Tag: Kıbrıs northcyprus

Kendini yargı yerine koyanlar.. 

Her Cuma günü verilen mesajlarda, günaydın deyişlerinde, bereketli, huzurlu, sağlıklı bir gün, Cuma günün duasında olsun diyerek güne başlamak bir nevi mutluluğu yakalamak adına verilen yakarışlardır. 


Huzurlu olmak her bireyin hayattaki en önemli isteğidir… İnsan üzerindeki negatif enerjiyi bir şekilde üzerinden atmalı hayatında pozitif enerjiye yer vermek adına düşüncelerindeki enerjiyi su yüzüne çıkarmalıdır… Huzur ancak düşüncelerdeki olumlu bakış açısı ile kişinin üzerindeki giyim olur… Ülkemizde alışılagelmiş bir halde devamlı negatif enerji belirli kişilerce yayılmakta ve bu rüzgârdan fayda yerine insanlar zarar yönünde etkilenmektedir. Öfke hiçbir insan sağlığında iyi durmaz zaman sevgi ile her olaya yaklaşım daha iyi olur, hayatın gidişatı kendi halinde devam ederken illaki bu gidişata müdahale sizin huzurunuzu bozandır… 

Bazı hadiselere usul hal ile yaklaşım yine size huzur olarak yansır. Hiç yoktan yaratılan kavgalardan etkilenerek oluşan kin, sizin duygularınızı fare gibi kemiren çok anlamsız bir duygunun üzerinizdeki yüküdür… Bu yükle yapılan her eleştirinin karşınızdakini değil sizi kemirdiğinin farkında olduğunuzda affetme yolunun size daha bir huzur vereceğini aklınızda bulundurmanız gerekir. Bazı hallerde kişisel hırslarınızı rafa kaldırmanız hata rafta bırakmanız gerekir… Tutkulu olmanın sizi başarıya götürecek yol olduğu kesindir… Devamlı güvensizlik duygusu kalbinize uyguladığınız en büyük zarardır… Her olayı sadece kanıtı olmadan sarf edilen sözler üzerine irdelemek karşınızdakini güldürürken bir nokta gelir sizin boynunuzdaki ilmek şüphenin esiri olarak mutluluğunuzu kaybettiğiniz gibi yakın çevrenizi de mutsuzlukla cezalandırırsınız… 

Devamlı her haberde negatif yöndeki konuşma stilinizi veya yazınızı pozitif yönden ele alıp sonuçta karşınızdakini değiştirebileceğini unutmadan hareket etmek sadece toplum yönünden olumluya gidiş olabileceğini düşünerek kendinize belki de iyilik etmiş olursunuz… Bir ülkede herkes kendini yargı yerine koymamalı, aksi halde yargıya müdahale hali ile yargısız infaz sizin bir anlık sevinciniz olsa da uzun sürede bu gibi davranışların üzerinizde oluşacak rahatsızlıklarda en azından baş ağrısı olacağını bilmelisiniz… Problemleri görüyorsanız çözümünü de biliyorsunuz o halde önermek de bir meziyettir… O zaman ülkedeki yasama yargı ve yürütmede söz sahibi olursunuz… Aksi halde mutsuzluk aşısını her gün enjekte edip meydana getirdiğiniz olumsuzluktaki payınızı hep başkasına yükleyemezsiniz. Sizdeki sorumluluk yoksa başkasının sorumluluğuna müdahale hali sadece kendi huzurunuzun sulandırılması olur… 

Hayatınızda var olanlara şükretmesini bilin. Bilin ki hasta olursanız elinize kalem dahi alamayıp, yazmak konusunda bu sefer hiç bir şey yazmayabilirsiniz… Hayatta en önemli şey kibar olmaktır… Pozitif enerjide önemli bir yer tutandır. Kaba insanların sevilmeyeceğine bilin. Devamlı geçmişte böyleydi diyerek yürüdüğünüz yolda kalacağınızı bilirseniz, anı yaşarsanız bunun size bolluk, bereket, huzur ve mutluluk olarak geri döneceğini bilirseniz bir anda belki de dünyanın en huzurlu zamanında yol alacak, hem kendinize, hem ailenize, hem de yaşadığınız ülkeye fayda sağlayacak en tutkulu insan siz olacaksınız. Bütün bunlar sadece düşüncelerinizdeki değişimle mümkün ve hiç de zor olmayan kabulleniştir… Aynen ‘Sorunun kendinde olduğunu kabul etmek istemeyen insanlar, sorunun çözümünü başka insanların huzurunu bozmakta bulurlar’ sözünde davranışların hayat bulması gibi… 

