Tag: istifa

…ve karar

Pazartesi ve Salı günleri KKTC Meclisinin yasama ve güncel konuların görüşüldüğü günlerdir.Bu günlerde pür dikkat gözlerimiz televizyon ekranına takılıyor, izliyoruz. Meclis Genel Kurul toplantılarını bilhassa evde olan, kahvede oturan ve siyaseti seven kişilerin, Meclis’e oyları ile iradesini devrettikleri milletvekillerinin yasama adına neler yaptıklarını ve yapılan yasalaradan ülke halkının sağladığı yarar ve refahın hangi boyutta olduğunu, konuşmaları dinleyerek sonuç çıkardıklarını biliyoruz. Meclis koltukları zaman zaman boş olsa dahi izleyicileri olan bir kanalı izlemek 50 Milletvekilinden hangisinin hangi konuları gündeme taşıdıklarını öğrenmek elbette gerekendir. İki günde izlediklerimize,dinlediklerimize şaşmamak elde değildir. Ekonomik protokolle ilgili Sayın Başbakan Erhürman’ın üzerine basa basa kayıt altına geçsin diye söylüyorum cümlesini ve gelişen ve yaşanan kendilerince malûm süreci anlatışını yeniden bir kez daha dinledik. Anlaşılan ve yaratılan intiba o ki bu protokolün hazırlanış sürecinde hazırlıksız olan hükümetin kendisidir. Salı günleri Meclis Genel Kurul mesaisini bırakıp meclis dışına çıkıp Başbakanlık’ta Bakanlar Kurulu toplantısı yapma usulünü alışkanlık haline getiren bu hükümet; genel kurulda konuşma alan, konuşma yapacaklarını konusu ile birlikte Meclis toplantıları evvelinde Meclis başkanlığına bildiren, muhalefet veya iktidar milletvekillerini kürsüde, dahası biz izleyicileri de koltuklarının boşluğu ile bırakıp arkalarına dönüp bakmadan gidebilmektedirler. Hükümetin salıncak gibi sallandığı günler, kurulduğu günden itibaren hiç bitmedi, zaten sağlam temel üzerine inşa edilmeyen bir idareden icraat beklemek hakikaten zordur. Nisap sorunu ile cebelleşen, her bir bakanlığın aldığı kararlardan, ayrı işlemlerden habersiz, birbirlerini denetleyemeyen bakanların hali gözler önündedir. Kıbrıs meselesindeki görüş ayrılıklarını dış siyasettir deyip bir kenara koysak dahi iç siyasette kazan fokur fokur kaynıyor ki! Halkın Partisi Genel Başkanı Sayın Kudret Özersay daha çok konuşulacak açıklamasını Facebook hesabından yapmıştır. Konuşma özetinde Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın oğluna ihalesiz kiraladığı arazinin etik olmadığını ve iptalini istedikleri beyanı vardır. Hatta bu açıklamasında Özersay’ın paylaştığı söz “ A Einstein’dan “insanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil, prensipleri ve inançlarıdır” olmuştur. Bu söze ilave olarak kendi görüşünü de; “Sanıyorum bu sözü, bir açıdan siyasi partiler için de geçerlidir.” ilavesi ile noktalamıştır. Bütün bu açıklamalar hitamında bahse konu meselede tavır ne olur bilinmez olandır. Bilinen tek şey bu sevdada hükümet ortaklarının bir birine güveni kalmamıştır.Kaldı ki bu Hükümete halkın güveni zaten yoktu. Son gelişmeler ile Maliye Bakanının istifası son derece manalı ve ben gidiyorum siz ne yaparsanız yapın havasında oldu. Sayın Denktaş koalisyon hükümetinin kurulmasında elebaşı olduğunu unutmuş gibi davranmıştır. Hükümetteki görevinden istifa yerine belki de yetkili kurullarını acil toplayarak hükümetten çekiliyorum deseydi Genel Başkan olarak ”Demokrat Partinin“ bundan sonraki siyasi hayatında daha etkili olabilecekti. Halkın Partisi Genel Başkanı Sayın Özersay ise istikrarlı bir şekilde iddialarını karar için dosyaları ile Parti Meclis’ine götürmüş ve sonuçta yaptığı açıklamada parti Meclisinin hükümetten çekilme kararı aldığını basın toplantısı ile açıklamış oldu. Bundan sonraki süreçte siyasi partilerde yaşanacak gelişmeler dikkatle izlenecek olandır.

