Tag: Spor

Yeter ki isteyin hedefe giderken aşılamayacak engel yoktur.. 

Yaşanan ömürün süresinde, kişilerin var olan birçok ihtiyaçları vardır. İhtiyaç insan davranışını ,yönlendirendir. En alt düzeyden, en üst düzey, ihtiyaçlar sıralamasını, hocamızın derste anlatmasının tesirinden olmalı ki en aklımda kalanı Maslow teorisinde gördüm.. Bu teoriden etkilenmemin sebebi belkide etrafımızda tanıdığımız kişilerde ve kendimizde yaptığımız gözlemlerin etkisi vardır.. Bu aşağıdan yukarıya doğru uzanan piramitde -Fizyolojik ihtiyaçlar -Güvenlik ihtiyaçları -Sosyal ihtiyaçlar ve -Saygı duyulma ihtiyaçları (Başarı,saygı görme,prestij ) gibi açılımları dahil, teoride kişileri davranışları ile çağımızda yine bu hiyerarşik düzende görmekteyiz. 

Motivasyon ise bu basamaklarda gerekli olan bir nevi güdülenme halidir.. 
Hedef konan başarı için bu basamakları atlamak ayrı bir gerçektir. 
Bu gün bu vesileyle sizlere ülkemiz spor yaşamında farklı pozisyondaki, iki ismi anlatmak için içimde dayanılmaz bir istek duydum.. 
Örnek de söz uzağa gitmesin derler ya benim de yakınen tanıdığım ,çalışmalarını bildiğim, isimlerden Çilem Esenyel ile Buse Savaşkan hakkında nasıl bir düzen içinde, başarıya tırmandıklarını, normal hayatlarında neler yaptıklarını, yaşam tarzlarını nasıl belirlediklerini, hayata bakış açılarını derinlemesine olmasa bile yüzeysel olarak yazmak istedim.. 
Çilem Esenyel öğrenimini bitirdikten sonra bir süre İstanbul’da mesleği ile ilgili çalışmış, önemli isimlere yaşam koçluğu yapmış genç bir öğretmen. Bu süreçten sonra memleket özlemi ile aile hasreti, onun düşüncelerinde kendini bulduğu cihetle, vatanına dönen, Denktaş sevdalısı vatansever bir idealist kişi.. On yıldan beridir Güzelyurt’ta bir okulda beden eğitimi öğretmenliği yapmakta, ülke sporuna başarılı sporcular yetiştirmek adına Üniversite öğrencilerine de antrenörlük yapmaktadır. Atletizmde Milli Takım antrenörüdür.. Çalıştırdığı kişiler arasında, bir çok sporcu vardır . Bir tanesi ülkemizin gururu Buse Savaşkan’dır. Buse ile ziyaretime de gelmişlerdir. Buse onsekiz yaşında eğitimini başarılı bir şekide yürüten genç bir kızımız. Henüz onsekiz yaşında ..Yaptığı sporu sahiplenen, seven bir öğrenci.. 
Çilem Esenyel,Buse’nin Atletizmdeki başarısında birinci derecede etkili olan dik duruşu ile dikkat çeken bir isim.. 
Buse Savaşkan’ın ödüllerine gelince Buse -Kıbrıs rekortmenidir..-Türkiye MilliTakım Atleti ve -Türkiye Şampiyonudur. Ayrıca – Balkan Üçüncüsüdür.. 
Bütün bu başarıların elde edilmesinde istikrarlı çalışması, günde iki saat olurken ülke sporu adına Çilem Esenyel bu çalışmalarda müthiş bir efor sarfetmektedir.. kendilerine başarı odaklı uyguladıkları amcına uygun stratejide, hedeflerinden ödün vermeyen, bir program içinde çalışmalarını sürdürmektedirler.. 
Çilem Esenyel günlük yaşamında sadeliği seven,ayrıca antrenmanlarda gerekli özeni gösteren, vaktin kullanılmasını bilen sporcuları ile antrenman yaparken bir gün, bir plajın altın kumları üzerinde.. Bazen Beşparmak dağlarının yüksek tepelerinde.. Bazen çim sahalarda.. Bazen tartan pistlerde.. Antrenmanlarını yaptırmakta, yarışmalara yakın zamanlarda ise yarışmanın yapılacağı pistte çalışmalarını sürdürmektedir .. Yarışacak olan sporcunun gücüne güç katmaktadır. Yüksek motivasyon ortamında yapılan çalışmalar, hedef konulan başarıyı olumlu etkilemekte, çalıştıran antrenöre gurur, yarışmacıya derece, Ülkemize ise madalya getirmektedir.. 
Ülkemizin, Çilem Esenyel gibi, spor camiasındaki değerlere sahip çıkması kadar, Buse Savaşkan dahil diğer sportif branşlarda derece almış sporcularını ödüllendirmesi gayet doğaldır. Ülke tanıtımında gerekli olandır..Bu gelecek kuşaklara örnek ve hedef göstermektir.. Prestijin son basamaktaki müstesna yeri budur… 