Advertisements

Mutluluğun ve üzüntünün muhteviyatı 

Helva Kıbrıslı Türklerin kültüründe de var olan bir tatlı çeşididir. Özellikle irmik helvası insanoğlunun her sevinçinde ve hüznünde var olandır. Helva mutfağımıza kadar girmiş ayrılmaz bir yemek kültürü çeşididir. Helva içerisinde mevcut tat, ile insana hissettirdiği duygularda, sevda, sevgi, acı, hasret ve doğum gibi olaylarda tercih edilendir…Yaşamın gerçeklerinde müracaat edilen, sosyal yaşantımızda oldukça yer eden bir besin kaynağı… Mutluluğun ve üzüntünün muhteviyatının irmik ile şeker içeresinde yerken insanda yarattığı manevi güç gibi…Helvanın geçmişine baktığımız zaman Osmanlı kültürünün yüzyıllar süren kültüründe çok tatlı çeşitleri olmasına rağmen helvanın ilk sırada yer aldığı görülür… Helva kelimesi Arapça’da ‘tatlı’ anlamına gelir… Genelde tatlıları ifade eden ‘hulviyyat’ sözcüğünden türemiştir. Osmanlı mutfağındaki helva çeşitlerinin isimlerine gelince bugün irmik helvası olarak ölenlerin arkasından yapılan helva gaziler helvası olarak bilinmektedir… Dilberdudağı, Edirne’ ye özgü ,Deva-ı Misk helvası, Diyarbakır’ da yapılan Kudret Helvası, İstanbul’ da yapılan “ ak helva”, Bursa’ya özgü İshakiye Helvası, tahin helvası, koz helvası, keten helvas gibi isimlerle aranılır ve yapılan çeşitleridir… Yeri gelmişken oğlumun Çanakkale’yi gezi ziyaretinden getirdiği ve paketinin üzerinde yazan Kadir Ustanın ‘Çanakkale’nin Meşhur Peynir Helvası’ şimdiye kadar hiç tatmadığımız bir lezzet oldu… Gelen misafirler tatsın diye de bıçak kalınlığında kesip ikram ettiğimi söyleyebilirim. Yiyenlerden tanıklarım vardır ve çok beğendiklerini söylemişlerdir… Helvanın güçlü ve etkileyici kültürü içinde çeşitli nedenlerle yapıldığı bir gelenektir… Kıbrıs’ta irmik helvası genelde ölen kişinin arkasından evde onun için onun ruhuna kavrulan ve üçüncü gece Mevlüt okunup dualar edildikten sonra mutlaka dağıtılan olmaz ise olmazlar arasındaki tatlıdır… Vefat eden kişi arkasından, veya Doğum sonrası yapılan helvanın ocakta kavrulurken çıkan kokusunun da ayrı bir önemi vardı…Bu evin korunması açısından kokunun savunma amaçlı tutkusudur, genizlere yer eden kokunun yakıcı unsurudur … Günümüzde de her vefat eden kişinin arkasından helvası mutlaka kavrulur. Helvanın unu kavrulurken ve helva yenildikten sonra geçmişlerin ruhuna fatiha okunur. Hem besleyici hem de lezzetli bir besin kaynağı olarak asırlar boyunca, Osmanlıdan günümüze kadar gelen ve vazgeçemediğimiz ,yapmaya devam edeceğimiz helva belki çeşitleriyle bu gün için unutulmaya yüz tutmuş ise de helvanın tarihçesinde yazılı helva sohbetlerine katılan ve bu sohbetlerde var olanların da yazılmış olması ilginç ve gerçek bilgiler arasındadır…Mesela ‘pişmaniye’ de bir helva çeşidi olduğu gibi ‘Yiyen bir pişman, yemeyen bin pişman”… Helva sohbetleri ve töresi, Mevlâna’ya kadar uzanan bir gelenektir. Helva, Mevlevilik felsefeside sabrı ifade ettiği de yazılanlar arasında kalıcı olan öğretilerdir. Saraylarda yapılan helva partisi davetlerinde, Nedim’in edebiyat ve şiirde, adının da ön plana çıktığı da ayrıca ifade edilmektedir… Helva mutluluğun, barışın ve dayanışmanın öneminde bir tatlı ve çok da kolay yapımı ile mutfağınızda kokusu ile her zaman yer edendir, yeterki evinizde biraz şeker, biraz irmik biraz badem ve bir kaşık yağ olsun… 