Advertisements
Demokrasi Kılıfı

Demokrasi Kılıfı

Kazanmak veya kazanmamak arasındaki yaşam kendi içerisinde doğru ve yanlışı barındırıyor. Bilhassa siyaset sürekliliğinde seçimde başarı sağlayıp seçilenler ile seçilemeyenler taraftarları ile beraber karşı karşıya kalabiliyor. Her tartışmanın kökeninde yatan mesele fazlası ile yapılan yorumlarda o seni istemedi bu seni kesti şeklindeki yorumların günümüzde ağızdan ağıza olduğu gibi sosyal medya sayfalarında bizzat yazılır olmasıdır.
Seçime giren adayların her halükarda artı veya eksi sonucu kabullenmede olgunluk göstermesi gerekendir. KKTC ‘deki yerel seçim sonuçlarının analizleri siyasi partilerin idari yapısı içerisinde yapılmalıdır. Bu sonuç değerlendirmesi acilen yapılıp üyelere duyurulması hatta, genişletilmiş toplantılarda ele alınması gerekendir.
İstifa, oldum olası sevimsiz bir kelime olarak irite edicidir. Sözlük anlamı ile “görevinden, işinden kendi isteğiyle çekilme, ayrılma” olduğuna göre siyasette parti yetkili kurullarından veya parti üyeliğinden ayrılmak için bir üst düzeye dilekçenin verilmesidir.
Siyasi istifalar çoğunlukla dengeler göz önünde bulundurularak parti genel başkanının veya genel sekreterin, ilgili kişilerce konuşması ve ikna edici tavrı ile çözümlenebilir. Dolayısı ile istifa ederim sözü veya yazısından önce kişilerin yapacağı ön görüşmeler son derece önemlidir. Siyasi konuların sosyal medya üzerinden imalı konuşmalar ile ülkemizde halli sadece kişilerin kendilerine manevi zararı olduğu kadar mensubu olduğu siyasi partiye de zedeleyici hali dokunur. Yani bu gibi konular rakip siyasi partilere sadece konuşup gıybet yapma ortamı hazırlar. Ülkemizde özellikle Facebook’ta bu tür yazılara yapılan yorumlar şikâyet eden kişiyi motive ederken diğer bir kişiye zararda zemin hazırlar. Her seçimde her adayın aday olmasında gaye seçilebilmektir. Ancak “amaca ulaşırken her şey mubahtır” konusu kanaatimce yanlıştır.
Siyasi bir partinin uzun yıllar yetkili kurullarında çalışmış ve bu süre eğer 40 yılları aşmışsa kurultay olsun, ilçe kongresi olsun, parti meclisi üyelikleri, İlçe yönetimi seçimleri hepsini yaşayan hatta kadın aday olarak delege seçimlerine giren az farkla kaybeden bir kişinin deneyimi ile söylemek istediğim parti içinde kimseye kırgınlık göstermeden tecrübe deyip kanaat belirtenlerin isteğinin iktidar için mücadele etmek olması gerektiğini öğrenmenin, bu gününü gördük. Seçim sonrası her siyasi partide dalgalanmalar olur hele de Ulusal Birlik Partisi gibi köklü bir partinin üzerine, olağan kurultay aşamasında dıştan fazlası ile müdahale edileceği söz konusu ise… Bu aşamada siyasi birlikteliğe en ihtiyaç duyulan zamandır, iyi kullanılması gerekir.
UBP yerel seçimlerde diğer siyasi partilere göre üstünlük sağlamıştır. Kendi içindeki meselelerini mutlaka sağduyu ile halledip iktidar için mücadelesini sürdürürken en iyi şekilde muhalefetini 4 parçalı hükümete karşı yapacaktır. KKTC Meclisinin bu kadar uzun süreli tatile girmesi doğru değildir. Gerekli anayasal düzenlemeler yapılsın derken Sayın Kudret Özersay’ın şimdiden ortaklarına dokunulmazlıklar konusunda ültimatom niteliğinde olumlu oy vermez iseniz bu hükmet sona erer mesajı oldukça düşündürücüdür. Mamafih herkes kendi düşüncesini demokrasi kılıfında söyleyebilendir. Öyle bir zaman geçer ki gün gelecek “El eli yıkar, iki elde yüzü.” deyiminin anlamında her konu makamını bulacaktır.