Advertisements

Sağlıklı yaşamın anahtarı: spor..

Ülkemizde yaz mevsimi uzun,sıcak hava uzun süreli..beş ay denize veya havuza girebilir bu ise vakti müsait insanda her gün için spor olarak kayda geçer. 
Her gün denize mi gidilir diye soru da sorulabilir. Can dayanır cep dayanır mı diye de.. Ama iddia ediyorum ki yaz sıcağında özellikle hafta sonlarında çoğu kişiler bu seyahati yapmakta üstelik piknik ile birleştirmekte kendilerine, harekette bir kapı aralığı yaratmaktadır. 
Eski yıllarda piknik konusunda uzman ailelerin bu zamanda da uzmanlıkları devam ediyor ki piknik alanları dolu dolu.. bilhassa Boğaz piknik alanı hafta sonları dahil bazı akşamlarda gece piknikleri için açık ,yakın ve pikniğe elverişli bir alan.. Ağaçların altında serilen örtüler üzerinde çeşit çeşit yemekler yalancı dolmalar ile pide içine konan evde kızartılmış patates köfteleri ve hellimin süslediği yiyecekler olduğu gibi salatalık, meyveler yanında tavuk veya et çeşitleri şişlere dizilmek üzere kapalı kaplarda sırasını beklemekte.. çocuklar top oynamakta büyükler onlara eşlik ederken mangaldaki kömürün köz haline gelmesi için beklenmekte, bunun seyrine ise gözler aşina bir şekilde bakan olmaktadır.. 
Mart,Nisan Mayıs ilk bahar ayları başladı ise birden geçer yaz gelir.. koca kış geçti.. Mart soğukları ne gün olur bilinmez ama Mart dokuzu da Kıbrıs’ta etkinliklerle kutlanmaktadır.. Merak edip baktım.. 
Bu günün de bir efsanesi varmış.. Bir zamanlar, Larnaka kazasına bağlı Alaminyo köyünün beyi yılda bir kez olmak üzere her Mart ayının dokuzunda şölen tertip eder, halkını tıka basa doyururmuş. Çünkü geldikleri ülkede adetleri böyleymiş. Gel zaman git zaman Bey ölmüş ama şölen günü unutulmamış. Alaminyo (Boğaziçi) ve civardaki Türk köylerinde her Martın dokuzunda ‘iki elleri kanda olsa” her işi bırakır, ailece kıra çıkar, yeyip içerler. Halen kuzeye geçip Boğaziçine yerleşenler ayni alışkanlığı devam ettiriyorlar. Bu güne de ‘Mart dokuzu’ diyorlar. . Belkide daha birçok efsane vardır ama o gün KKTC de piknik düzenlendiği alanda etkinliklerin sürdürüldüğünü gazete haberlerinden okuyor hatta kimler gitti diye de merak edip fotoğraflara bakanlarız.. Gelenekler sürdürülebilir olduğu müddetçe yaşatılır.. 
Yaz aylarında denize gitmek konusunda insanımız inanılmaz derecede istekli Kıbrısın Ağustos sıcağı çekilmez deniliyorsa bile Akdeniz insanının denizin serin sularından vazgeçme gibi bir niyeti yok. Çoluk çocukla deniz kenarları bir kalabalık ki sormayın .. Alagadi sahilinde bir uçtan bir uca kumlar üzerindeki yürüyüşün hareketi bile sağlık olarak insana geri dönüyor.. 
Bütün bu doğal yönden yapılan sporun bir de profesyonel,personelin hizmet verdiği spor salonlarında yapılışı var ki gençliğin olduğu kadar her yaşta gidenlerin durak yeri oldu. Salonda dengeli bir şekilde yapılan hareketler vücut yapısına olumlu yansıdığı gibi insan zihninindeki yorgunluğu da unutturuyor.. Nerden biliyorsun diye sorarsanız cevabım kendimden diye olacaktır. Sporun yaşı olmadığına göre yapılması hali her halükarda müthiş düşünce.. O halde; spor yap hayatın uzasın.. Yaşamın değişsin.. 

