saygıyla ve minnetle anıyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız…

Yerin kulağının görevi

Yerin kulağının görevi

UBP-DP-YDP “Seçim hükümeti “ binbir zorlukla kuruldu. Kabine üyeleri Cumhurbaşkanı Sayın Tatar tarafından onaylandı.Sayın Cumhurbaşkanı Tatar ile Sayın Saner’in kabine onaylanmadan evvel bir saatlik istişarelerinde ne konuştukları basına yansıtılmadı. Ancak yerin kulağı var derler doğrudur.
Olağanüstü Meclis Genel Kurulunda 10 Aralık 2020 de oluşturulan kabine ve HP’den ayrılan üç milletvekilinin istifalarına ilişkin tezkereleri nisap zorluğu aşıldıktan sonra okunabildi. Kim ne derse desin, rencide edilebilirsiniz, acaip davranış ve sorulardan bunalabilirsiniz,anca genç Milletvekili ve HP’den istifa eden Mesut Genç nasıl kabul edersen et ama bu ”bir anne olarak sana öğüdüm olsun oğlum, bundan sonraki yaşamında ne olur, evladın üzerine yemin verme. “ hele de siyasetin bu yalan düzeninde asla çocuğunun adını zikretme… Bilmem anlatabildim mi?
Şimdi hükümet programı Mecliste okunacak tabi vaktinde nisap sağlanması her zaman bir sorun olarak erken seçim tarihine kadar hükmünü sürdürecek. Veya bu ortaklar da anlaşamazlar ise seçim tarihi daha önceki bir tarihte öne alınabilecektir. Bu dönemde Meclis’te 12-6-3 muhalefetini de dikkate almak zorunda olan Sayın Başbakan Ersan Saner’in işi çok zor olacak. Üstesinden ancak UBP milletvekilleri ile birlikte geleceğine inanmakla beraber ona rahat gecelerinin olmayacağını da söylemekte fayda vardır.
Sayın Saner’i ve dolayısı ile UBP’ni bekleyen çözülmesi ve cevap verilmesi gereken bir çok mesele vardır. Sorular uzayıp gitmekte bir çok hadise ise çözüm beklemektedir. UBP henüz dillerde nağme olan Olağanüstü kurultayını dahi yapamamıştır. Kaldı ki Olağan Kurultayının da erken genel seçimden yani Ekim 2021’e kadar yapılması zaruriyeti vardır. Kurultaya giderken ise teşkilat yapısının seçimlerini de yapmak durumundadır. 6 İlçe ve kongreler ve Genel Başkanın seçileceği ayrıca ayni kurultayda parti meclisi üyelerinin de onbinlerce üyenin katılımı ile seçimi yapılacağı düşünülürse zaman çok dar olacaktır. Bütün bunlara ek erken genel seçim için milletvekili adaylarının sıralaması da tüm üyelerin katılımı ile diğer bir aşamada yapılması gerekendir. Çok yakın bir tarihte Meclis Genel Başkan seçimi vardır ve isteyen milletvekilleri adayları UBP içinde çoğunluktadır. Olağanüstü kurultay yapılır mı yapılmaz mı tartışmaları sürerken milletvekillerinin tek adaylı bir seçim olsun diye taahhüt verdikleri imza kağıdı bir şekilde basına servis edilmiştir.İmzaların elden ele dolaşmasını etik bulmayan bir çok vatandaş vardır. İmzalayan milletvekilinin bu imzalar kendisini bağlarken parti genel başkanı olmak için illaki milletvekili olmak şartı da yoktur.
Hükümet güven oyu alır mı ? Sorusuna cevap herhangi olağanüstü bir durum olmaz ve iktidar milletvekililerinin nisabı sağlamaları halinde, erken seçim hükümeti mecliste güven oyu alacaktır.
Şimdi ülkemizi bekleyen en önemli sorun başta sağlıkta alınması gereken önlemlerdir. Meclis Genel kurulunda bütçe yasa tasarısın aralıksız görüşme ile tamamlanması ve Aralık ayı sonuna kadar uzun sürecek oturumlarda nisabın oylamalarda sağlanabilmesi halidir. 31 Aralık 2020 tarihine kadarki mükellefiyeti olan ödemelerin yapılmasıdır ki bunlardan birisi de 13. Maaşlardır. Çarşı ve esnaf memur kadar bu ödemelerin olmasını bekleyendir. Kabinenin oluşumunda yer değişimi ile maliye bakanlığında “söz” şimdi Sayın Dursun Oğuz’a geçmiştir. Maliye bakanından beklenilen çok iş vardır. Niye Maliye Bakanının yeri değişti sorusu dillere destan olmuştur. Başbakan Sayın Ersan Saner’in kendinden önceki Başbakan Ersin Tatar’ın kabinesinin devamı diye adlandırılmaması için yer değişiklikliğini yaptığı söylemi parti üyeleri ve vatandaşlar arasında kabul görmediği bir yana “Enerjik kadro ”olsun kabinede motivasyon olsun,dediği husus da sorulara cevap olamamıştır. Fazla söze de gerek yoktur. Ne diyelim “Enerjik Kabine” hayırlara vesile olsun.

