Tag: Turizm

İmza hükümdür

İmza hükümdür

Bir ay yazılarıma ara verip kendimce tatil yapmak iyi geldi. Geçmiş yıllarda yazdığım yazılarımı okuma fırsatım oldu ve link atmadan sosyal medya hesabımdan yeniden paylaştım. Çok olumlu yorumları yeniden aldım. Eylül ayı bana hüznü çağrıştıran bir ay. Çünkü bu ay içerisinde eşim Özel Berova’nın vefat günü vardır. Ağustos ayı ilk günü ile son gününe kadar dolu dolu yaşandı içinde önemli günleri barındırdı. Önemli ve unutulmaz günler anıldı,gereken değerler verildi. Siyasi,ekonomik ve sosyal olayların sanki en fazla reyting yaptığı ay Ağustos ayı oldu. Temmuz ayından aktarılan bakiye haberler ve sonuçları halen gündemdeki yerini koruyor. Polisiye olayların arttığı ve yargıda olan bir çok hadisenin yankıları devam ediyor. Nedenlerin başını ise denetimsizlik çekiyor. Bir çok kurum ve kuruluşta neler oluyorsa sanki Ağustos ayının sıcağına düşmüş gibi kazanda kaynıyor. Yasama tatilde KKTC meclisinde sadece komiteler Meclis gündemine taşıyacakları yasa tasarılarını görüşüyorlar. Kıbrıs meselesi Akdeniz’de hüküm süren hidrokarbon araştırmaları sayesinde oldukça gergin bir durum arzediyor. Ülkemizde ki barışı tehdit niteliğinde konuşmalar yapılıyor. Kimin ne dediğinin önemin analizi, Kıbrıs konusunda uzman olan kişilerin yorumlarında yerini buluyor. 2’li hükümet döneminde Dışişleri Bakanı Sayın Kudret Özersay’ın açıklamalarında hükümet protokolü engeli olmadığı kesin. Verilen mesajlar yerinde ve isabetli. Başbakan Sayın Ersin Tatar’ın ve Başbakan Yardımcısının Türkiye ziyareti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan görüşmesi resmiyetinde oldukça güven verici. Siyaset bir şekilde muhalefeti ile iktidarı ile açıklamalar ve eleştiriler ile her günde değişmez konu başlıklarında devam ediyor. Gündemin zirvesinde olan yine ”Mali Protokol ” ve para akışının seyri. Nasılı, nedeni ve niçini, sorgulamada. Sonuç ortada. Diğer yandan çarşıda , pahalılık devam ediyor. Geçen 4’lü koalisyonun ALO 171 tüketici hattı güncel mi denemedim bilmiyorum. Elektrik faturaları ise can yakmaya devam ediyor. Kullanıyoruz ödemek durumundayız. Tasarruf şart diyoruz. Yeni elektrik santralleri için ihale konuları varsada daha ekonomik çözüm nasıl sağlanır teknik heyetlerin sorunu diyoruz. Bütün bu konular Ağustos ayının günlerinde haberlerinde işitiklerimiz. Bu arada bizlere güç veren Türkiye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın ve kuvvet komutanlarının KKTC gelişleri oldu. Onlara Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçilmez açıklamalarını duymanın güvencesini yeniden verdikleri için müteşekkiriz . Eylül,Ekim, Kasım sonbahar mevsimi olsa dahi bizde iklim bir hoş. Sonbahar ayları yazdan kopmak bilmiyor. Sıcaklar insanımızı bunaltıyor. Turizm mevsimi de sanki hazan mevsimi gibi, adaya girişlerin sayısı ile ölçülüyor. Oteller sadece bayramlarda iş yapıyor, uçuşlardaki bilet pahalılığından herkes şikayetçi çözümü bir türlü olmuyor. Bilet fiyatlarında düşüş olacağı sadece düşücede ve söylemde kalıyor. Eylül ayı eğitimde okulların açıldığı bir ay. Öğrenciler heyecanlı öğretmenler zorluklarının bilincinde öğrenci kayıtları yapılmakta. Temennimiz iyi,sorunsuz bir eğitim yılı olması. Türkiye Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk tweeter hesabından “Öğretmen, her “günaydın çocuklar” dediğinde öğrenciler “günaydın öğretmenim”diye cevap verir.Bu çocuğun otoriteye değil; tanınmış ve sayılmış olmaya cevabıdır. Öğretmen olmamıza gerek yok. Lütfen çocuklara selam verin, “günaydın” deyin.Cevap bir dağın yankısı gibi gelir.#günaydın” diye paylaşım yapmıştır bu çok anlamlı tweete tweeter hesabımdan yazdım. Ve dedim ki ”Bizler hep o günaydın’nın gücü ile bugünlere geldik .KKTC ’de öğrencinin kalbinin attığı noktaya değindiniz. Teşekkürler! Ülkemizde yapılan ve toplum faydasına olacak her icraata ayrıca teşekkürümüz olacaktır. Sözün, olduğu yerde kağıdın hükmü imzadır. Haftaya Pazartesi günü buluşmak üzeriz!

