Tag: Hüseyin Özgürgün

Siper edilen göğüsler

Temmuz ,günleri içerisinde ülkemizde çok sıcak gündemi ile var olan bir aydır. 15 Temmuz 1974 Darbesi veya 1974’te Kıbrıs’ta askerî ihtilâl veya Kıbrıs’ta Yunan Darbesi, 15 Temmuz 1974 tarihinde Yunanistan’daki askeri cunta desteği ile Kıbrıs’ta Enosis’e yönelik milliyetçi Rumların III. Makarios’u devirmesi ve 20 Temmuz 1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’a harekât düzenlemesine neden olan askeri müdahale.’ Ya harekât olmasaydı” dedirten olaylar… Kıbrıslı Türkler yok olmak yerine yeniden var olup, bu günleri görüp “KKTC “ olarak halen barış içerisinde yaşamayı sürdürürken . Varsın Anastasiadis yine Kıbrıs Türkiye’nin işgali altındadır deyip dursun. Annan planına Türklerin evet demesine rağmen Rumların ödüllendirildiği bir dünya ve gelinen bu günkü durum… Şimdi ise kim haklı kim haksız söylemlerindeki tutarsız ve arsız, yalan söylemler ile yalvaran ağızlar… Varsınlar söylensinler su akar yolunu bulur diyelim… Öte yandan bir diğer tarih ”15 Temmuz 2016” var ki sanki bir hançerin Türkiye’nin kalbine saplanacağı anda, hançerin üzerine kendilerinin düştüğü gecenin heyecanı ve Anavatan halkının kendi kendine sahip çıktığı tarih ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın televizyonda cep telefonu iletişimiyle halkına yaptığı çağrı sonrası vatanını halk iradesinin sahiplendiğinin bir kez daha ispat edildiği gece… 15 Temmuz darbe girişiminin önlenmesinde ve kazanılan demokrasi zaferinde en başta her ne koşulda olursa olsun, Cumhurbaşkanının televizyonda güçlü bir sesle çağrı yapmasının etkili olduğunu kimse inkâr edemez… Siyasi partilerin meclise, halkın sokaklara koşması ile Türk medyasının dik duruşu, darbeye karşı tavizsiz davranışı bu zaferin en önemli göstergesi olan tarih 15 Temmuz gecesinin TSK’nın içindeki gerçek vatanseverler ile Emniyet ve Özel Harekât mensuplarının darbecilere karşı kalkan oluşları hiçbir zaman unutulmayacaktır. Bu zafer, birçok canın, canını ilelebet unutturmayacak ve kendilerini hatırlatacak bir hadise olup, şehitlerin kanın renginin, Türk bayrağının gönderde yeniden dalgalanmasıdır. 2016 yılının 7 Ağustos günü Yenikapı mitingine o zamanın KKTC Başbakanı Sayın Hüseyin Özgürgün’ünün Türkiye’de demokrasi mitingine gidişi ve ülkemizi temsil edişi de unutulmayan ve ülkemizin temsiliyetinin oradaki insanların sevgi seline selam duruşu ile hafızalarda yer edendir. 15 Temmuz 2018 ülkemizde de “Milli ve Manevi Dayanışma Platformu” önderliğinde bu yıl belirlenen program çerçevesinde anma ve hatırlatma mahiyetinde yapılmıştır. Türkiye’de 24 Haziran seçimi ile Cumhurbaşkanı ve hükümet sistemi sonucu neticesinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu yıl 15 Temmuz’u Ankara’da başlayan ve İstanbul’da devam eden program çerçevesinde gece bütün camilerde sela okunmuştur. Sela ve ezanın ayrıca Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Milletimi sokaklara, meydanlara, havalimanlarına davet ediyorum” ve halkla köprüde yürüyüş, gecenin en önemli davetleri idi. 15 Temmuz dün nasıl unutulmamışsa yarınlarda da unutulmayacak ve unutturulmayacaktır, Dualarımız her zaman şehitlerimiz içindir. Sivil olsun, asker olsun, vatan toprağı için göğsünü siper edenler için olacaktır. KKTC süren barışın ‘ilânihâe ‘ Türkiye’nin garantisine muhtacız. 20 Temmuz Barış harekatının birkaç gün sonra 44.yılı etkinlikleri için, hazırlıklar KKTC ‘de başlamıştır. Türkiye’den resmî törenlere katılım olması beklenendir.