Felaket zinciri hız kesmiyor

Felaket zinciri hız kesmiyor

Bu günkü yazıma ibretlik bir hikaye ile giriş yapacağım. Hikaye aynen şöyle; “Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra, pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün keyif yapıp evde oturacağını hayal ediyordu. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu. Baba, oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti onu, ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı: – ‘Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim!’ dedi. – Sonra düşündü: ‘Oh be, kurtuldum! En iyi Coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez!’ Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi: – ‘Babacığım, haritayı düzelttim. Artık parka gidebiliriz!’ dedi. Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içindeydi ve oğluna bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk şu ibretlik açıklamayı yaptı: – ‘Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzelttiğim zaman dünya kendiliğinden düzelmişti!’ Demek ki önemli olan olayları fark edebilmek için insanların kendilerini zapturapt altına alması kafiydi. Her durum ve ahvalde insaniyet önemlidir. Ülkemizde bir türlü kurulamayan hükümet kurma çalışmalarına gelince bu kadar uzun bir sürede kurulmayışının nedenleri sosyolojik açıdan incelenmeye değerdir. KKTC Meclisine 2018 erken genel seçimi ile girmeye hak kazanan 6 siyasi parti ve 50 milletvekili var. Hani derler ya “ iki baş bir kazanda kaynamaz” durumları aynen öyle. Sayın Tufan Erhürman da başları bir araya getiremediği bir yana hak etmediği bir çok eleştiriyi de eski 4’lü hükümet mensuplarından duymuş oldu. Koaliyonu kuramayacağını anladığı anda 3 Aralık 2020 tarihinde görevi aldığı Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’a geri iade etti. Cuma ve Cumartesi iki gün Sayın Tatar 6 siyasi partinin yetkililerini makamına davetle görüştü. Üçüncü kez hükümeti kurabileceğine kanaat getirdiği bir milletvekilini yeniden görevlendirmeye hazırlanıyor. Tabi bu arada edinilen tecrübe göstermiştir ki UBP dışındaki 5 siyasi parti yetkilileri hükümet kurulmalıdır diyor ama öte yandan binbir çeşit zorluğu da ilke deyip dayatıyorlar. Memleketin zor durumunu düşünüyoruz diyorlar ama düşünmedikleri gün gibi ortada olandır. Sanki hükümet kurulmasın kaos yaratılsın anayasanın ilgili maddesi çalıştırılsın Cumhurbaşkanı yetkisini kullansın ve 60 gün içinde seçim olsun istemleri var gibi davranış sergiliyorlar. Her halükarda son deneme hükümet kurulması için bir milletvekili daha görev alacaktır. Bu görevin yeniden en çok milletvekiline sahip UBP’den Sayın Ersan Saner’e verileceği varsayımıdır. Vatandaş olarak isteğimiz ilgililerin akıllarını başlarına toplayıp ülkeyi hükümetsizlikten kurtarmalarıdır. Büyük bir ekonomik kriz artarak devam ederken salgında vaka sayısı artmaktadır.Maliyenin kasası boştur. Mecliste henüz 2020-2021 Mali yılı bütçe yasa tasarısı görüşülmemiştir. Çarşı perişan haldedir, insanımız seçim değil geçim derdindedir. Lütfen ibretlik hikayedeki gibi kendinizi düzeltin ki dünyamız düzelsin. Felaket zinciri hız kesmiyor, salgının ve 2020’nin lanetli günlerinde gibiyiz. Cumartesi 5 Aralık Akdeniz’de meydana gelen deprem sallantısını KKTC’deki bazı yerleşim yerlerindeki halkımızda büyük bir korkuyla yaşamıştır. Ne diyebiliriz her halimize geçmiş olsun …

