Tag: Star Kıbrıs gazetesi

Bu oyun kaç perdelik?

Bu oyun kaç perdelik?

Bu günden yarına, siyasi, sosyal ve ekonomik olaylarda ne olacağının, tahminden öte bir yorumu yoktur. Her üç halde de kimin elininin kimin cebinde olduğu, belli olmayan bir zamandan geçiyoruz. Kimin kime, muhtaç olacağının bilinmezliği; adı henüz konmamış büyük bir oyunun, senaryo gereği kaç perde olacağını ve perdenin nasıl kapanacağını kestirmek güç olsada, sonucun akla oranlaması sabırdır.İşin özeti, tecrübesi olan bilir diyoruz. Geçen haftanın siyasi ortamını özetleyecek olursak UBP’nin göstediği Meclis Başkan adayının seçilemediği ve kaotik bir ortamın yaratıldığını görürüz. Mecliste kadın milletvekilleri arasında “Biz kadınların her halükarda yanındayız söyleminin dayanışmasının olmadığını,maalesef gördük. Meclis başkanlığı seçiminde genel temayüllere ters davranışlarla oy kullanılması muhalefet oyları dahil olmak üzere kaosa oynamaktan başka bir işe yaramadı. CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman ve diğer konuşmacı parti başkanları zamana oynarcasına ve diğer bir partinin UBP ‘nin iç işlerindeki kurultay sonucu dahil olmak üzere Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de illaki müdahale var tezi üzerine kurgu yaptılar. Esas müdahalenin bu tür kendilerine has üslupla yaptıkları konuşmalar olduğunu unuttular. Vakti boşa harcamaları ve seçmenlerin inanmayacağı, havada kalan sözlerle halkı uyutma moduna geçmeleri faydadan ziyade zarar olduğunu bir bakıma es geçtiler. Bu kadar çok tekrar ile vakti boşuna harcamaları, laf-ı güzaf ve anlaşılır gibi değildir. UBP Genel Başkanı ve Başbakanın Meclis Başkanı için yapılan oylama sonucu meclis kürsüsünden genel kurula hitaben “erken seçim tarihini belirleyin de gelin, genel seçime gidelim çağrısı, doğrumu değilmi zaman bunu elbette değerlendirecektir. Ancak hükümet ortaklarının dahi UBP adayının ilk tur seçim ve sonrasında girdikleri hal ve açıklamalarının mazareti olamaz. Hiç bir siyasi partinin diğer bir partinin yarası üzerinden prim yapması etik siyaset kuralları dışındadır ve kabul görmez. Güçlü siyasi partiler kendi iç meselelerini geçmişten bu güne bir şekilde düzeltmişlerdir. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın erken seçim yapılmasının böylesine bir salgın döneminde yapılmasını uygun bulmadığı diğer önemli bir uyarıdır. Gruplu, grupsuz siyasi partilerin o çok savundukları toplum faydasından uzaklaştıkları babında, siyaset yaptıklarını ülkemiz halkı çok iyi bilmektedir. Bu gibi siyasi partilere sorulacak tek soru vardır! madem ki halkın geçim derdinin arkasına saklanarak ülke halkını bu kadar çok düşündüğünüzü bangır bangır televizyonlarda açıklıyorsunuz niye istikrarlı bir icraat hükümetine ortak olmadınız ? Seçim yasası değişikliği ise başka bir dert dermanı ise bu dönemde zor. Nedeni ise seçim yasası ise bir günde sonuçlanacak bir konu değildir. Yüksek Mahkeme Başkanı Sayın Narin Şefik haklıdır, 2018 yılı önerilerini bütçe görüşmelerinin komite sürecinde yeniden tekrarlamıştır. Anca olası bir erken seçime ramak kala yangından mal kaçırır gibi seçim yasasında değişiklik yapılamayacağı da açık seçik ortadadır. Siyasilerden isteğimiz aklı selimle karar vermeleridir ki seçmen herhangi bir seçimde, iradesini sandıktaki oyu ile devredeceği parti ve milletvekilini seçebilsin. Aşı konusuna gelince nerdeyse Türkiye ile eş zamanlı bir başlangıç 14-15 Ocak 2021 tarihinde yapılmış ve öncesinde Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan aşı olurken ertesi gün de KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ilk doz aşılarını yaptırmışlardır. Cumartesi 16 Ocak günü Bakanlar Kurulu kararlarını basın önünde açıklarken Başbakan Ersan Saner kapanma yok demişti ancak sağlık bilim üst kurulunun gecenin geç saatlerinde açıkladığı kararda 18 Ocak-31 Ocak tarihleri için ikinci kapanma kararı duyurusunun basında yer alması siyaset ile bilim ilişkisi karşı karşıya mı geldi ? sorusu ile gündemde yerini almıştır. Bu güne söz mü? Gündeme uygun ve Beydeba’dan olsun “Dört şey vardır ki, en azını dahi hor görmemek gerekir; Yangın, hastalık, düşman, borç.” Rabbim her halden ülkemizi korusun…