Advertisements
Sert Yanıt

Sert Yanıt

Geçen haftanın önemli bir programı ‘Halk Meclisi Özel’de Sayın Reşat Akar’ın konuğu Ulusal Birlik Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün oldu. Programın tekrarının bayram günü sabahın erken saatlerinde yapılması ile sorulan sorulara verilen cevaplar daha dikkatle dinlendi. Sayın Özgürgün’ün Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylığının olup olmayacağı soruldu. Sayın Özgürgün bu konuda net bir görüş belirtmedi.Ancak cevaplarından edinilen kanaat parti amblemi altında aday olabileceği oldu. Sayın Özgürgün şimdi öncelikli konularının 24 Haziran Yerel seçimler olduğunu bu hususta KKTC genelinde yoğun çalışmaları ve aday tanıtımları olduğunu söyledi. Hükümetin çalışmalarını eleştiren Özgürgün 4’lü koalisyon icraatlarındaki tutarsızlığı ve kabineyi kararsızlıkla suçlayıp her bir ortağın ayrı telden çaldığını ve tecrübesiz hükümetin devamlı yanlış kararlara imza attığını söylemiştir. Sadece mazaret üreten bu ortaklığın zamlarla halkı bunaltığını ifade eden Özgürgün sandık iradesinin %36 oy ile 21 Milletvekilini UBP verdiğini,diğer 4 partinin inat hükümeti kurduklarını ,kendisin halen hiç bir parti ile hükümet kurmam diyecek kadar tecrübesiz olmadığını ise açıklamalı olarak kamu oyunun bilgisine getirmiştir. Mevcut ortakların Meclisde nisap sorunları ile genel kurulu açamadıklarını hükümet oluşturan partilerin nisabı sağlaması gerektiğini tekrarlarken nisap için muhalefeti suçlamalarında traji komik bir hal sergilediklerini belirtmiştir. Sorulan sorularda UBP-DP koalisyon döneminde verilen ve vatandaşlıkları iptal edilen mağdur kişilerin durumu da vardı. Özgürgün iptallerin kabul edilemez olduğunu, ilgi bakanlığın listelerdeki isimler ile oynamasının yapılan yanlışlarda,yanlış olarak karşılık bulduğunu ve Savcılığın bu iptallerle ilgili kararın mahkemede savunmasını yapmayacağına ilişkin görüşlerinin bariz olduğu bir konuda kararın iptalinin gerekliliği üzerinde durmuştur. Dokunulmazlık konusunda kesin ve öz konuşan Özgürgün kürsü dokunulmazlığı dışındaki dokunulmazlıkların kalkmasından yana oy kullanabileceklerini de ifade etmiştir.Özel sektörün sıkıntı içerisinde olduğunu ancak hükümetin dokunulmazlıklar ile vakit geçirdiğini, mal beyanları ile ilgili sorular da ilk ağızdan cevaplanırken, Kurultay için adaylığının kesin olduğunu Kurultayın erkene alınmasının mümkün olmadığını ve Eylül ayından itibaren Kasım ayına kadar örgütler ve İlçe Kongrelerinin yapılacağını,parti milletvekili sayısının kendi genel başkanlığında girilen seçimde arttığını bunun başarısından gurur duyduğunu tekrarlayan Sayın Hüseyin Özgürgün rahat ve kendinden emin bir duruş sergilediği bu programda kendinden oldukça emin cevaplar vermiştir. Sayın Aytuğ Türkkan soruları da oldukça iyi seçilmiş sorulardı ve kamu oyunda cevabı istenenlerdi . Hatta program sonunda Sayın Özgürgün’e eşinin siyasette yaklaşımda eşini destekleyip desteklemediği sorusuna kadar programda sorulmuş,Özgürgün ise siyesette eşe az zaman ayrıldığını ancak eşininin kendisinin faaliyetlerine sıcak baktığını da sözlerine eklemiş espirili bir deyimde kullanmıştır. Sayın Özgürgün’ü dinledikten sonra vatandaşlık iptal kararlarının kaldırılması gerektiği üzerinde yazdığımız yazıların isabetli olduğunu, laf kalabalığı içinde doğru yaptıklarına kendilerini inandırmaya çaba gösterenlerin doğruları maalesef göremediğini hatta Sayın Baybars’ın ayni gece bir başka televizyon kanalında biz önerge yaptık Bakanlar kurulu kabul etti diyerek vatandaşlık iptallerine ortaklarını da dahil ettiğini kendi sesinden dinledik. Burda esas sorulması soru neden bir önceki hükümette Sayın Serdar Denktaş varken şimdi ses çıkarmıyor. Bilmelidir ki bu sessizlik vatandaş arasında kaygı yaratıyor. Kaldı ki Sayın Denktaş geçmiş hükümet döneminde yine ayni meclis kürsüsünden vatandaş yapmaya devam edeceğiz diye o zamanki muhalefete CTP’ye sert yanıtlar verendi. Şimdi neden susuyor.? 24 Haziran seçimleri gerek Türkiye’de gerekse ülkemizde siyasete, yeni bir dönemi getirecektir.Hayırlısı ne ise, nasip kısmet diyoruz, az kaldı, siyasetin rotasında göreceğimiz çok şey vardır.

Sosyalleşirken Kendimizi Kaybetmemek Gerek.. 

