Tag: Kültür

Ya niyet,Ya kısmet..

22 Ekim tarihinde İstanbul Gençlik 2013 şurası yapıldı. Bu şurada Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanları basın verdi… Bizler de KKTC televizyon kanallarındaki yayını canlı olarak dinledik, öne çıkan haberlerini de okuduk… 


Göz ardı edilmemesi gerekir… Sayın Erdoğan konuşmasında; ‘Tıpkı bir asır önce olduğu gibi, 7 düvele ve onların beslediği terör örgütlerinin üzerimize geldiği bir dönemde, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz. Bu vatanı bölmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Nerede bize yönelik taciz varsa evet bir gece ansızın vurabiliriz. ‘Acaba birileri izin verir mi?’ Artık yok, geçti o işler. Bizimle stratejik ortak olanların, bizimle beraber hukukumuza saygı duydukları sürece biz de onlara saygı duyarız, aksi takdirde kusura bakmasınlar. Nerede nasıl bir çalkalanma varsa, nerede bize yönelik bir taciz varsa bir gece ansızın vurabiliriz. Bir kalb-i selim sahibi bir gençlik istiyoruz. Yani, imanına, inancına, maneviyatına sahip bir gençlik istiyoruz. Biz, zevk-i selim bir gençlik istiyoruz. Sanatıyla, kültürüyle zirvede bir gençlik istiyoruz. Biz, akl-ı selim sahibi bir gençlik istiyoruz. İlimde, fende, tefekkürde en ileri bir gençlik istiyoruz. Ben AK Parti gençliğini böyle görüyorum. Bizler bu yola, koltuk, makam sevdasıyla değil, hizmet sevdasıyla yola çıktık. Onun için biz; gençlerden çekinen, görev yerini gençlere bırakmaktan korkanlardan olmadık. Doğru bildiğiniz, haklı olduğuna inandığınız mücadelede unutmayın, yardımcınız Allah’tır. Her anlamda, güçlü ve etkili olmanın yolu, güçlü gençlere sahip olmaktan geçiyor. ‘Vaktinizi sosyal medyada öldürmeyin’ Vaktinizi sosyal medyada öldürmek yerine, sürekli kendinizi geliştirecek işlerle meşgul olun. Size düşen iş, ya niyet, ya kısmet diyerek yola çıkmak. Zorluklarla karşılaştığınızda yeniden kalkıp devam etmektir. Gençlerimizden beklentimiz memur olmakla değil girişimci olmakla ilgilenmeleridir. Sizlere bir diğer tavsiyem; dil öğrenmenizdir. Hedeflerimize kendi memleketlerimizde oturup kendi dilimizi konuşarak ulaşamayız. Tüm bunları, hayat felsefelinizle birleştiremezseniz, başarıya ulaşamazsınız. Sadece yönetilirsiniz. Hâlbuki biz, yönetilen değil, yöneten bir gençlik görmek istiyoruz. Hedeflerimize sadece memleketimizde oturup kendi dilimizi konuşarak ulaşamayız. Gençlerimizin geri dönmek ve benliklerine sahip çıkmak kaydıyla diğer ülkelerde bulunmalarını ve tecrübe kazanmalarını önemsiyorum. Bunun yanında Osmanlıcayı en azından yüzünden okumasını bilmeniz gerekiyor. Eğer siz 600 yıllık kitaplarımıza, belgelerimize, kitabelerimize Fransız kalırsanız, Fransızca bilmeniz bir işe yaramaz. Böylesine büyük bir birikimi kullanamayan gençlerimizin arzu ettiğimiz köklü ve derin duruşu sergileyebilmeleri çok zordur.’ 

Bunları ifade ederken daha birçok konuların dile getirildiği şurada, salonda bulunan gençlerin varlığı ve Cumhurbaşkanının yaptığı konuşmaya verdikleri destek kayda değerdi… Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlere hitabı bütünüyle dikkate alınmalıdır… KKTC gençlerimizin geleceği ve şimdiki durumu da önem arz edendir… Sayın Cumhurbaşkanının söylemleri çerçevesinde gençlerin vaktinin çoğunu sosyal medyada geçirmeyin deyişi de, fazlasıyla dikkate alınması gereken samimi bir ikazdır… Gençlerin esir olduğu bu bağımlılığa yine kendi iradeleriyle bir sınır koymaları gerekmektedir… Günümüz gençliği değil 4-5 yaşında çocukların elinde akıllı telefonların mevcudiyeti hatta oyun indirme kabiliyetlerine şahit olmaktayız, şimdilerde bu gibi durumları kabul eden aileler ne yetenekli çocuklarımız var derken yaşları ilerledikçe bu bağımlılığın onların ders çalışma saatlerini de etkilediğini gördüğümüz zaman bütün ailenin üzüleceği günleri yaşayacağız… Şurada ifade edilen her konu başlığının ilgililerce mutlaka dikkate alınacağı bilinci ile gençlikle ilgi her türlü bilgilendirme toplantılarının yapılması, tekrarlanması, gençlere daha fazla sahip çıkılmasının faydalı olacağı cihetle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde örnek teşkil etmelidir… Her türlü kötü alışkanlık ve bağımlılığın olmadığı bir ülke için hep birlikte çareler üretilmelidir… Bu konuda olsun görüş birliğine varılmalıdır…