Gündem yoğun, ortam gergin

Gündem yoğun, ortam gergin

Bu haftanın ilk iş gününe başlarken geçen haftanın yine en önemli konusu salgın hastalık Korona olmasına rağmen 8 Ocak 2021 sabahına uyanışımız çok acı bir haber ile oldu. Geçitkale’de yaşanan olayda 14 yaşındaki bir erkek çocuk ile anne ve babasının ne şekilde olursa olsun ölümü ülkemiz halkı üzerinde yeni depresif bir hal oluşturmuştur. Bu olayda geriye kalan 18 yaşında bir gencin hayatında oluşan depresyon nasıl tedavi edilecek diye de konuya yaklaşılması gereken sosyal bir vaka olmuştur. Psikolojik destek şarttır kanaatindeyim. Bölge halkının ve görgü tanığını dinlerken insani duygularda oluşan hissiyat ailenin akrabaları kadar halkımızı da derinden üzmüştür. Olayı dinleyen o yaşlardaki çocukların kayda değer üzüntüsü ve bir takım cevapsız sorularına tanık olduk. Konu ile ilgili üretilen senaryolar ise sosyal medyada oldukça fazla idi. Hatta isimlerden aileyi tanımak isteyenlerin çokluğu nedeniyle olayda ismi geçenler “popüler aramalar notunu taşıyordu. Umudumuz hiç bir ailenin içerisinde böylesine büyük olumsuzlukların girmemesi ve büyük küçük her bireyin aklı selim içerinde davranmasıdır. Olayın psikolojik nedenleri mutlaka değerlendirilecek ve bu yöndeki öneriler halkımız nezdinde çekirdek aile mefhumunda kabul görecektir. Görülmelidir. Geçen haftanın son iş gününde KKTC Meclisi Bütçe Komisyonu 2021 Mali yılı bütçe yasasını genel kurula havale etmek için ilk toplantısını yapmıştır. Bilindiği üzere Bütçe Komisyonu UBP Milletvekili Sunat Atun başkanlığında toplanamış Komite toplantısına, Komite Başkan Vekili CTP Milletvekili Fikri Toros, Komite üyeleri; UBP milletvekilleri Özdemir Berova, Menteş Gündüz ve Yasemin Öztürk ile CTP Milletvekili Salahi Şahiner ve HP Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu oluşuyor. Toplantılara diğer milletvekillerinin katılması serbestiyeti var ancak oy kullanma hakları yoktur. Bütçenin komite safhası tamamlandıktan tam beş gün sonra Genel kurulda görüşülmesine başlanacaktır. 11 Ocak tarihi bizim geniş ailemizde önemlidir “Ziraat Yüksek Mühendisi” olan ve KKTC’nin köylerindeki tarım ve hayvancılığına oldukça faydası dokunduğu ifadelendirilen rahmetli eşimin doğum günü olduğudur. Özel Berova her zaman doğduğu günün önemini bize anlatırken kendisinin seçtiği mesleğini “Tarım Haftası” ile özdeşleştirirdi onu sevgi ve saygı ile anıyoruz. İşte bu çerçevede Dünya Ziraat Mühendisleri Gününü ve Türkiye’de tarımsal öğrenime başlanmasının 175. Yıl dönümü kutlu olsun. Haftanın ilk iş gününün diğer bir önemi ise KKTC Meclisinde haftalardır gündem olan Cumhuriyet Meclis Başkanı seçimi ve başkanlık divanının oluşması konusudur ki seçimin sonuçlanması meclis çalışmaları sevk ve idaresi için gerekli olandır. Ocak ayının iki ayrı ve çok önemli günü ise aramızdan ayrılan, Kıbrıs Türk halkına Liderlik yapmış iki değerli Devlet adamının; Rauf Raif Denktaş’ın 9. Yılı ve Dr Fazıl Küçük’ün 37.Yılı olduğudur. Her iki liderin ülkemizde ve dış dünyada verdikleri yatsınamaz mücadele tarihini unutmamız mümkün değildir. Liderlerimizi 2021 yılında yeniden ve yine sevgi,saygı,minnet ve rahmetle anıyoruz…

Corona gölgesinde siyaset

Dün 2021 yılının ilk pazar günüydü. Yılbaşı telaşı derken insan bütün bir yılın muhasebesini nasıl yapsın? Zaten hesaplar karışık! Her hesap kendine özgü bir gündem bütünü. Geçen yıl da evdeki hesap çarşıya uymadı, bu yıl için en iyisi şimdiden konuşmamak! Ancak ayni havayı siyasi,ekonomik ve sosyal hayatta dereninlemesine teneffüs edeceğimiz aşikar. Sanki her şey normalmiş gibi bütün anormal hadiseleri unutur göründüğümüz 2020 yılının son haftasında hareketlenen sosyal hayat yeni yılı karşılamada evdeki sofrada ne menü olacağı gailesi ile başladı. Her ev kendi ekonomik durumuna göre ocağındaki aşı pişirdi ve ailesi ile paylaştı. Gecesine renk katmaya çalıştı. En çok da sosyal medya reyting yaptı. Eski yılların akışkanlıkları ortada yoktu ne bir kart ne bir mektup alan oldumu bilmiyorum. Ama sosyal medyanın hem ön sayfaları hem arka sayfalarında kopyala yapıştır yeni yıl kutlamaları ile video göderimlerinin tavan yaptığı bir mecranın etkin kullanımı içinde olduk. 31 Aralık 2020 gecesinden 1 Ocak 2021 geçişte adım kadar eminim ki her yürekteki dua Korona denen salgının son bulmasına ilişkin oldu. Dualar edildi ancak bilinen husus bu lanetli hastalığın hızının kurallara uyulmadığı taktirde artacağı gerçeğidir. Şimdi bir de mutasyon kelimesi sağlıkta güncel oldu. Mutasyona uğrayan koronavirüs Türkiye’de de ortaya çıktığını Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, mutasyonlu koronavirüsün Türkiye’de 15 kişide görüldüğünü açıkladı. Açıklama ardından mutasyonlu virüs ile ilgili araştırmalar hız kazandı. İngiltere’nin saygın kurumlarından Imperial College London, mutasyona uğramış corona virüsünün en çok 20 yaş altındakileri hedef aldığını duyurduğunu da biliyoruz. KKTC ‘de Sağlıkla ilgi kurallar zinciri Sağlık bakanlığının uhdesindedir ve gerekli açıklamalar toplum sağlığı açısından Sağlık Bakanı Dr. Ali Pilli tarafından yapılmaktadır. Geçen yılın son bakanlar kurulu toplantı kararlarını Başbakan Ersan Saner ve birden fazla bakan birlikte basına açıklamıştır. Yeni yıldan önceki 29 Aralık tedbirleri ile akşam saat 22.00 ve sabah saat 05.00 arasındaki sokağa çıkma yasağı 4 Ocak 2020 tarihini de kapsamaktadır. Okullar için alınan tedbirler de bilinmektedir ki salgının yayılmasını önleyecektir . Sosyal hayatın devamında oldukça geniş kapsamlı bir depresyon mevcuttur. Halkın alışmış olduğu düzene bir şekilde maddi ve manevi yasaklı müdahale sistemi halk sağlığını bozmuştur. 10 Mart 2020 tarihinden bu güne kadar sağlıkta acaba sonumuz ne olacak kaygısı artmıştır. Bir çok tanıdık isimlerin karantina süreçleri yerel vakalar,temaslılar ve yapılan testlerin sonuç bekleme süreci insanımızın sinirlerini yıpratmıştır. Türkiye’ye gelecek aşı içinden KKTC ‘de gönderileceği açıklamasını yapan Sayın Fuat Oktay ülkemizdeki aşılama sürecinin de başlayabileceği konusunda güvence vermiştir. Yasama,yargı ve yürütme ülkemiz sorunlarına karar üretmektedir. KKTC Meclis Genel Kurulu salgın döneminde toplantıları, iktidar ve muhalefet milletvekili konuşmaları ile meclis tv den en çok izlenenler arasında gündemin takip edildiği yerdir. Anayasanın ilgi maddesi gereği ikinci dönem Meclis Başkanı ve Meclis Başkan yardımcılığı seçimi grupların adaylarının üzerinde seçim yapılması, meclis divanının oluşturulması ve komitelere atanmaların yapılacağı bir haftaya giriyoruz. Umudumuz yeni yılın ilk haftasının ve sonrasındaki aylar ve günlerinin hadiselerinin iyi olmasıdır. Bu güne sözümüz Epiktetos’dan olsun “Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, onların altından kalkmakla erişilecek ihtişam da o derece parlak olur. Usta kaptanlar maharetlerini ve saygınlıklarını atlatmış oldukları fırtınalarla elde etmişlerdir.”