Yeminlere sadakat

Yeminlere sadakat

Sayın Erhürman’ın ilk hükümet kurma deneyimi ile kurduğu ve Başbakanlık yaptığı zaman aralığı yani Erhürman Hükümeti 2 Şubat 2018ve 9 Mayıs 2019 tarihleri arasında 460 gün sürmüştür. Şimdi yine ayni müzakere taktiği ile kendisine Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından tevdi edilen görevi yapma çabası içerisine gayretlerini sürdürüyor. Erhürman şimdi 12-9-3-3 sayısına ilave destekli bir hükümet modeli yaratmak adına çalışıyor. Bu arada UBP ile de ilişkilerini siyasi nezaket kuralları çerçevesinde sürdürüyor. Valide Sultan Konağında 6 siyasi parti başkanınını davet edip UBP hariç diğerleri ile, içki içilmediği haberlere düşen bir akşam yemeği düzenlemesi de siyasi gündeme ayrı bir renk katmıştır. Bu günlerde beklediği yemeğe katılan siyasi parti liderlerinden gelecek cevaplardır. Erhürman’nın yemek öncesi ve yemek sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlarken yüz ifadesinde düşünce yorgunluğunun oldukça belirgin olduğunu söyleyebilirim. KKTC Meclisi Genel Kurulu bilindiği üzere geçen haftaki oturumda gruplar arası mutabakatla kısa sürmüş ve 30 Kasım 2020 tarihine ertelenmişti. Siyasette hedefe giderken her şeyin mübah olduğu günleri yaşıyoruz. Sonuç alabilmek adına bütün iletişim araçları kullanıldığı gibi yüz yüze görüşmelerdeki konuşulanlar dahil parti başkanlarının ezberinde olanlardır. Sayın Erhürman’ın mecliste ve basın önünde devamlı kullandığı bir deyim vardır “ Üstüne kuş kondurmak” Doğru ve yerinde kullanılmış bir deyim, nihayetinde Erhürman mucize beklemektense gerçekleri görebilmenin ehemiyetindedir. Şartlı hükümet kurulmasının faydadan ziyade olumsuzlukları beraberinde taşıyacağını bilen bir siyasetçidir. Öte yandan vatandaşın istediği uzun süreli bir hükümetin kurulmasıdır. Memlekette geçim sıkıntısına çare ve korona salgınına tedbirlerin alınabilmesidir. Türkiye’den para akışının sağlanması ve çaresizliğe çare halkımızın isteğidir. Bu dönemde salgının Güney Kıbrıs’ta çıldırdığını görüyoruz. Her günkü vaka ve ölümler korkunç bir seyir izliyor.Kıbrıs meselesi ise miyadı dolan bir konu olsada Kapalı Maraş’la gündemde yer alıyor. Hayalet şehir ise şu andaki düzenlemeler ile geçmişten bu güne tarihin gerçeğinde hayallerin şehri olma seyrinde ve gelişmelere ve dolaşıma açıktır. Mal sahiplerinin ikameti çalışmalarının sürdürüldüğü efsane bir ortam olma yolunda büyük bir projedir. Maraş bölgesi, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘ın ve TC yetkili mensuplarının 15 Kasım ziyareti ile zirvede yerini muhafaza ediyor. “Acil Durum Hastanesi “ açılışı yapılmıştır. İcraat beklenen bir dönemdeyiz, niye seçim hükümeti kurulsun. Yoksa seçim yapılacağı tarihin belli olması ile yaşanacak süreç ve sonuçta tek başına iktidara en yakın siyasi partinin adının yine UBP olduğu bilinmiyor mu? Demem o ki bırakın seçimler 5 yılda bir yapılsın, erken seçim modası ortadan kalksın ve icraat hükümeti denen koalisyon kurulsun. O zaman gelecek ve seçimlerde seçmen kararını daha iyi yönde verebilsin. “Öfkenin sonuçları nedenlerinden çok daha üzücüdür.” Bilinmesi gereken mana budur! O halde bütün siyasi parti milletvekillerinin KKTC Meclisinde 22 Kasım 2018 tarihinde ant içtikleri metne “Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü, halkın kayıtsız şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ve Atatürk ilkelerine bağlı kalacağıma; halkımın refah ve mutluluğu için çalışacağıma; her yurttaşın insan haklarından ve temel hak ve özgürlüklerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya bağlılıktan ayrılmayacağıma; namusum ve şerefim üzerine and içerim.” yani yeminlerine sadakatleridir. Bütün bu ahvalde 3 yıl geçer geçmez yapılacak bir erken seçimin, vatandaş nazarında lüzumsuz ve zamansız olduğu bilinmelidir…