Lefkoşa’nın Diyet Mutfağı..

​İnsan kendini meşgul etmek istemeye görsün,mutlaka bunu başarır, insan en cok da emeklilik günlerinde  belkide daha rahat bir döneme girer.. Peki bu günlerde emekli yaşamı nasıl geçer diye dönüp bir duruma baktığımız zaman bunun cinsiyete göre pek tabi değişkenlik gösterdiği görülür..

Yaşlılık geliyorum demez,gelir.. Önemli olan bu son zaman dilimi içinde huzurlu,sağlıklı ve rahat yaşayabilmek.. Kalan yaşam sürecinde biraz da kendine zaman ayırmak gibi.. Hal böyle iken de  hobiler ile kendini ifade eden bir hayat  tarzı yaratmak.. 
Bu süreçte kişi kendine öncelikle sağlıklı beslenme ile takviye vermeli, bunun için de mutfak,yemek,pişirim, denge için çok önemli.. 

Bu konularda elbette profesyonel destek almak şart. 

Daha önceleri bir yazımda ele aldığım diyet konusunu bu günlerde daha da ileriye taşımakta fayda var dedim. Dediğimi de yaptım araştırdım:)  bu sefer Girne Lefkoşa diyetisyen konsiltasyonunda daha başka bir strateji uygulaması buldum.. Komşumuz Diyetisyenim Funda Bilginer ile Lefkoşa’daki diyetisyenim Gizem Adıgüzel Erbildim  ikilisini sağlık için iletişimin kolay olduğu bu ortamda buluşturup, onlardan yardım istedim.. Önemli olan zayıflamak veya şişmanlamak değildi, önemli olan bir insanın sağlığı idi:) 
Sonuç da; Sabah kahvaltısı,ara öğün,öğle yemeği ara öğün ve akşam yemeğinin diyetisyen Gizem hanıma ait onun, yiyecekleri kişiye özgü hazırladığı  CHERISH diyet mutfağından faydalanmak konusunda görüş birliğine vardık. 
Ülkemizde bu konuda keşke lokanta olsa demiştim demesine de olduğunu geç de olsa yeni farkettim  böylesine önemli bir konuda yardım alabilmenin varlığı, hakikaten diyet yapmak konusunda irade gösterenler için son derece önemli bir alternatif. 
Düşünün her gün, yemeğinizi evinize ulaştıran bir ulaşım sistemin de sonuç alabilmenin heyecanı, ne kadar güzel bir beklenti.. Belki Kıbrıs’a özgü paylaştığım yaptığım  yemekler hepsi şimdilik yazılarımda saklı ama, DİYET mutfağındaki tad da lezzetli.. 
Ülkemizde bu sektörde gösterilen atılım hakikaten takdire değer bir yatırım.. Kendilerini  kutlamak gerek. 
Sonucu mu?  tabi ki paylaşacağım.. paylaşmadan önce..
Bu güne nokta mı? 
Bir Kızılderili deyişinde ki gibi..
“Yaşamının örümcek ağını ören, insanın kendi değiIdir; o bu ağda sadece bir teIdir, bu ağa yaptığı her katkıyı, asIında kendi kendine yapmıştır.”