Aylardan sonra gelen hükümet

Aylardan sonra gelen hükümet

Korona virüsü dünyada Azrail gibi dolaşıyor. Bu salgından korunmak önlemlerle mümkün. Yaşamın devamında bundan sonraki süreçte kişilerin yaşam şekillerini değiştirmek mecburiyetinde olduğunu bilmeleri gerekir.
2020 yılındaki olumsuzluklar 2021 de yaşanır mı? İyi konuşalım iyi olsun. Negatif düşünce gücü karamsarlığı çağrıştırır. Anca dünyaca ünlü kahinlerin yeniden yeni yıl için yorumlar yaptığını da okuyoruz. Kehanetlere aldırış etmemekle beraber geçmişte bahsedilen bir çok tesbitin yeni yıllarda örtüşmesi de insanoğlunun aklını karıştırıyor. Dünya genelindeki ölümlerin korkunç rakamları ile dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunun haleti ruhiyesi bozulmuştur. Ülkemizde de gittikçe yerel vakalar artmakta tanış olduğumuz bildik isimleri sosyal medyadan temaslı veya korona virüsünü kapmış olmalarını görmekten büyük bir üzüntü duymaktayız. Korona aşısının bir an evvel adamıza gelmesinin beklentisi de ada halkının istekleri arasındadır.
Geçen haftaki “Meclis Genel Kurulunda“ Sağlık Bakanı Sayın Ali Pilli, kendisini temaslı olarak izole ettiğini açıklamış ve KKTC Meclis’inde nisap sağlanması hususunda Sayın Tufan Erhürman ‘dan yardım istemiştir. Gerekli insani davranışı CTP Genel Başkanı yapmıştır. Takdir etmek gerekir. Geçen hafta içinde geleneksel rutinde okunan hükümet programı kısa sürede yapılması mümkün olmayan uzun vaadleri içeren konuları özüne almıştır. Biliyorsunuz ki ilgi duymayanlar uzun yazıları dahi okumamakta ve fikrini yazıya göre değil paylaşılan görsele göre yorum yapmaktadır. Yanlış mı? Hayır doğrudur. Nedenine gelince bunalan ve ayni konulardan usanç duyanların, ayni şeylerin tekrarını okumaktan kaçınan insanımızın çoğunlukta oluşudur. Hükümet programının görüşüldüğü genel kurula nisap için gireceğini önceden açıklayan ise TDP milletvekili Sayın Zeki Çeler olmuştur. Genel kurulda ki konuşmalar uzun ve yine bildik konuların muhalefet anlayışı ile tutanaklarda kendini bulmuştur. Meclis TV izleyicilerinin kanaatine göre ayni konuların tekrarı can sıkıcıydı. Ülke halkının bu dönemde isteği geçim derdine çare olacak kararların 20-3-2, Saner hükümeti tarafından acilen alınmasıdır. Ayrıca Meclisete muhalefetin somut önerilerle eleştiri yapmasıdır. Üzülerek ifade etmek gerekirse demagoji yapmakla bir yere varılmıyor. Azınlık seçim hükümeti güven oyunu 24 kabul, 20 red ve 3 çekimser oy ile almıştır. Nihayet aylardan sonra ülkemiz bir hükümete sahip olmuştur. İcraat hükümeti kurulmamasında sorumlular ise CTP ve HP olmuştur. Başbakan Sayın Ersan Saner’i bekleyen sorunlar yumağı vardır. Ankara ziyareti ile umulan o ki mali konulara çare bulunacaktır. Bilhassa maaşlar ve 13.Maaşların ödenmesi bekleyişin ilk sırasında yer alandır. Hükümeti oluşturan koalisyon ortakları ile hükümet protokolüne sadakati de denetleyecek olan yine Başbakan Saner olacaktır. UBP Genel Başkanı olarak ayrıca erken seçime hazırlanma mükellefiyeti devam ederken parti teşkilatını UBP’sini erken seçim öncesinde olağan kurultaya hazırlamak da Genel Başkan olarak görevleri arasındadır. Başbakan Hamza Ersan Saner’e ve koalisyon ortaklarına bu zorlu dönemde başarılar dileriz. Türkiye Cumhurbaşkan yardımcısı ve Kıbrıs işleri koordinatörü Sayın Fuat Oktay’ın TBMM ‘deki net konuşması ve içeriği KKTC’de yalnız olmadığımızın teminatıdır…
Bu gün KKTC’de Milli Mücadele ve Şehitler Haftası nedeni ile Kıbrıslı Türklerin varoluş mücadelesinde vatanı için şehit düşenlerin anısına birçok etkinlik yapılacaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Geçmişini bilmeyen bir millet, geleceğine yön veremez.’ Bu nedenle gelecek neslin sağlam adımlarla ileriye yürümesi için o günlerin anılması çok önemlidir.’ Rum saldırılarına karşı mücadele eden, topraklarını ve Kıbrıs Türk halkını koruyan, canını bu uğurda feda eden şehitleri rahmetle ve saygıyla ve minnetle anıyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız…