“Vücudunuza İyi Bakın,Yaşamak Zorunda Olduğunuz Tek Yer Orasıdır “

​O kadar çaba gösteriyorsunuz bir konu hakkında yazıyorsunuz tam sonuna gelmişsiniz eliniz telefonun yan kısmında x dokunuyor farkında değilsiniz çünkü o anda telefonda konuşuyorsunuz bütün yazının silindiğini fark ediyorsunuz ama iş işten geçmiştir. Çok dikkatli olmanıza rağmen bu yinede oluyor. Yazdığınız cümlelerinizi bir daha kuramıyorsunuz o anın düşüncelerinin yerini hafiften bir keşke almıştır:))

Keşkelerin hiç sevilmemesi gerekse dahi yine de zorda kalındığı zaman kurtarıcı bir ifade.. 
Kış bütün soğuğu ile kendini hissettiriyor .. Bu soğuk, bazı ağrılara da neden oluyor mu ne oluyor, bütün karşılaştığınız kişiler de sanki başka konuşacak şey yokmuş gibi koro halinde bu ağrıları dile getiriyorlar. 
İnsan bazen kendinin doktoru da olabiliyor, bu tecrübeden ziyade eski anılarda , tariflerde  saklı.. o zamanların çatala pamuk sarıp ispirtorakısına batırıp ateşleyip sırta şişe vurulduğu günlerin üzerinden yıllar geçti ama uygulamanın bu günlerde de yapıldığı söylenmektedir.  Bir de çok ama çok eskilerde evlerde ayaklara sülük yapıştırıldığını gördüğümüz zamanlar oldu. Ya bahçelerde kesilen taze nane ile yapılan çaylar, daha anılara düşmeyen bir çok tedavi şekli..
İnsanın yaşı ilerledikçe hareket edebilme kabiliyetinde, düşüşü görmeyen yok. 

Yürüyüş yapmak gerekli diyorlar  da  yok temposu olmalı yok öyle yok böyle onu dahi yapamaz olanlar var. Belki tercih bir spor salonu olabilir. Salon yeri idi merdiveni var mı idi ?düz ayak mı ? derken kendinize uygun bir yerde   karar veriyorsunuz. 
Bu karar ile de istikrarlı rejim istikrarlı spor diyoruz.. Hepsi bu..:)) 
Bu güne nokta mı? 
“Vücudunuza iyi bakın. Yaşamak zorunda oIduğunuz tek yer orasıdır. ”

Sağlık için spor..

​Sporu profesyonel yapanlar dahil. Genelde spor deyip, es geçmek, umursamamak olmuyor..

Evde olsun iş yerinde olsun emekli olsun çalışan olsun mutlaka günde 15-20 dakika en az insanın kendine ayıracağı bir vakti olmalıdır..

Hareketsizliğin verdiği bir takım sıkıntılar her zaman gözler önünde.. 

Çoğunluğumuzun tembel olduğu bu konu esasında birçok hastalıkta çare..
En etkili spor, yürüyüş ne yazık ki alışkanlığımız yok, zaten yürüyecek saha kenarları ile yol kenarları, kaldırımlar hariç , sıhhatli bol oksojen alacak yürüyüş yerlerimize şehir içlerinde pek rastanmıyor. 