Kimsenin kimseden memnuniyet getirmediği şükretmenin kendini unutturduğu bir yerde nefes almak mümkün değildir. Ateşe körükle gider gibi, her konuda muhalefet , Dünya insanının sanki ruhsal durumlarının tedavisinde kullanılır vaziyete gelmiştir. Günümüzde, ülkemizde yaşayan büyük bir çoğunluk sosyal medyada çeşitli hesapları etkin olarak kullanmakta, hemen hemen günün her saatinde aktif olmaktadır. Her evin Wifi ağı mutlaka vazgeçilmezler arasında olurken 3G bağlantıları da teknolojinin son model aygıtlarında sisteme dahil olandır. Elektronik kelepçe misali ellerde taşınandır. Sosyal medya hesaplarından, daha çok Facebook sayfasında yer alan arkadaşlık sınırı ile 5000 takipçisi olma sınırı olan bu sitenin daha ziyade kendi ülkemizden arkadaş takipli olduğu görülmektedir. Twitter hesaplarında takipçi satın alındığı da ayrı, anormal bir gösteriş şeklidir. Adı ne olursa olsun her yerden yapılan paylaşımlar internet ortamının diğer kanallarında yerini almaktadır. Her gün okuyoruz, takip ediyoruz, gerek ülkemizden olsun gerek dış ülkelerdeki takipçiler ile olsun iletişimde kolaylık, haberleşme en hızlı şekli ile yapılabilmektedir. Paylaşımlarda paylaşımı yapan kişinin niyeti, kariyeri, insaniyeti, kendini belli edendir. Bazı paylaşımlarda ima yolu ile veya kişilerin doğrudan isimlerine gönderme ile art niyet ortaya konmakta olduğu, bu imalardaki alayvari tutum sergilenmesi ,güya eleştiri yapıyor havası ile göndermeler yapılması, güya fenomen olma adına olup, kişinin kendi ahlaki değerlerini ortaya koymasından başka bir şey değildir. Böylesine günün her saatinde, kötü amaçlı olan, hakaret, şiddet, itibarsızlaştırma yönündeki yazılımlar ve tweetler atılması hoş karşılanmayan davranışlardır. Dünyamızda arşivleme yapılan çelik dolapların yerini alan, bir mecradayız. Amacı kötü olan bu tür, sık sık yapılan paylaşımların gün gelir aleyhinize kullanılması dezavantajınız olabileceği gibi, çocuklarınızın nezdinde ayıplanacak paylaşımlar olacağının da ayrıca unutmaması gerekir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Twitter kullanıcılarının sayısı gün geçtikçe artmaktadır Twitter 142 karakteriyle daha öz bilgilerin veya konuşma paylaşım isteklerinin yayınlandığı yerdir. Twitter kullananların elbette uyması gerekli bir kurallar bütünü vardır. Sosyal medyaya hesap açarak giriş yapan kişilerin Twitter olsun Facebook olsun dikkat etmesi gerekli hususlar bu kurallardır. Sosyal medya hesapları klavye kahramanlığı yapıp, makamları, siyasileri, gazetecileri, televizyon programları sunucuları veya takipçileriyle ilgili paylaşımlarında hiçbir şekilde takipçisini veya takip etmediği kişiyi itibarsızlaştırma hesapları olmamalıdır. Kurallara uymadan paylaşılan her cümle kişinin sayfasında, kendi karakterinin dışa vurumunu yansıtmakta ise, dikkatli olmak da gerekendir. Kişiler internet dünyasına girdikleri andan itibaren kamuya mal edilecek yazılımlarında temel kurallara uymak için titizlik göstermelidir. Peki, ülkemizde kuralına göre ‘Sosyal Medya ‘kullanıcı varmıdır? Elbette vardır. Uymayanların paylaşımları zaten hesaplarında kendi ahlaki değerleri ile sırıtmaktadır. Zaman teknolojinin tavan yaptığı zaman, bu zamana yetişmek oldukça güç. Geçen her gün teknolojinin ve bu teknolojileri erişebilirliğinin artmasına paralel olarak Bilişim sistemlerine yönelik işlenen suçlar da artmaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclis’ine Sayın Başbakan Hüseyin Özgürgün başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararı ile gönderilen yasa tasarısı ‘Bilişim Ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi ve Bilişim Suçları ‘ adı ile Meclis Hukuk Siyasi İşler ve Dış İlişkiler Komitesine Meclis Başkanı Sayın Sibel Siber tarafından görüşülmek üzere havale edilmiştir. Son safhası nedir bekleyenleriz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti teknolojik gelişimi ve bilgi toplumuna dönüşümün bir parçası olarak benzeri bir süreçten geçmektedir Bu nedenle ‘siber’ suçlarla mücadele edebilmek için Meclis Başkanının bu konuda göstereceği aciliyetle Genel Kurulda görüştürülmesi ile yasanın Meclis Genel Kurulundan bir an evvel çıkartılması ve yasalaşması zaruriyeti vardır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bu yasasının gelişiyle daha düzgün bir iletişim ortamının sağlanacağı ve kişilerin daha saygın bir şekilde iletişimlerini, paylaşımlarında görebilmemiz mümkün olabilecektir. Halk arasında genel kanaat bu yasanın oy birliği ile geçmesidir. Böyle önemli bir yasanın KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı tarafından bekletilmeden imzalanacağından ise hiç şüphemiz yoktur.