Yerin kulağının görevi

Yerin kulağının görevi

UBP-DP-YDP “Seçim hükümeti “ binbir zorlukla kuruldu. Kabine üyeleri Cumhurbaşkanı Sayın Tatar tarafından onaylandı.Sayın Cumhurbaşkanı Tatar ile Sayın Saner’in kabine onaylanmadan evvel bir saatlik istişarelerinde ne konuştukları basına yansıtılmadı. Ancak yerin kulağı var derler doğrudur.
Olağanüstü Meclis Genel Kurulunda 10 Aralık 2020 de oluşturulan kabine ve HP’den ayrılan üç milletvekilinin istifalarına ilişkin tezkereleri nisap zorluğu aşıldıktan sonra okunabildi. Kim ne derse desin, rencide edilebilirsiniz, acaip davranış ve sorulardan bunalabilirsiniz,anca genç Milletvekili ve HP’den istifa eden Mesut Genç nasıl kabul edersen et ama bu ”bir anne olarak sana öğüdüm olsun oğlum, bundan sonraki yaşamında ne olur, evladın üzerine yemin verme. “ hele de siyasetin bu yalan düzeninde asla çocuğunun adını zikretme… Bilmem anlatabildim mi?
Şimdi hükümet programı Mecliste okunacak tabi vaktinde nisap sağlanması her zaman bir sorun olarak erken seçim tarihine kadar hükmünü sürdürecek. Veya bu ortaklar da anlaşamazlar ise seçim tarihi daha önceki bir tarihte öne alınabilecektir. Bu dönemde Meclis’te 12-6-3 muhalefetini de dikkate almak zorunda olan Sayın Başbakan Ersan Saner’in işi çok zor olacak. Üstesinden ancak UBP milletvekilleri ile birlikte geleceğine inanmakla beraber ona rahat gecelerinin olmayacağını da söylemekte fayda vardır.
Sayın Saner’i ve dolayısı ile UBP’ni bekleyen çözülmesi ve cevap verilmesi gereken bir çok mesele vardır. Sorular uzayıp gitmekte bir çok hadise ise çözüm beklemektedir. UBP henüz dillerde nağme olan Olağanüstü kurultayını dahi yapamamıştır. Kaldı ki Olağan Kurultayının da erken genel seçimden yani Ekim 2021’e kadar yapılması zaruriyeti vardır. Kurultaya giderken ise teşkilat yapısının seçimlerini de yapmak durumundadır. 6 İlçe ve kongreler ve Genel Başkanın seçileceği ayrıca ayni kurultayda parti meclisi üyelerinin de onbinlerce üyenin katılımı ile seçimi yapılacağı düşünülürse zaman çok dar olacaktır. Bütün bunlara ek erken genel seçim için milletvekili adaylarının sıralaması da tüm üyelerin katılımı ile diğer bir aşamada yapılması gerekendir. Çok yakın bir tarihte Meclis Genel Başkan seçimi vardır ve isteyen milletvekilleri adayları UBP içinde çoğunluktadır. Olağanüstü kurultay yapılır mı yapılmaz mı tartışmaları sürerken milletvekillerinin tek adaylı bir seçim olsun diye taahhüt verdikleri imza kağıdı bir şekilde basına servis edilmiştir.İmzaların elden ele dolaşmasını etik bulmayan bir çok vatandaş vardır. İmzalayan milletvekilinin bu imzalar kendisini bağlarken parti genel başkanı olmak için illaki milletvekili olmak şartı da yoktur.
Hükümet güven oyu alır mı ? Sorusuna cevap herhangi olağanüstü bir durum olmaz ve iktidar milletvekililerinin nisabı sağlamaları halinde, erken seçim hükümeti mecliste güven oyu alacaktır.
Şimdi ülkemizi bekleyen en önemli sorun başta sağlıkta alınması gereken önlemlerdir. Meclis Genel kurulunda bütçe yasa tasarısın aralıksız görüşme ile tamamlanması ve Aralık ayı sonuna kadar uzun sürecek oturumlarda nisabın oylamalarda sağlanabilmesi halidir. 31 Aralık 2020 tarihine kadarki mükellefiyeti olan ödemelerin yapılmasıdır ki bunlardan birisi de 13. Maaşlardır. Çarşı ve esnaf memur kadar bu ödemelerin olmasını bekleyendir. Kabinenin oluşumunda yer değişimi ile maliye bakanlığında “söz” şimdi Sayın Dursun Oğuz’a geçmiştir. Maliye bakanından beklenilen çok iş vardır. Niye Maliye Bakanının yeri değişti sorusu dillere destan olmuştur. Başbakan Sayın Ersan Saner’in kendinden önceki Başbakan Ersin Tatar’ın kabinesinin devamı diye adlandırılmaması için yer değişiklikliğini yaptığı söylemi parti üyeleri ve vatandaşlar arasında kabul görmediği bir yana “Enerjik kadro ”olsun kabinede motivasyon olsun,dediği husus da sorulara cevap olamamıştır. Fazla söze de gerek yoktur. Ne diyelim “Enerjik Kabine” hayırlara vesile olsun.