Eğlence icraattan sayılmaz

Eğlence icraattan sayılmaz

Her sözün uğrak noktası olan bir durağı vardır. Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir deyiminin “ehemmiyetinde “ olmak son derece önemlidir. Başarı için çalışılmalı, gösteriş ve şatafattan uzak, her adım, ona göre atılmalıdır. Hele hele ülkenin bu zor şarlarında, duruşun önemine vakıf olmalı ona göre hareket edilmelidir. Kimi zaman kişilerin davranışlarındaki uç noktalar törpülenmeli hatta siyaset mevzubahis ise bu gibi durumlara ince ayar verilmelidir. Siyasette imajın önemi yatsınamaz ölçüde seçmen gözüne yansıyandır. Bu yansımada menfaatler ön plana çıkarsa hoş olmayan çok şey gıybetten nasibini alır. Demek ki duruş önemlidir. Samimiyetsiz davranışlar önem kazanamayandır. Ülkemizin geçirdiği ekonomik kriz, bütçe açığı derken içinden geçilen dar boğazda boğulmamak adına yeni hükümetle UBP-HP koalisyonu ile ilk Ramazan bayramını geride bıraktık. UBP Genel Başkanı Başbakan Ersin Tatar ve Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay ve Maliye Bakanı Sayın Olgun Amcaoğlu ilk ziyaret diyebileceğimiz davetle Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Sayın Fuat Oktay’ı İstanbul ‘da Vahdettin Köşkünde ziyaret ettiler. Bu ziyarette Sayın Büyükelçi Ali Murat Başçeri’nin de bulunması bilhassa ülkemize ulaşan resmiyetinde önemli bir fotoğraf oldu. Siyasi görüşmelerde oldukça uzun bir süre, 1 saat 45 dakika görüşme ve bu sürede yoğunlaştırılmış KKTC ekonomik sorunları ile Kıbrıs Meselesinideki Kıbrıslı Türklerin haleti ruhiyesi Sayın Erdoğan’a yüz yüze arz edildi. Başbakan ve yardımcısının, Arefe gününün bayrama girişinde çok önemli bir görevi yerine getirdikleri kanaati ülke halkımızın nabzında atan inancı ve verdikleri pozitif enerji oldu. Bayram süresince ülkemizdeki durum sükunetini korurken siyasi parti başkanlarının ve Cumhurbaşkanının tebrik mesajları basında yer aldı. Sosyal medyada kimin nerde , kimlerle neler yaptığı paylaşıldı. Hayatın devamında davranışlar güncelliğini korudu. En çok da bilişim yasasının yürürlüğe girmesi zarureti ile kişiler bu isteklerini aleni olarak bu bayramda paylaşımlarına aldılar. Bilhassa gıybet ile haksız rekabetin oluşmasına yardımcı haberlerin sosyal medya üzerinden yapılmasını uygun bulmadıklarını söyleyen çok kişiyi dinledik. Beyanalarını okuduk. Haksız da değiller, bilinmesinde fayda vardır. KKTC Meclisi ilgili komiteleri yasama faaliyetlerini genel kurul tatile girsede yerine getirmelidir. Meclis’in uzun yaz tatilinin de bir şekilde kısa tutulması yasal zeminde sağlanmalıdır. Bayram tatili öncesinde zikredilen zam konularında, oldukça dikkatli davranılması ve vatandaşın cebine el uzatılırken hükümet, özellikle düşünmelidir. Bayram tatili süresince çarşı açıktı, özellikle marketler ihtiyaçların karşılanmasında öncülük edenler oldular. Evlere yiyecek servisi de fastfood sevenleri memnun etti. Sosyal Medyada yapılan paylaşımlarda bir kaç istisna hariç çoğu siyasinin bayramı eğlence yerleri dışında evde ailesi ile geçirdiğini izledik okuduk. Çoğu sanatçının ülkemizde olduğunu da bu paylaşımlardan anladık. Turizmin özellikle Girne gecelerinde ve Türkiye’den gelen sanatçılar ile eğlence sektöründe tavan yaptığına sevindik! Gülümsedik! Bayram’ın son gününde yapılan kuyumcu soygunu ve gelişen süreçten üzüntü ve endişe duyduk. Her zamanki gibi kimlikle adaya girişlerin yeniden hatırlara gelmesi hep de olay olduktan sonra ortaya çıkıp ifadelendiridiğini tekrarlayanları yeniden gördük. Hafta sonu Nergisli köyünde kaldık ve deniz için Kocareis plajına gittik. Önceleri kalabalık değildi ancak akşama doğru çoğu kişinin sahile akın ettiğini gördük. Zaman, Haziran‘nın yaz sıcaklarından hızla Temmuz’a ilerliyor, Yılın yarısını bulduk.Halkın beklentisi ve bütün konuşmalarımızda gündeme getirdikleri, yeni hükümetin, ülkemizde aklı selim bir icraatla güzel günlere hasreti giderecekleri umududur. Sonuçta, kötünün en iyi günlerini bekleyenleriz!