Pişman olmayı engelleyen sorgulamalar

Pişman olmayı engelleyen sorgulamalar

Meclisteki milletvekili sayısı şu anda Sayın Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı olması nedeni ile bir eksildi bir de mazaretli olarak genel kurula katılmayan milletvekili Sayın Hüseyin Özgürgün var ve 48 milletvekili halen mecliste görevleri başında. 10 milletvekili bakan olarak hükümette ve bakanlık koltuklarındadır. Sayın Akıncı zamanında onaylanmış kabinede şu anda başbakan yok. Vekalet eden yok. Cumhurbaşkanının ifadesi ise kabineye başkanlık yapabileceğidir. Eleştiri yapanlar hükümet yok diyorlar ama kabinede bakan sıfatları ile görevlerini sürdürmektedirler. Cumhurbaşkanı seçimi için parti genel başkanlığından ayrılan seçime bağımsız giren ancak HP milletvekilliğinden ayrılıp bağımsız milletvekili kalmayan Sayın Kudret Özersay‘dır. Sayın Serdar Denktaş ‘da ayni şekilde bağımsızlık hakkını Cumhurbaşkanlığı adaylığında kullanmış olan ama halen DP milletvekilidir. Özersay ve Denktaş seçimlerde bekledikleri oyu alamamışlardır ve siyaset dünyasında bir garip durumun, özeti ve öznesi gibi olmuşlardır. Mecliste en çok milletvekiline sahip UBP Genel Başkan Vekili Genel Sekreter ve ayni zamanda GaziMağusa Milletvekili Sayın Ersan Saner’e Cumhurbaşkanı Sayın Tatar tarafından hükümeti kurma görevi tevdi edilmişti, 7 Kasım 2020 ‘de Sabah Saat 10.30 da görevi alan Sayın Saner bu süreçte Mecliste mevcut siyasi partileri ekbi ile ziyaret etmiş ancak hükümet müzakeresi ile ilgili olarak CTP-HP-DP-TDP 4’lü eski hükümet mensuplarından ve YDP ‘den gerekli desteği alamamıştır. Halkımızın bu başarısızlıktaki genel kanaati, partilerin “Genel Başkanlarının” Cumhurbaşkanı seçimlerini kaybetmiş olmasının hayal kırıklığı ile hareket ettikleridir. 21 Kasım 2020’de Saat 10.30 ‘da Sayın Ersan Saner son dakikaya kadar uğraşlarına rağmen hükümeti kuramadıkları gerekçesiyle görevi cumhurbaşkanına geri iade etmiştir. 12 Milletvekilli CTP ‘den Milletvekili Sayın Erhürman’a görev tevdi edilen gün yine 21 Kasım 2020 Saat 17.00 olmuştur. Sayın Erhürman her zamanki aynı rota ile siyasi temayül gereği siyasi parti merkezlerine ziyaret yapacağını açıklamıştır. Seçim kaybetmiş cumhurbaşkanı adayları ve Sayın Akıncı’yı destekleyen TDP arasında ki görüşmelerle 4’lü hükümetin kurulması için çaba gösterileceği varsayımlar arasındadır. Serdar Denktaş ile yüz yüze konuşmadan aracıların sözüne itibar edip onun hakkında yanılmışım, o benim vefalı dostum diyen ve sosyal medya paylaşımı yapan YDP Başkanı Sayın Erhan Arık’lının böylesine bir hükümete 5. Ortak olarak dahil edilmesini inşallah eskisi gibi tartışma konusu yapmazlar. UBP ile geniş tabanlı bir icraat hükümeti kurmayanlar ise ilk milletvekili seçiminde kurulacak sandıklarda seçmenden cevaplarını alacaklardır ve oylarının düştüğünü göreceklerdir. Bu halkımızın ortak genel kanaattir. 12-9-3-3-2 ile 5’li hükümet kurulsa dahi mali güç desteği olmadan bütçe açığı olan bir maliye ile hükümetin çok başlılığında, sendikalara,üreticiye, imalatçıya, çarşıya, asgari ücretliye ,memura maaşlar ve 13.Maaş ödemelerinin nasıl yapılacağı halkın soruları ve endişeleri arasındadır. Kaldı ki KKTC birçok bölgeyi etkileyen doğal afetin sıcak gelişmeleri ve zararı can yakarken, korona denen illetin virüsünün salgın olarak dünyada artarak devam ettiği bir zamanda ülke insanında kaygı artarak devam etmektedir. “KKTC’de meydana gelen hortum felaketi sebebiyle tüm Kıbrıs Türk halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hasarların giderilmesi, yaraların sarılması için var gücümüzle KKTC’nin yanında olmaya devam edeceğiz.” Mesajı ile sosyal medyada paylaşım yapan Sayın Fuat Oktay’a ve dolayısıyla Anavatana teşekkürlerimiz sonsuzdur. Bütün bu hadiseler devam ederken KKTC insanının toplumsal faydası için zor bir dönemde görevden kaçan siyasi partileri ve icraat hükümeti kurmayanların hangi akla hizmet ettikleri de süreç içerisinde mutlaka sorgulanması gerekendir çünkü sorgulama gelecekte pişman olmayı engeller…

Yenilmekle marifetli, yanılmakla alim olunur.

Yenilmekle marifetli, yanılmakla alim olunur.

Sanki bütün olumsuzluklar 2020 yılının 12 ayına enjekte edilmiş! Gün geçmiyor ki! bir üzücü haber can yakmasın. İzmir’de olan deprem ve sonrasındaki felaket görüntüleri can kaybı ve yaralılar yine bir çok eve ateş düşürmüştür. Elbette Türkiye güçlü bir devlettir ve bu yarayı her türlü imkanı ile sarmış olacaktır. Geçen yıl 2019 yılı Eylül ayında gittiğim İstanbulda iki deprem yaşadım. Birisi 4.7 diğeri 5.8 şiddetinde ve biz bir apartmanın 6 katında idik. Depremin sarsıntısını,uğultusunu ve korkusunu anlatmam mümkün değildir. Kıbrıs adasının da deprem kuşağı üzerinde olduğu bilinmektedir. Geriye dönüp baktığımızda 2005 yılında Endonezya ‘da olan deprem ve Tsunami sonrasında doktor oğlum Kandemir Berova’nın oradaki arama ve kurtarma çalışmaları için Türkiye’nin Kızılay ekibi ile KKTC ‘den gönüllü doktor ve bir kaç hemşirenin Endonezya ‘ya gittiklerini dün gibi hatırlıyorum. Deprem günü saati gecesi gündüzü tarihi belirsiz olan içimizde her daim var olan tarifsiz bir doğal afet korkusudur. 2020 yılının başlangıcı ile birlikte adı duyulan Korona virüs salgını 10 Mart tarihi ile beraber ülkemizde Salamis oteldeki bulaş haberleri ile gündeme korkutan bir salgın olarak girmiştir.Sonrasında hükümetin aldığı tedbirler ile kapalı bir dünya yaratılmış ve KKTC’de yeni normalleşme sürecine sıfır vaka ile girilmiştir.Açılım derken aradan aylar geçmiş yeni normalleşme denilen süreçte sosyal yaşam dahil ekonomi dibe vururken siyasi oluşumlar yeni bir ivme kazanmıştır. 26 Nisan normal süresinde yapılmayan Cumhurbaşkanı seçimi 6 ay ertelenmiş ve sonrasında yapılan seçimlerde Cumhurbaşkanı Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Ersin Tatar kazanmış ve Cumhurbaşkanı olmuştur. 2019 yılı içinde Ulusal Birlik Partisi ile Halkın Partisi’nin ortaklığıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 35’inci hükümeti kuruldu ise de Cumhuriyet öncesi hükümetleri de sayılacak olursa 41 hükümet kurlumu yarım adamızda yapılmıştır. 15 Kasım 1983 sonrası şimdi 36. Hükümet zoraki nikah gibi olsa da kurulacaktır.Çünkü başbakanı olmayan bir kabinemiz vardır. Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar Yeni hükümeti oluşturmasına kanaat getirdiği herhangi bir milletvekilini görevlendirebilirdi ancak temayüller gereği bu görev her zaman siyasi partilerin genel başkanına verildiği için, KKTC meclisinde en çok milletvekiline sahip UBP kurultay sonucunu ve genel başkanın seçilmesini beklemeyi uygun görmüştür. Corona salgını şemsiyesi altında UBP olağan üstü Kurultayı 31 Ekim 2020 tarihinde binlerce üyenin katılımı sonuçlanmıştır, Sayın Faiz Sucuoğlu ve Sayın Hasan Taçoy ikisi de katılan üyelerin %50 artı bir oyu sağlayamadıkları için UBP genel başkanlığı seçiminin 2.Tura kaldığı divan başkanı Sayın Zorlu Töre tarafından açıklanmıştır. Sayın Sucuoğlu veya Sayın Taçoy şimdi asıl mesele yeni oluşacak bir hükümet modelinin nasıl bir koalisona zemin hazırlayacağıdır. 15 Kasım KKTC Kuruluş yıldönümünde Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’nın ülkemizi ziyaret edeceği bilinmektedir. Bu süreçte hükümetin kurulması ve Başbakanın belli olması kanaatimce gerekli olandır. Ülkemizde ekonomik, sosyal ve siyaseten alınacak bir çok kararın yeni hükümet tarafından alınması ve uygulamaya konması gerekendir. Halkımızın toplumsal refahı bir an önce siyasi mutabakat sağlanmalıdır. Güne söz atalarımızdan olsun “Adam, yenilmekle marifetli olur; yanılmakla alim.”