Ve biz maliyeti düşük bu spordan yararlanmakta geç kalanlar oluyoruz.

Lapta Belediyesinin sahilde ,dış yardımlar ile başlattığı projedeki yürüyüş alanının çoğu tamamlanmış olabilir ama yürüyüş alanına gidiş her gün için, çevredekiler için,kolay olurken diğer yerleşim yerlerindeki insanlarımız için sadece gittim.. geldim.. gördüğüm bir yer demenin ötesinde yürüyüş esas amacına bu kişiler için her güne pek uygun olmamakta.. zoru temsil etmektedir.. Ayrıca etrafin yoğun yerleşim yeri olması nedeni ile yürüyüş alanına girişlerde de zorluk yaşanmakta..

Girne sahillerimizdeki bu projenin diğer kıyılarımıza uzantısı en içten dileğimiz..yöreye spora, katkısı ise yatsınamaz..Bu projede en çok sevdiğim nokta ise iki sahilin deniz üzerinden birleştirilerek minicik bir köprü yapılma durumunun mevcudiyeti..inşallah üzerinde yürümek hepimize nasip olur..

Günümüz insanının çoğu bırakın çalışma hayatındaki monotonlukları eve geldiği zaman da ,yemek masası ile koltuk arasındaki serüvenlerinde ya elde kumanda ile televizyonu açar,kulağı seste olurken, gözü de elindeki *akıllıda*:))  internet ortamında ,hareketsiz bir şekil ile gecesine sabit, zamana meydan okumakta..
Zamana meydan okumak ancak sağlıklı bir beden ile olacağına göre,vücudumuza gerekli özeni göstermek de beynimizin borcu derken, kendimize bir hareket şekli seçip, bunun adına da spor diyelim. 

Bu her yaşdakilere uygun bir seçim ile spor salonu,yürüyüş,bisiklet olduğu gibi televizyon karşısında dizilere ara vermeden:))  bazı hareketlerin yapılması ile de mümkün.. 
Bu güne nokta mı?💕💕
“Hareket etmek kişilerin fiziksel,duygusal ve zihinsel durumlarında değişiklik yaratmak için bir ilaçtır” 

Tavuk Yemekleri.. 

​Ağustos ayında nedense havada büyük bir ağırlık var insanı bunaltan sıcak üzerimizde kabus gibi.. Daha da artacak hava sıcaklığı için acil bir iş olmayınca dışarıya çıkmamaya imtina etmek gerek.
Sıcaklar her ne kadar hafif yiyecek çeşitlerini mutfağa tercih diye işaret etse de alışkanlıklar bir türlü peşimizi bırakmıyor..

Hafif deyince sade bir salata ile idare edebilirmiyiz diye denedim esasına özellikle öğle için bulunmaz bir tercih. Ancak limonu veya elma sirkesi olacak ama zeytinyağı da kararınca bazen üzerine  bir dilim hellim kareleri,haşlanmış tavuk,ton balığı veya beyaz peynir,yeşil zeytin ile siyah zeytin ilavesi de damağa tat oluyor..

Bir günün yemek menüsünde kahvaltı ile ana yemekler ne kadar önemli ise ara öğünler de meyve artı ceviz,badem,iki kaşık yoğurt da o kadar önem arzeder diyor diyetisyenim.. Tabi bizim gibi yıllardır her kilo alışta uğrak yerimiz olan diyetisyenin söyledikleri ezberimizde de kontrolde şart.. Gitmek bir bakıma bunu gerektiriyor..

Kurtarıcı et, evde en çok buzdolabında olan et:)) tavuk eti olunca bir kaç örnek ile çeşitlerini  de paylaşırız.. Beğenirseniz de yapması kolay ayrıca maliyeti de düşük :))

Hele hafta sonu hızında bulunmaz nimet.. Her şey gönlünüzce,keyfinizce olsun . HAYATINIZA SPOR  REHBER OLSUN..

..💕💕