Kırıp kaybetmek kolay, sahip çıkmak irade işi…

uzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bisiklet Severler Derneği’nin düzenlediği bir etkinliğe katıldım… Etkinlik Alanya’da gerçekleşti. Bisiklet turizmi başlı başına incelenmeye değer bir konu… Yıllardır KKTC olması konusunda girişimler var… Güney Kıbrıs’ın bu konuda hayli yol almış olduğu ise söylenenler arasında… Günümüzde tatil konusunda değişik tercihler yer almaktadır. Bu tercihlerden bir tanesi ise dört tekerlekli araçlar ile değil, iki tekerlekli araç bisiklet ile yapılabilir tatilleri gerçekleştirmektir. Birçok ülke insanların değişik yaş gruplarına göre turizm ekonomisine katkı yapacak bu konuda önlem almıştır… İnsanı sosyalleştiren bir aktivite olan bisiklet binmek, gezmek, dolaşmak spor olması yanında müthiş eğlenceli olan bir tercih… Bisiklet turizmi yeni yaygınlaşmaya başlayan bir turizm türü olmasına rağmen, dünyada hızla yayılmış olan dağa bütünselliği içerisinde bisiklet turları seyahat acenteleri tarafından doğal güzelliklere sahip kırsal alanlarda yapılmaya başlanmıştır. En eski motorsuz ulaşım araçlarından biri olan bisiklet, performans geliştirmenin yanı sıra doğayı keşfetmenin verdiği zevkle bütünleşirken kişilerin sağlığına olumlu etki yapmaktadır. Alanya’da Mustafa Kemal Can Fedai bisiklet turizmi ile ilgili acentesi olan bir kişi… Onunla konuşma fırsatım Alanya’da oldu. Bu sektöre girişini söyle anlatıyor, yaptığı proje ile Türkiye Kalkınma Bakanlığı’na müracaat ettiğini, projesine 65 bin Euro’luk hibe verildiğini, 2008-2013 yıllar arasında 6 yıl Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu ‘Tour of Turkey ‘ organizasyonları yaptığını ve 2016-2017 yılında Alanya’ya 35 takım yabancı ülkelerden 500 bisiklet sporcusunu yaz ve kış kamplarında antrenman için misafir ettiğini, Kayseri Erciyes Dağı’nda yüksek irtifa kampları için hazırlık çalışması yaptığını söylüyor. ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bisiklet turizmi için neler yapılabilir önerileriniz nedir’ diye sorduğum zaman yine kendisinden örnek vererek anlattı… Öncelikle detaylı bir proje çıkartmak gerektiğini hiçbir ülke bisikletçisinin antrenörsüz kamplara gelmediğini… Öncelikle proje çerçevesinde uluslararası antrenörlerin antrenman yapılacak yerde ülkeyi tanımaları için, KKTC davet edilmelerinin sağlanması ile ülkede sürüş yapacakları parkurları tanımaları açısından çalışma yapmalarına olanak verilmesi gerekir diyen Canfedai, kendisinin 2014 yılında 22 uluslararası antrenörü Türkiye’ye davet ettiğini söylüyor… Bir uçak şirketinin kendilerine 50 kişilik ücretsiz kontenjan verdiğini de anlatıyor… Şimdi Alanya’da MTB dağ bisikleti