Jet ile gelen siyasi kararlar

Jet ile gelen siyasi kararlar

KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı 11 Ekimde yapılacak seçimin erkene alınması için siyasi parti liderleri ile sarayda toplantı yapıp konuştu. Sonuç tarihin değişmemesi yönündeki görüşlere takıldı. Mutabık kalınan tarih yeniden teyid edildi. Geçen hafta KKTC Meclis genel kurulu iki tam gün mesai yaptı. Ercan Havaalanına inen jet uçak ve yolcuları için özellikle sağlık ve test konusu olmak üzere giriş yapan kişilerin ülkedeki kısa yaşanmışlıkları üzerinden, muhalefetin keskin soruları ve iktidarın cevapları halkımızı Meclis tv’ye kitledi. Sosyal medyada, geceli gündüzlü bu konuda olumlu veya olumsuz yorumlar zaman tünelinden hiç eksik olmadı. Konu ile ilgili herkes bir birini suçladı, ancak kamu oyu yargısı hiç de hoş oluşmadı. Sonuçta polis genel müdürlüğü tarafından tahkikat neticesi bekleneceği intibası ağır bastı, kabinede değişiklik olabileceği hususu gündeme geldi ve nihayetinde Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Ersin Tatar Turizm Bakanı Sayın Ünal Üstel’i atadığı bakanlık görevinden alarak yerine UBP Girne milletvekili Sayın Kutlu Evren’i bakan olarak atadı. Sayın Kutlu Evren’nin Vikipedi, özgür ansiklopedideki kişisel bilgilerine internet üzerinden baktım. Hacettepe Üniversitesi İşletme Yönetimi ve Turizm bölümünü tamamlamış olduğu ve Sayın Ayşeğül Baybars’dan önceki KKTC İçişleri Bakanı görevini yürüttüğü bilgisini yeniden ulaştım. Siyasette görev değişiklikleri zaman zaman yapılmaktadır. Nitekim, Başbakan Tatar, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, son yaşanan siyasi gelişmelere bağlı olarak UBP içerisinde yapılan değerlendirmeler sonucu kabinede değişikliğin yaşandığını açıklamıştır. Siyasiler yani seçilen milletvekilleri bunu bilerek hareket etmek gereğini bilirler ve kendilerine tevdi edilen görevleri yapmak üzere “makam görevi” ifa ederler. Genel Seçimde milletvekili adayları halkın kendilerine reyleri ile verdikleri irade ile hareket etmek üzere seçilirler. 26 koltuk elde eden siyasi parti ise tek başına iktidar olabilir. Son 14 yılda sayısı oldukça fazla birçok Koalisyon Hükümeti kurulmuştur. CTP-DP, CTP-ÖRP, CTP-TDP-DP , CTP-DP,CTP-UBP, CTP-HP-TDP-DP geçen bu süreçler sonucunda şimdi UBP-HP hükümeti görevdedir. Hükümetlerin kuruluş adı ne olursa olsun, kanunen bir bütün olup bakanlar Kurulunda alınan kararlar resmi gazetede yayınlanmadan yürürlüğe giremez. Ve kararlar oy birliği ile alınır. Bütün bakanların imzasını taşır ve resmî gazetede ilan edilir. Örneğin süt fiyatları mı değişti her bir bakanlık açıklanacak olan fiyat artışı değişikliğine oy verendir. Karar öncesinde ilgili bürokratların ve önerge sabibi bakanın mevcudiyet gösterdiği toplantıda önerge için detaylı bilgi verdiklerini konunun tartışıldığını ve ortak kararın çıktığını bürokratlık yapmış birisi olarak bilmekteyim bu gibi toplantılara katılmışlığım vardır. Önerge ile ilgili diğer bakanların eğer soruları varsa teknik düzeydeki açıklama ilgili bakanlığın üst düzey teknik elemanları tarafından cevap bulmaktadır. Karar verildikten ve karar zapturapt altına alındıktan sonra hiç bir bakanın çıkan karar için yok biz yanıldık veya yanıltıldık demek hakkı etik değildir. Bakanların toplantıya giderken beraberlerinde götürdükleri klasörde ve en üste yer alan gündemlerindeki önergeleri ve içeriklerini de bilmeleri görevleridir. Sağlık konusunun korona virüs salgını nedeni ile yasakların sık elenip sık dokunduğu zamanda havadan, karadan denizden ülkemize girişlerin usulüne uygun kurallarının uygulanması ise mecburidir. Konuyu başka yönlere çekip ülkede yatırım istenmiyor izlenimi yaratacak spesifik görüşlerin siyasetçi tarafından açıklanması ise, memleketimiz adına kötü bir örnek teşkil eder. Ciddi yatırımcılar tarafından böyle bir algı ise asla kabul görmez. Velhasıl hayretleri yaşadığımız bir haftayı geride bıraktık. Bu hafta neler olur, neler değişir, hep birlikte bekleyip, göreceğiz…