Advertisements

Olmak ya da olmamak’ işte bütün mesele bu!

oğu zaman, bir çoğumuz. Coğrafyamızdaki eski eserleri sadece dış görsellikleri ile değerlendiriyoruz. Halbuki bir ülkeyi tanıtan şey o ülkede mevcut kültür yapısıdır. Kültür ortaya çıkmadan ülkenin turizm açısından uluslararası bir konuma getirilmesi mümkün değildir. Buna önem verilmesi son derece önemlidir. Kıbrıs’a gelecek turistlerin bu kültür varlıklarına ulaşması rehberi gerekli olandır. Aile dostumuz İsmet Esenyel ile kahvelerimizi içerken turizm konusunda uzun bir sohbetimiz oldu. Kendisi gerek akademisyen kimliği ile gerekse Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı olarak projelerini anlatırken ülke turizmi açısından oldukça heyecanlı idi. Tarihi eserler her ülkenin medeniyet tarihidir. Bu tarih içerisinde görülen eserlerin değeri çok eski yıllara ait olması ile ölçülür.. O dönemlerin taşımış olduğu izler ise oldukça önemlidir. Bu eserler taşınabilen eserler olduğu kadar taşınmaz olan kalıcı tarihi eserler olarak ülkemiz topraklarında var olandır. Birçok turistin ziyaret ettiği, ayrıca ülkemize gelen turistlerin oldukça ilgisini çeken tarihi yapılar olduğu malumlarınızdır. Kıbrıs genelinde birçok manastır, şapel, kilise, kale, şato, antik şehir olmak üzere görülebilecek çok tarihi eser vardır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, toprakları da bu tarihi eserlerin, varlığı sayesinde dikkatleri üzerine çeken bir konumdadır. Akdeniz’in üçüncü büyük adası Kıbrıs’tan yolu geçen ilk yerleşimcilerin Anadolu’dan gelmeye başladıkları, daha sonra Filistin, Lübnan İranlılar ve Suriye üzerinden de insanların gelmiş olduğu bilinen adamızda bu dönemlere ait yapılan medeniyetlerinin eserlerin tanıtımına yönelik yeni girişimlerin olduğunu bir vesile Sayın İsmet Esenyel’den öğrenmek son derece merak uyandıracak, ilgi çekecek nitelikte. Öncelikle Girne Sanat Evinde [Villa Latomia] müze ayarında ve taşınabilir eserlerin ziyaretçilere sergileneceği ifade edilmiştir. St. Hillarion kalesi ile Girne Kalesi arasındaki güzergahta özellikle [Templer] Tapınak Şövalyelerinin ön plana çıkarılacağı proje ile Mayıs ayının üçüncü haftasında Girne Kalesindeki etkinlikte Kıbrıs’ın yetiştirdiği sanatçıların yer alacağı, sanatsal olaylara KKTC Üniversitelerinde aktif olarak yer alan sahne ve görsel sanatlar öğrencilerinin de katkı koyacağını, kültür ve sanatsal bu etkinliğin her yıl tekrarlanması için hazırlıklar yaptıklarını, tanıtıcı görsel ve yazılı materyallerin hazırlandığını ayrıca hava yollarının dergilerinin kendi dergilerinde zaten yayınlanmakta olan turizm amaçlı sayfalarında bu faaliyetlere yer verildiğini de İsmet Esenyel’den öğrendim. Mağusa’da 14. yy Lüzinyanlar tarafından yapılan Othello kalesinin geçen yıllarda restorasyonu yapılmıştır. William Shakespeare ve Kıbrıs’ı konuşurken yazdığı edebi eserinde yer alan kişilerin karakteristik özelliklerinin ada kültüründe var olan karakteristik özellikler ile örtüştüğünü, aşk, kıskançlık ihtiras ve ihaneti de konuştuk. Hatta bu eserin İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahnelendiğini Kıbrıslı Tiyatro sanatçısı Hüseyin Köroğlu’nun oyuncu olarak rol aldığını yeniden hatırladık. 1571 Kıbrıs’ın Osmanlılar’ tarafından Fethine ve ondan sonraki süreçte Kıbrıs tarihindeki önemli gelişmelerde, sohbetimizde yer aldı.. Konusunda uzman kişilerin, ülkesi menfaatine yapılacak işlevsel konularda etkin görevlerde yer alması ve turizm de daha yapılacak çok işimiz var deyişleri, Kültür ve Turizm ile ilgili bakanlıkların bu yöndeki teşviki, çalışma azmimizi artırıyor denmesi de ayrı bir farkındalık oldu. Bu gelişmelerin takibi önemli. Takip etmek de görevimiz. Uluslararası platformda tanınmak ise amacımız.