turlarında oldukça etkin bir isim… Antalya hava alanından turlar için gelen bisikletçileri karşılıyor, bisikletçilere hizmet sunabilen otellerde yerleşim sağlıyor, indirimli konaklama ücreti ile bisikletçileri misafir ediyor… Bizim konakladığımız otel sahibinin KKTC GAÜ mezunu Kemal Kahya olması bizleri, ayrıca gururlandırdı. Onunla tanışıp konuştum… Uçuşlarda uçak şirketlerinin yanında bisikleti olan kişilerden bisikletleri için taşıma ücreti almadığını Ercan Havaalanı’nda öğrendim. Alanya’da ilk günden itibaren önceden hazırlanan parkurlarda bisiklet sürüşüne çıkan BSD Başkanı Hüseyin Akcan, Dr. Kandemir Berova, Ecvet Orhon Halil Ağa Milli bisikletçimiz Şerife Akcan sürüşlerine başladılar. Sürüşlere katılan çok değerli bir kişi ile daha tanışmak ise oldukça memnuniyet duyduğum bir husus oldu… 1990 yılından itibaren Ankara’da hayatını sürdüren Kıbrıslı bisikletçimiz Salih Yalızat ile de konuştum… UCI Uluslararası Dünya Bisiklet Birliği Pro düzeyinde antrenörlük lisansına sahip Yalızat KKTC bisikletçileri için söz yerinde ise tam biçilmiş bir kaftan… Kendisi şu anda Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nda Danışman… Farkındalık organizasyonlarında oldukça etkin bir isim… Haziran ayında ülkemizde Hala Sultan da açılacak sergi içinde KKTC gelecek… Yalızat belli ki ülkesine biraz kırgın… Hamitköy’den Türkiye’ye, Amerika Birleşik Devletleri’ne kadar uzanan bir eğitimden 

geçen bisikletçinin 35 yaşına kadar birçok yarışmada ödül sahibi olması yanında birçok bisikletçimizin yetiştirilmesi için oldukça çaba gösteren başarılı genç bir adam… Kıbrıs’ta doğmuş olmanın avantajı ile ülkesini Türkiye’de ve uluslararası arenada temsil etmekten gurur duyuyor… Kırgınlığı kendi ülkesinin yöneticilerinin ona bir yakınlık göstermemesi. Salih Yalızat 2017 uluslararası bisiklet turu yarış direktörü olarak adamızda bulunduğunu söylüyor… Amaçlarının bisiklet için yeni bir jenerasyon yaratmak olduğunu sözlerine ekliyor… Umudumuz ülkemizin yetiştirdiği ve dış ülkelerde yaşayan bu gibi değerlere sahip çıkılması… Ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bisiklet turizminde etkin rol alacak Turizm acentelerinin varlığının olması böylelikle bisiklet turizmin ülkemize ekonomik katkısının sağlanmasıdır… Başbakan Sayın Hüseyin Özgürgün, Maliye Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Serdar Denktaş ve Kültür ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu KKTC ‘ de bisiklet turizmi konusunu ve yapılması muhtemel projeleri ortaya koymaları ile turizmi bu yönü ile de teşvik edecekleri yönünde beklenti vardır. Ülkemiz coğrafyası buna müsaade vermektedir… 




Pedal Çevirmek Bulaşıcıdır..