Felaket zinciri hız kesmiyor

Felaket zinciri hız kesmiyor

Bu günkü yazıma ibretlik bir hikaye ile giriş yapacağım. Hikaye aynen şöyle; “Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra, pazar sabahı kalktığında keyifle eline gazetesini aldı ve bütün gün keyif yapıp evde oturacağını hayal ediyordu. Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu. Baba, oğluna söz vermişti; bu hafta sonu parka götürecekti onu, ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna uzattı: – ‘Eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni parka götüreceğim!’ dedi. – Sonra düşündü: ‘Oh be, kurtuldum! En iyi Coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez!’ Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi: – ‘Babacığım, haritayı düzelttim. Artık parka gidebiliriz!’ dedi. Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hayretler içindeydi ve oğluna bunu nasıl yaptığını sordu. Çocuk şu ibretlik açıklamayı yaptı: – ‘Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan resmi vardı. İnsanı düzelttiğim zaman dünya kendiliğinden düzelmişti!’ Demek ki önemli olan olayları fark edebilmek için insanların kendilerini zapturapt altına alması kafiydi. Her durum ve ahvalde insaniyet önemlidir. Ülkemizde bir türlü kurulamayan hükümet kurma çalışmalarına gelince bu kadar uzun bir sürede kurulmayışının nedenleri sosyolojik açıdan incelenmeye değerdir. KKTC Meclisine 2018 erken genel seçimi ile girmeye hak kazanan 6 siyasi parti ve 50 milletvekili var. Hani derler ya “ iki baş bir kazanda kaynamaz” durumları aynen öyle. Sayın Tufan Erhürman da başları bir araya getiremediği bir yana hak etmediği bir çok eleştiriyi de eski 4’lü hükümet mensuplarından duymuş oldu. Koaliyonu kuramayacağını anladığı anda 3 Aralık 2020 tarihinde görevi aldığı Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’a geri iade etti. Cuma ve Cumartesi iki gün Sayın Tatar 6 siyasi partinin yetkililerini makamına davetle görüştü. Üçüncü kez hükümeti kurabileceğine kanaat getirdiği bir milletvekilini yeniden görevlendirmeye hazırlanıyor. Tabi bu arada edinilen tecrübe göstermiştir ki UBP dışındaki 5 siyasi parti yetkilileri hükümet kurulmalıdır diyor ama öte yandan binbir çeşit zorluğu da ilke deyip dayatıyorlar. Memleketin zor durumunu düşünüyoruz diyorlar ama düşünmedikleri gün gibi ortada olandır. Sanki hükümet kurulmasın kaos yaratılsın anayasanın ilgili maddesi çalıştırılsın Cumhurbaşkanı yetkisini kullansın ve 60 gün içinde seçim olsun istemleri var gibi davranış sergiliyorlar. Her halükarda son deneme hükümet kurulması için bir milletvekili daha görev alacaktır. Bu görevin yeniden en çok milletvekiline sahip UBP’den Sayın Ersan Saner’e verileceği varsayımıdır. Vatandaş olarak isteğimiz ilgililerin akıllarını başlarına toplayıp ülkeyi hükümetsizlikten kurtarmalarıdır. Büyük bir ekonomik kriz artarak devam ederken salgında vaka sayısı artmaktadır.Maliyenin kasası boştur. Mecliste henüz 2020-2021 Mali yılı bütçe yasa tasarısı görüşülmemiştir. Çarşı perişan haldedir, insanımız seçim değil geçim derdindedir. Lütfen ibretlik hikayedeki gibi kendinizi düzeltin ki dünyamız düzelsin. Felaket zinciri hız kesmiyor, salgının ve 2020’nin lanetli günlerinde gibiyiz. Cumartesi 5 Aralık Akdeniz’de meydana gelen deprem sallantısını KKTC’deki bazı yerleşim yerlerindeki halkımızda büyük bir korkuyla yaşamıştır. Ne diyebiliriz her halimize geçmiş olsun …