Maskeli paketin sosyal mesafesi

Ekim ayında “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti “‘nin yeni Cumhurbaşkanını seçeceğiz. Şu anda seçimlerde uzatmaları oynuyoruz. Korona Virüs esbab-ı mücbire gösterilerek ülkemizde seçimlerin seyri değişmiştir. Cumhurbaşkanı makamı Anayasa hükmünde belirtilenin Cumhurbaşkanı beş yıl için seçilir maddesi hilafına 5 yıl artı 6 ay oldu. 11 Ekim’e kadar Haziran günlerini de ilave edecek olursak seçim için 4 aylık bir müddet daha önümüzde duruyor. Zor bir süreç olacak çünkü ”sıfır vaka” böylesine çabuk bir açılımda nereye kadar sürer diye düşünmeden edemiyor insan. Seçim tarihi yine etkilenir mi bilinmez! Türkiye sivil havacılığın tüm havaalanlarına notam diye gönderdiği kuralların bir maddesi çok önemli “ Test sonucu pozitif çıkan yolcular deport edilmeyecek ve tedavi edilecektir” diye yolculara seyahat etmeleri açısından bir nevi güven vermektedir. Bu güçlü güven ise sağlıkta tedbir derken, acil durum hastanelerinin Türkiye ‘de yapılmış olması, şehir hastanelerinin varlığı ve diğer bütün tam teçhisatlı hastanelerin hazır olda olmasından kaynaklanmaktadır. KKTC ‘de çok şükür zamanında alınan tedbirlerle ikili rakamı geçmeyen Korona Virüs vakasına rastlanmış, hastanelerimizin salgınla ilgili yoğunluğu olmamış, yoğun bakım servisleri dolup taşmamıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde muhtemel ithal bir virüs salgını olması halinde hastanelerinin kendi halkımıza yeterli olmadığını pek tabii ki hepimiz biliyoruz, bunun farkındayız. 2. Dalga olmaz dersiniz, ya olursa! gibi strateji belirlemek gerektiğini de hükümetin bilmesi gerekir. O halde bu rehavet niye diye sorululacak sorulara cevab icraat olmalıdır. Şimdiye kadar geçen sürede yapılması gereken herhangi yeni bir hastanemiz olmamıştır. O hastane, bu hastane, derken zaman akıp geçmiştir. Erken tanı,tedbir, tedavi ve tecrit ile hani derler ya bu dönem vartayı atlattık ya sonrası? Şimdilerde sokaklar, tedbirsiz kişilerin yolu oldu. Cafeler,lokantalar, plajlar derken ne maske var ne mesafe, ellerde hijyen kuralına bu ortamlarda özen göstermek durumu ise şaibelidir. Siyasilerin de bu kurallara ve özellikle mesafeye dikkat etmedikleri bariz bir şekilde sosyal medya paylaşımlarından belli olandır. Türkiye’de Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Tevfik Özlü, kalabalık alanlarda maske kullanımının mutlaka denetlenmesi gerektiğini ifadelendirken “Maske takmayan ya da yanlış takan kişilere cezai müeyyide uygulanmalı” diyorsa ülkemizde de bu ikazın mutlaka kaale alınması gerekir. Türkiye Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca ise sosyal medya hesabından tehlikeli sosyal mesafeleri 149 cm başlayarak 122 cm aralığına kadar akıllarda bulunsun diye rakamsal olarak tek tek belirtmiş ve mesafe azaldıkça riskin arttığını tweetinde paylaşmıştır. Ülkemizdeki siyasilere gelince daha çok Facebook üzerinden sosyal medyayı kullandıkları görülürken sağlık için tedbir için kendi paylaşım uyarı ve önerilerinin olmadığı ayrı bir gerçektir. Televizyon programlarında korona virüs salgını için hazırlanan özel programlarda konuk olan doktor milletvekillerinin ve tıp camiasından gelen siyasilerin ekrandan yaptıkları virüs tıbbi açıklamaları son derece faydalı olmakta ve sosyal medya kullanmayan halkımız bu yönde aydınlatıcı bilgi almaktadır. Başbakan Sayın Ersin Tatar’ın KKTC üç büyük hastane yapılacağına ve iki ay içerisinde bu işin biteceğine ilişkin beyanatı ise adeta yüreklere su serpmiştir. Tabi ki yapım aşamasının takipçisi olacağız.Diğer önemli bir konuda Sayın Ersin Tatar bu ay kesinti yapılan kamu görevlilerinin maaşların tam ödeneceğini maaşlardan yapılan kesinti miktarının ise memurlara geri ödemeye başlayacakları haberleri de beyanatında kamu oyuna yansırken uygulanacak 2.Paket ekonomik tedbirlerin ise Pazartesi gün açıklanacağıdır. Ne diyelim ülkemiz için hayırlısı olsun…