İnsan yeni kişileri tanıdıkça ülkesinde yapılan güzel etkinliklerin neler olduğu hususunda daha teferruatlı bilgiler elde edebiliyor. Hüseyin Akcan ve Şerife Akcan bisiklet sporunda etkin iki kişi. İkisiyle de Zeytinlik köyündeki evimizde kahvemizi içerken bisiklet ile ilgili tutkularını konuşmak ayrıcalığını yaşadım. Kendileri oğlum Dr. Kandemir ve kardeşim Dr. Kandemir Özdemir ile ailevi ilişkilerini sürdüren, bisiklet gezilerine diğer bisikletçiler ile beraber toplu olarak çıkmaktadırlar. Bu gezilerde öncülük yapanlardır. Bisiklet sürüşlerini tamamladıktan sonra veya evvelinde etkinlik ve rotalarını internet ortamında paylaşan, paylaşımlarını videoları ile perçinleyen, geçtikleri yolların canlı gösterimlerini yayınlamaktadırlar. Sayfalarında bu gibi paylaşımları, bu turlara katılmak isteyen yeni bisikletçileri ayrıca özendirmektedir. Hüseyin Bey kendisinin 1978 yılında büyük kardeşi Özgün Akcan teşvikiyle bisiklete başladığını 1986 yılına kadar ki faaliyetlerinde bisiklet dalında birçok birincilik elde ettiğini söylerken bisiklet sevgisini dile getiriyordu. Hüseyin Bey Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bisiklet Federasyon başkanlığın bıraktıktan sonra KKTC Bisiklet Sevenler Derneğini kurduklarını, bu derneği Güney Kıbrıs’ın tüm protesto ve Yunanistan’ın engellemelerine karşılık uluslararası örgüt (ECF) Avrupa Bisiklet Federasyonuna üye yaptıklarını, bunun ülkemiz sporu için çok önemli bir üyelik olduğunu ifade etmiştir. Tabi bu arada spor dışında Hüseyin Bey eşi Şerife Akcan ile 1992 yılında evlendiklerini öğrendik. Şerife Akcan bisiklet Federasyonu’nda lisanslı bir sporcudur 14 yıl pedal çevirmiştir Lefkoşa Türk Belediyesi’nin takımında yer almıştır. Bu takımdan Yakın Doğu Üniversitesi’ne transfer olur. Birçok birincilikleri vardır ‘Pedallerin kraliçesi olarak Yakın Doğu Üniversitesi forması ile de yarışır. 100’den fazla uluslararası yarışta start alır. En önemlisi Türkiye Bisiklet Milli Takım Kaptanlığı yapmış olmasıdır. Tecrübesi büyüktür. Şerife Akcan için en önemli pedal mücadelesi Dünya Avrupa Şampiyonalarıdır. Onunla konuşurken esprili konuşmalarımız olmuyor da değil Şerife Hanım spor olarak atletizm yapıyorken Hüseyin Bey’in bisiklet sporunda olması ikisi arasında tercihe neden olacaktır. Bu tercihte Hüseyin Bey galip gelir. Eşini de bisiklette karar kıldırır. Artık pedalları birlikte çevirmektedirler. Şerife hanım yurtdışı yarışmalar için antrenmana gittiği zamanlarda en çok üzen eşi ve çocuklarından ayrı kaldığı zamanlardır. Ayrıca bu antrenmanlarda, kıskandığı tek noktanın, diğer yarışçılarının teknik olanaklarıdır. Bisiklet Spor’daki kendilerine sağlanmayan bu olanakların, eksikliğini üzülerek söylemektedir. Çok şeyler konuşurken bisikletin faydaları da gündemimizde oldu. Bisiklet sürmenin stresi azalttığını, tansiyon bel ağrılarını iyi geldiği, obezite ve şeker gibi hastalıklara çok iyi geldiğini de konuştuk. Bisikletin diğer sporlardan farklı olarak ritmik ve tekrar hareketler ile birlikte 45 dakika sonra vücudun endorfin salgıladığını, bunun ise insanı stresten uzaklaştırdığını, bisikletin kemik yapısını güçlendirdiğini, kasları geliştirdiğini, kalp ve damar sağlığı için faydalı olduğunu özellikle çocuklarda konsantrasyon, denge, hız, çeviklik gibi yetenekleri artırdığının uzmanlarca belirtildiğini de konuştuk. Ülkemizde çeşitli şekillerde yurtdışına açılımın aralık bir penceresi olan bisiklet sporunun çeşitli etkinliklerle yapıldığını görmek son derece memnuniyet verici bir durum olmakla beraber, ulaşımda bisiklet kullanıcılarına can güvenliği sağlayacak yollarımızın olmayışının önemli bir sorun olduğunu da konuştuk. Umudumuz bisiklet sevenlerin hızla arttığı günümüzde bisiklet yollarının yapılması. Hatta araçlar için kullanılan trafik ışıklarında, bisiklet geçişlerini sağlayacak trafik ışıklarının da konulmasıdır. Günümüzde bisikletin bir hayat biçimi olduğunu, artan bir hızla görmekteyiz. Bu ise çevre kirliliğini önlemektedir. Bisiklet kullanarak çevreye bu kirliliği yaşatmayan, ulaşımda bisiklet kullanan kişilerin, takdir edilmesi, onlara iş yerlerinde bisiklet park yeri yapılması gereklidir. Tüm bisiklet kullanıcılarını tebrik ederken bu eksiklikleri gündeme getirmek de asli görevimizdir. Sağlıklı ve dengeli bir yaşamda olmak, her bireyin tercihinde öncelik olmalı. Turizmi önemli ölçüde destekleyici etkinliğe gerekli özen gösterilmelidir… 