Yeminlere sadakat

Yeminlere sadakat

Sayın Erhürman’ın ilk hükümet kurma deneyimi ile kurduğu ve Başbakanlık yaptığı zaman aralığı yani Erhürman Hükümeti 2 Şubat 2018ve 9 Mayıs 2019 tarihleri arasında 460 gün sürmüştür. Şimdi yine ayni müzakere taktiği ile kendisine Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından tevdi edilen görevi yapma çabası içerisine gayretlerini sürdürüyor. Erhürman şimdi 12-9-3-3 sayısına ilave destekli bir hükümet modeli yaratmak adına çalışıyor. Bu arada UBP ile de ilişkilerini siyasi nezaket kuralları çerçevesinde sürdürüyor. Valide Sultan Konağında 6 siyasi parti başkanınını davet edip UBP hariç diğerleri ile, içki içilmediği haberlere düşen bir akşam yemeği düzenlemesi de siyasi gündeme ayrı bir renk katmıştır. Bu günlerde beklediği yemeğe katılan siyasi parti liderlerinden gelecek cevaplardır. Erhürman’nın yemek öncesi ve yemek sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlarken yüz ifadesinde düşünce yorgunluğunun oldukça belirgin olduğunu söyleyebilirim. KKTC Meclisi Genel Kurulu bilindiği üzere geçen haftaki oturumda gruplar arası mutabakatla kısa sürmüş ve 30 Kasım 2020 tarihine ertelenmişti. Siyasette hedefe giderken her şeyin mübah olduğu günleri yaşıyoruz. Sonuç alabilmek adına bütün iletişim araçları kullanıldığı gibi yüz yüze görüşmelerdeki konuşulanlar dahil parti başkanlarının ezberinde olanlardır. Sayın Erhürman’ın mecliste ve basın önünde devamlı kullandığı bir deyim vardır “ Üstüne kuş kondurmak” Doğru ve yerinde kullanılmış bir deyim, nihayetinde Erhürman mucize beklemektense gerçekleri görebilmenin ehemiyetindedir. Şartlı hükümet kurulmasının faydadan ziyade olumsuzlukları beraberinde taşıyacağını bilen bir siyasetçidir. Öte yandan vatandaşın istediği uzun süreli bir hükümetin kurulmasıdır. Memlekette geçim sıkıntısına çare ve korona salgınına tedbirlerin alınabilmesidir. Türkiye’den para akışının sağlanması ve çaresizliğe çare halkımızın isteğidir. Bu dönemde salgının Güney Kıbrıs’ta çıldırdığını görüyoruz. Her günkü vaka ve ölümler korkunç bir seyir izliyor.Kıbrıs meselesi ise miyadı dolan bir konu olsada Kapalı Maraş’la gündemde yer alıyor. Hayalet şehir ise şu andaki düzenlemeler ile geçmişten bu güne tarihin gerçeğinde hayallerin şehri olma seyrinde ve gelişmelere ve dolaşıma açıktır. Mal sahiplerinin ikameti çalışmalarının sürdürüldüğü efsane bir ortam olma yolunda büyük bir projedir. Maraş bölgesi, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘ın ve TC yetkili mensuplarının 15 Kasım ziyareti ile zirvede yerini muhafaza ediyor. “Acil Durum Hastanesi “ açılışı yapılmıştır. İcraat beklenen bir dönemdeyiz, niye seçim hükümeti kurulsun. Yoksa seçim yapılacağı tarihin belli olması ile yaşanacak süreç ve sonuçta tek başına iktidara en yakın siyasi partinin adının yine UBP olduğu bilinmiyor mu? Demem o ki bırakın seçimler 5 yılda bir yapılsın, erken seçim modası ortadan kalksın ve icraat hükümeti denen koalisyon kurulsun. O zaman gelecek ve seçimlerde seçmen kararını daha iyi yönde verebilsin. “Öfkenin sonuçları nedenlerinden çok daha üzücüdür.” Bilinmesi gereken mana budur! O halde bütün siyasi parti milletvekillerinin KKTC Meclisinde 22 Kasım 2018 tarihinde ant içtikleri metne “Devletin varlığını ve bağımsızlığını, yurdun ve halkın bölünmez bütünlüğünü, halkın kayıtsız şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ve Atatürk ilkelerine bağlı kalacağıma; halkımın refah ve mutluluğu için çalışacağıma; her yurttaşın insan haklarından ve temel hak ve özgürlüklerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya bağlılıktan ayrılmayacağıma; namusum ve şerefim üzerine and içerim.” yani yeminlerine sadakatleridir. Bütün bu ahvalde 3 yıl geçer geçmez yapılacak bir erken seçimin, vatandaş nazarında lüzumsuz ve zamansız olduğu bilinmelidir…

Pişman olmayı engelleyen sorgulamalar

Pişman olmayı engelleyen sorgulamalar

Meclisteki milletvekili sayısı şu anda Sayın Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı olması nedeni ile bir eksildi bir de mazaretli olarak genel kurula katılmayan milletvekili Sayın Hüseyin Özgürgün var ve 48 milletvekili halen mecliste görevleri başında. 10 milletvekili bakan olarak hükümette ve bakanlık koltuklarındadır. Sayın Akıncı zamanında onaylanmış kabinede şu anda başbakan yok. Vekalet eden yok. Cumhurbaşkanının ifadesi ise kabineye başkanlık yapabileceğidir. Eleştiri yapanlar hükümet yok diyorlar ama kabinede bakan sıfatları ile görevlerini sürdürmektedirler. Cumhurbaşkanı seçimi için parti genel başkanlığından ayrılan seçime bağımsız giren ancak HP milletvekilliğinden ayrılıp bağımsız milletvekili kalmayan Sayın Kudret Özersay‘dır. Sayın Serdar Denktaş ‘da ayni şekilde bağımsızlık hakkını Cumhurbaşkanlığı adaylığında kullanmış olan ama halen DP milletvekilidir. Özersay ve Denktaş seçimlerde bekledikleri oyu alamamışlardır ve siyaset dünyasında bir garip durumun, özeti ve öznesi gibi olmuşlardır. Mecliste en çok milletvekiline sahip UBP Genel Başkan Vekili Genel Sekreter ve ayni zamanda GaziMağusa Milletvekili Sayın Ersan Saner’e Cumhurbaşkanı Sayın Tatar tarafından hükümeti kurma görevi tevdi edilmişti, 7 Kasım 2020 ‘de Sabah Saat 10.30 da görevi alan Sayın Saner bu süreçte Mecliste mevcut siyasi partileri ekbi ile ziyaret etmiş ancak hükümet müzakeresi ile ilgili olarak CTP-HP-DP-TDP 4’lü eski hükümet mensuplarından ve YDP ‘den gerekli desteği alamamıştır. Halkımızın bu başarısızlıktaki genel kanaati, partilerin “Genel Başkanlarının” Cumhurbaşkanı seçimlerini kaybetmiş olmasının hayal kırıklığı ile hareket ettikleridir. 21 Kasım 2020’de Saat 10.30 ‘da Sayın Ersan Saner son dakikaya kadar uğraşlarına rağmen hükümeti kuramadıkları gerekçesiyle görevi cumhurbaşkanına geri iade etmiştir. 12 Milletvekilli CTP ‘den Milletvekili Sayın Erhürman’a görev tevdi edilen gün yine 21 Kasım 2020 Saat 17.00 olmuştur. Sayın Erhürman her zamanki aynı rota ile siyasi temayül gereği siyasi parti merkezlerine ziyaret yapacağını açıklamıştır. Seçim kaybetmiş cumhurbaşkanı adayları ve Sayın Akıncı’yı destekleyen TDP arasında ki görüşmelerle 4’lü hükümetin kurulması için çaba gösterileceği varsayımlar arasındadır. Serdar Denktaş ile yüz yüze konuşmadan aracıların sözüne itibar edip onun hakkında yanılmışım, o benim vefalı dostum diyen ve sosyal medya paylaşımı yapan YDP Başkanı Sayın Erhan Arık’lının böylesine bir hükümete 5. Ortak olarak dahil edilmesini inşallah eskisi gibi tartışma konusu yapmazlar. UBP ile geniş tabanlı bir icraat hükümeti kurmayanlar ise ilk milletvekili seçiminde kurulacak sandıklarda seçmenden cevaplarını alacaklardır ve oylarının düştüğünü göreceklerdir. Bu halkımızın ortak genel kanaattir. 12-9-3-3-2 ile 5’li hükümet kurulsa dahi mali güç desteği olmadan bütçe açığı olan bir maliye ile hükümetin çok başlılığında, sendikalara,üreticiye, imalatçıya, çarşıya, asgari ücretliye ,memura maaşlar ve 13.Maaş ödemelerinin nasıl yapılacağı halkın soruları ve endişeleri arasındadır. Kaldı ki KKTC birçok bölgeyi etkileyen doğal afetin sıcak gelişmeleri ve zararı can yakarken, korona denen illetin virüsünün salgın olarak dünyada artarak devam ettiği bir zamanda ülke insanında kaygı artarak devam etmektedir. “KKTC’de meydana gelen hortum felaketi sebebiyle tüm Kıbrıs Türk halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hasarların giderilmesi, yaraların sarılması için var gücümüzle KKTC’nin yanında olmaya devam edeceğiz.” Mesajı ile sosyal medyada paylaşım yapan Sayın Fuat Oktay’a ve dolayısıyla Anavatana teşekkürlerimiz sonsuzdur. Bütün bu hadiseler devam ederken KKTC insanının toplumsal faydası için zor bir dönemde görevden kaçan siyasi partileri ve icraat hükümeti kurmayanların hangi akla hizmet ettikleri de süreç içerisinde mutlaka sorgulanması gerekendir çünkü sorgulama gelecekte pişman olmayı engeller…