Dikenle birlikte olan gülden sakın

Dikenle birlikte olan gülden sakın

Haşare zamanı, ne kadar börtü böcek varsa bilhassa sivri sineklerin hem can yaktığı hem hastalık yapabileceği yaz aylarına gireceğimiz vakitteyiz. Bu aşamada mevcut 28 Belediyeye fazlası ile iş düşmektedir. Özellikle birikinti su olan yerlerin kurutulması gerekecektir. Kuru ot temizliğinin yapılması ise ot sineği dediğimiz ve sürü gibi etrafta dolaşan sineklere de çareyi mutlaka bulmalıdırlar. Bilindiği üzere sivrisinekler, üremek ve çoğalmak için uygun su kaynaklarını seçerler. Su kaynakları nerelerde olabilir diye bakarsak yol kenarlarındaki sazlıklarda , bataklık, göl gibi doğal alanlarda, ayrıca ev bahçelerindeki veya apartman balkonlarındaki bir saksının dibindeki biriken suda, bahçelere atılmış kullanılmayan bir araba lastiğinde plastik mop kovalarında bırakılan ve bekletilen suda, olabilir. Dikkat edilmesi gereken çevrenizde oluşan ve bir haftadan fazla bekleyen sular tehlike kaynağıdır.Su depolarının üzerleri de kontrol edilmelidir.Bahçedeki el arabaları bazı gereçlerde bekletilen suların boşaltalılması bir yana, çatı yağmur su oluklarınızın temizletilmesi gerekir. İçişleri Bakanı Sayın Ayşegül Baybars ve Sağlık Bakanı Sayın Ali Pilli’ye de bu yöndeki tetbirlerin alınması için büyük görev düşmektedir. Halkımızın alacağı tetbirler ne kadar olursa olsun bu sineklerin bertaraf olması için yeterli olmayacaktır dolayısıyla belediyeler ile işbirliğinde, personel takviyesi ile müşterek kontrollerle, sivrisinek mücadelesi derhal başlatılmalıdır. Denetimi de yapılmalıdır. 2019 yılında ülkemizde Adada ilk kez geçen sene GKRY bir kişi de görülen “Batı Nil Virüsü” ülkemizde de bilhassa Mağusa bölgesinde görüldüğü haberlerde yetkili doktorlar tarafından belirtildiği, hatta vakanın ölümle neticelendiği akıllarda yer etmiştir. Bu virüsü taşıyan sineklerin bulaşı yaydıkları gerçeği ile beyin iltihabı gerçekleştiği de ülkemizde olduğu, hatta bu konuda belirti gösteren diğer, kişilerin kan örneklerinin tahlil için Türkiye ‘ye gönderildiği haberi de bölüm şefi doktorunun verdiği bilgiler ışığında yerel gazetelerimizde haber yapılmıştı. Her halükarda sinekler hoş ve sevilesi canlılar olmaktan ziyade hastalık taşıyıcısı olmaları nedeni ile sivrisinekler ile mücadele şarttır. Tabi şimdi Batı Nil virüs tesbiti devlet hastahanesi laboratuvarında tahlil edilebilir mi? ayrı bir sorudur. Genç ve yaşlı hastalarda Batı Nil Virüsünün kişideki hastalık belirtileri farklı olduğu gerçeğinden hareketle gerekli bilgilerin işin uzmanı doktorlar vasıtası ile Sağlık Bakanlığınca yapılmalı bu tür mücadele için Sayın Başbakan Ersin Tatar ve hükümet bu konuda belediyelere maddi kaynak aktarmalıdır. Corona salgınını henüz adamızdan def etmeden Batı Nil Virüsü salgını yerleşim birimlerimizde başlamamalıdır. Şimdiden balkonlarda veya bahçelerde oturulması, sinek istilası ve sokmalarından mümkün görülmemektedir.Belediyelerin araçlarla yaptığı ilaçlamalar yetersiz olup daha çok sineklerin açık kapı/pencere bulunması halinde ev içlerine girdiği geçmiş senelerde gözlemlenendir. Yaz mevsiminin yakıcı sıcak günleri, bütün şiddeti ile adamızda hükmeder vaziyettedir. Mayıs ayında hiç görülmemiş sıcaklık klimalara davetiye çıkarıyor.Tabi elektrik faturaları cep yakacak o ayrı bir konu. Çaresizliğe çare arıyoruz. Bütün belediyeler olası yangınlara sebebiyet verecek hususlara da dikkat etmeli Ulaştırma Bakanı Sayın Tolga Atakan ise şehirler arası yol güzergahlarında yol kenarları için yangın tetbirleri almalı, Tarım Bakanı Sayın Dursun Oğuz ise arazi ve dağlardaki yangın yol aralıklarının yeniden denetimini ilgili dairelere yaptırmalıdır. Ne demiş Mevlana “Dikenle birlikte olan gülden sakın, yılanla beraber yaşayan sinekten uzak kaç.” O halde karar ve tetbir hepimizin …

Teşriki mesainin faydaları

Teşriki mesainin faydaları

Kıbrıs adası iklimi ile ılıman bir seyir izliyor. Nisan yağmurları geçti. Mayıs ayı günleri içinde ilerlerken günbe gün yağmura hasretliği bitmeyen topraklara yağmurun hayat verdiğini,bizler bir bakıma pencereden dışa bakışta izliyoruz. Geçen gün Mesarya ovalarına yağan yağmurun bereketi vardı. Hasat mevsiminde belkide çabuk olmak gerekecek . Çiftçilerin tarlalarda silaj balalarını toplayıp kamyonlarda taşıdığı görsellerini sosyal medyadan bu mevsimde görenleriz. Bütün çiftçilerimize bu zor dönemde, korona salgının korkusunun yaşandığı ülkemizde, KKTC’de üretici kesimin tümüne kolaylıklar diliyoruz. Biliyoruz ki çiftçilerimiz örgütlü ve kökü çok eski yıllara dayanan “Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği “inde sorunlarına çare aramaktadır. Hayvancılıkla iştigal edenler de Hayvancılar Birliği çatısı altında her türlü proplemlerini gerek basından, gerekse ilgili bakanlık nezdindeki makamlara iletmekte ve kamu oyu bilgisine getirmektedirler. Nitekim korona salgını sürecinde UBP-HP hükümetinin UBP’nin kabinedeki Tarım Bakanı Sayın Dursun Oğuz’un Türkiye ile olan iyi ilişkileri ve sorunları, anavatana aktarımı, sayesinde “akmaz ise damlayan “ bir çözümle üretilen fazla sütün imalatçılara verilmesi ve işlenen sütten elde edilen ürünün yurtdışına ihracatı sağlamıştır. Bu gün 4 Mayıs 2020 ve denetimli, kısıtlı normalleşme sürecinin başlayacağı gün, Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Ersin Tatar tarafından çeşitli ortamlarda alınması muhtemel tedbirler kamu oyu bilgisine getirilmiştir. Önemli olan bu süreçte ekonominin işleyişinde etken olacak hususlar üzerinde tam zamanında ve her sektörün sorunlarına göre strateji sağlanması ve önlem alınmasıdır. Devlet yönetimi bunun için vardır ve gereklerini yapmalıdır. Bu dönemde bir çok çalışan işsiz kalmış, veya işyerlerinin ödeme sıkıntıları sözlü gerekçesi ile ücretleri kendilerine ödenememiştir. Böylesine büyük salgının dünyada olduğu gibi bizim küçük ve yarım adamızdaki sağlıkta olsun ekonomide olsun sosyal hayatta olsun depreminin şiddeti hayli fazla olmaktadır. Bu gibi durumlarda hasar tesbit çalışmaları yürütülse dahi bazı hallerde yetersiz olduğu ayrı bir gerçektir. Türkiye ile ilişkilerde sürdürülen diplomasi kanaatimce yetersizliğini halen sürdürdürmekte stratejik konumdaki ülkemize maddi kaynak aktarımı sağlanamamaktadır. Veya öyle bir kamu oyu yaratılmıştır. Geçen KKTC Meclis Genel Kurulunda konuşan CTP Genel Başkanı Sayın Tufan Erhürman söyleyip de söylemeyeceğim dediği konuyu hukukçu olmasının avantajı ile Türkiye ile olan ekonomik protokol konusunda iktidarları zamanında kendilerine yapılan eleştirilere değinmiyeceğini ifadelendirirken ima dolu sözlerini iktidardan esirgememiştir. Sayın Başbakan Ersin Tatar’ın meclis kürsüsünden her türlü görüşe saygılı olduklarına dair konuşmasıyla halkımızın hemen hemen tümünde teşriki mesaide fayda olduğu babındaki sözleri güven verici oldu. Aklıma gelen ilk söz; 1887 yılında vefat eden ünlü bir şairin anlamlı sözleri idi ve nedense bu güne manidar bir sözdü! “Üstelemek başarının temel unsurudur. Kapıyı yeterince uzun süre ve yüksek sesle çalarsanız, birilerini uyandıracağınızdan emin olabilirsiniz.” Öncelikle Sağlık, saygı, sabır ve sevgi ile…