Sarsılmaz birlik

Sarsılmaz birlik

15 Kasım günü KKTC ziyaret eden Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Sayın Devlet Bahçeli ve KKTC’ye gelen TC Bakanlar Kurulu Üye’lerinin KKTC’nin 37.’nci kuruluş yıl dönümü tören ve etkinliklerinde aramızda bulundukları günün tarihi bir değeri vardır. Güney Kıbrıs’ı fazlası ile rahatsız ettiği ise güneydekilerin kilise dahil Anastasiadis’in demeçlerinden anlaşılmaktadır. Güney Kıbrıs, Sayın Erdoğan’ın KKTC gelişini Maraş bölgesine gidişini uzun zaman hazmedemeyecek durumdadır. Kilise hiç bir zaman çözüme onay vermediği gibi Türkiye’nin Cumhur ittifakının birlikte KKTC bulunduğu günü blr nevi yas ilan etmiş konumundadır. Kendi bilecekleri bir durum, biz Kıbrıslı Türkleri, Rumların hal ve davranışları, Kıbrıs tarihinin dönüm noktalarından 20 Temmuz 1974’teki Barış Harekatı’ndan sonra ne Türkiye’yi ne de Kıbrıslı Türklerin çok büyük bir çoğunluğunu ilgilendirmemektedir. Anastasiadis Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın 15 Kasımda adamızda bulunuşunu büyük bir meydan okuma olarak nitelendirse de nasıl kabul ederse etsin güçlü Türkiye’nin güçlü lideri KKTC’ne gelmiş ve Kıbrıslı Türkler ile kucaklaşmıştır. KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar Cumhuriyet bayramı için yaptığı açılış konuşmasında “Bir halk için en büyük erdemlerden biri kendi bağımsızlığını ilan etmek, kendi devletini kurmaktır’ sözlerine ilaveten “1974 öncesinde cemaat statüsünde tükenişe doğru giderken bugün Devlet sahibi bir halk noktasına gelmiş bulunuyoruz. Gururluyuz. Güven içindeyiz. Cumhuriyetimizin kıymetini bilerek, onu daha güzel günlere taşıma çabası içinde olmalıyız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni esenlendirerek yüceltmeliyiz’ diyerek ülkemiz ile ilgili yapmak istedikleri hakkındaki düşüncelerini halkımız ile paylaşmıştır. Adamıza önceden gelen ve bir takım temaslarda bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar ile de görüşmüş ve Önümüzdeki dönemdeki birlikte atacakları adımları ele almışlardır. “Milli davamızda söylem ve eylem birliğimiz sarsılmazdır!” Diyen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bir bakıma işin özetini bir cümleye sığdırmıştır. Bizler geçmiş mücadelenin canlı tanıklarıyız , 21 Aralık 1963 tarihinden itibaren yeniden alevlenen Kıbrıs hadiseleri üzerine ada genelinde Rumların başlattığı katliam büyük infial yarattığını ve 1966 yıllarında Rumların tek isteğinin Akritas planı gerçeğinden hareketle Türk halkı sindirilecekleri planlarını ve adayı Yunanistan’a bağlanacakları projelerini bilenleriz 1967 yılında Rum saldırıları devam ederken Yunanistan askerlerinin adaya gelişi ve askeri üs kurdukları bilinmektedir.Sivil Türk halkı çok zor şarlar altında idi.Her ailede, her evin mücahidi ayrıca vatan toprağı için canını feda edenlerin şehit mertebesindeki varlığı, kayıplarımız, gaziler ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kahraman askerleri, Kıbrıs Türk Halkının yüreğinde yer edenler olmuştur. 1963 yılında Erenköy Direnişi unutulmamıştır. Kardeşim Dr. Niyazi Özdemir’de Erenköy’e deniz yolu ile gelen öğrenciler arasında olup bu gün bizlere orda geçirdikleri mücadele yıllarını anlatandır. 20 Temmuz Barış harekâtı ile Kıbrıs’ın tümüne barış gelmiştir.1974 ve sonrasında 1976’da Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulmuştur.1976 ve 1983 yılları arasında yeniden şekillenen siyasi irade ile 15 Kasım 1983’de Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi Self-determinasyon hakkını kullanarak oybirliği ile aldığı bir kararla, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilan etmiştir. KKTC’nin kuruluş bildirgesini Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş okudu. 1983 den bu güne kadar aradan 37 yıl geçmiştir ve biz yıllardır Kıbrıs Türklüğünü yaşatmak için yaşamlarından vazgeçenleri kanlarını toprak için bahşedenleri, şükran ve minnetle anıyoruz. O gün yeri göğü inlettiğimiz marş ile Türkiye büyükelçiliği önünde haykırarak söylediğimiz Dağ başını duman almış marşının duygusallığını dün gibi kalbi duygularımızda yaşayanlarız. 37. Yılda bizleri yalnız bırakmayan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Devlet Bahçeli’ye minnetarız. “Ne Mutlu Türküm Diyene”

Bizi kurtaracak milli bir mücadeledir’

Bizi kurtaracak milli bir mücadeledir’

Hükümeti kurmak üzere Sayın Ersan Saner Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar tarafından görevlendirildi. Kendisine tevdi edilen bu görevi Sayın Saner 15 gün içerisinde hükümeti kurmak veya kuramaması halinde tekrar Cumhurbaşkanına görevi KKTC Anayasası gereği geri vermek durumundadır. Ancak umulan ve ümit edilen bir koalisyon modelinde anlaşma sağlanabileceğidir. Siyasi partilerin sorumlulukları gereği halkın toplumsal faydası yönünde düşüneceği ve bu oluşuma destek vereceğidir. Türkiye ile iyi ilişkiler içerisinde olacak bir modelde koalisyonun başarılı olmaması için bir neden bulunmamaktadır.Dünyada olduğu gibi şu anda Sayın Saner’in de dediği gibi ülkemiz hali güllük gülistanlık değildir. Geçmiş dönemde koalisyonlardaki uyumsuzluk nedeniyle halkımızın maruz kaldığı geçim sıkıntısı ortadadır. Hükümet ne olursa olsun, öncelikle halkın refahınını düşünmek zorundadır. Korona salgını ve dövizdeki yükseliş ülkemiz üzerinde sektörel bazda kapanması zor yaralar açmıştır. Derin yaranın sarılması müşterek bir işbirliğinden geçecektir. Meclisteki her milletvekilin bu yönde sorumluluğu olduğu gibi ; oluşacak yeni hükümette yer alacak siyasi partilerinde de ortak sorumluluğu vardır. Kabinede yer alacak kişilerin donanımı da oldukça önem arzetmektedir. Ulusal birlik Partisi’nin kurultayı ikinci turu 7 Kasım tarihinde yapılamamıştır. Adayların her ikisinin de parti birlik ve bütünlüğünü gerekçe göstererek, irade göstermeleri ve başkanlık seçiminden çekilmesi ile kurultay divan başkanlığı kurultayı iptal etmiştir. Sayın Faiz Sucuoğlu’nun ve Sayın Hasan Taçoy’un her iki adayın ayni anda biz aday olmayacağız diyerek yazılı beyan vermeleri sonrasında üyeler arasında oluşan ilk günlerin şoku mutlaka atlatılacaktır. UBP bu yönde ve tüzükte gerekli mevzuat düzenlemesini yerine getirecek ve belki de ayrı bir tüzük kurultayı yaparak parti tüzüğünde gerekli değişiklikleri yapacaktır. Bir çok kök partilinin üye olarak görülmediği, listelerde isimlerinin yer alması bu isteklerin dikkate alınması gerekir. Kurultayda en büyük şikayet bu yönde dillendirilmiş ve gündeme taşınmıştır. Bilindiği üzere Kapalı Maraş bölgesi sahil şeridi ile bir caddesinde halkın bölgeye girişi sağlanmıştı, şimdi ise sahil şeridinde yapılacak olan değişiklikler sonrası yeniden yapılandırılmış haliyle halkımızın hizmetine sunulacağıdır. 15 Kasım 1983 tarihi KKTC’nin kuruluş tarihidir. Geçmişten gelen ve bilinen, Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir zaman, Kıbrıs Türk halkını hiç bir konuda yalnız bırakmadığıdır. Cumhuriyet Bayramı törenine 15 Kasımda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ‘ın katılacağı Sayın Ersin Tatar’ın Ankara ziyareti ve her iki Cumhurbaşkanınca birlikte yapılan basın açıklaması sırasındaki ifadelerde yer alandır. Kıbrıs Türk halkı geçmişten bu güne çok meşakkatli günlerden geçmiştir. Müreffeh günlerin hasreti, kalbi duygularda hissettikleri bayrak sevgisidir. İşte bu sevda ile ayakta duran Kıbrıs’taki Türkler her zaman olduğu gibi Anavatan Türkiye ile birlikte güçlü duruşunu her zaman belli edecek olandır. İnşallah, 15 Kasım’da Sayın Ersin Tatar ve yeni kurulan bir hükümet ile Türkiye Cumhurbaşkanını karşılar ve Sayın Erdoğan, açıklaması ile haberlerde yer alan ‘Ayın 15’inde Cumhur İttifakı olarak Sayın Bahçeli ile Kuzey Kıbrıs’ta olacağız. Törenlerden sonra Kapalı Maraş’ta topluca piknik yapacağız.’ Söyleminden hareketle halkımız ile birlikte devlet büyüklerimizi kucaklayıp,hoşgeldiniz, diyeceğiz. Bu günkü yazıma söz, liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ten olsun; “Bu dava, memleket davası, gençlik davasıdır. Bizi kurtaracak milli bir mücadeledir.” Güçlü Türkiye ve Güçlü bir KKTC için var olmanın gururundayız. Cumhuriyetimizin 37. Kuruluş yıldönümü kutlu olsun…