Olmak ya da olmamak’ işte bütün mesele bu!

oğu zaman, bir çoğumuz. Coğrafyamızdaki eski eserleri sadece dış görsellikleri ile değerlendiriyoruz. Halbuki bir ülkeyi tanıtan şey o ülkede mevcut kültür yapısıdır. Kültür ortaya çıkmadan ülkenin turizm açısından uluslararası bir konuma getirilmesi mümkün değildir. Buna önem verilmesi son derece önemlidir. Kıbrıs’a gelecek turistlerin bu kültür varlıklarına ulaşması rehberi gerekli olandır. Aile dostumuz İsmet Esenyel ile kahvelerimizi içerken turizm konusunda uzun bir sohbetimiz oldu. Kendisi gerek akademisyen kimliği ile gerekse Turizm ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı olarak projelerini anlatırken ülke turizmi açısından oldukça heyecanlı idi. Tarihi eserler her ülkenin medeniyet tarihidir. Bu tarih içerisinde görülen eserlerin değeri çok eski yıllara ait olması ile ölçülür.. O dönemlerin taşımış olduğu izler ise oldukça önemlidir. Bu eserler taşınabilen eserler olduğu kadar taşınmaz olan kalıcı tarihi eserler olarak ülkemiz topraklarında var olandır. Birçok turistin ziyaret ettiği, ayrıca ülkemize gelen turistlerin oldukça ilgisini çeken tarihi yapılar olduğu malumlarınızdır. Kıbrıs genelinde birçok manastır, şapel, kilise, kale, şato, antik şehir olmak üzere görülebilecek çok tarihi eser vardır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, toprakları da bu tarihi eserlerin, varlığı sayesinde dikkatleri üzerine çeken bir konumdadır. Akdeniz’in üçüncü büyük adası Kıbrıs’tan yolu geçen ilk yerleşimcilerin Anadolu’dan gelmeye başladıkları, daha sonra Filistin, Lübnan İranlılar ve Suriye üzerinden de insanların gelmiş olduğu bilinen adamızda bu dönemlere ait yapılan medeniyetlerinin eserlerin tanıtımına yönelik yeni girişimlerin olduğunu bir vesile Sayın İsmet Esenyel’den öğrenmek son derece merak uyandıracak, ilgi çekecek nitelikte. Öncelikle Girne Sanat Evinde [Villa Latomia] müze ayarında ve taşınabilir eserlerin ziyaretçilere sergileneceği ifade edilmiştir. St. Hillarion kalesi ile Girne Kalesi arasındaki güzergahta özellikle [Templer] Tapınak Şövalyelerinin ön plana çıkarılacağı proje ile Mayıs ayının üçüncü haftasında Girne Kalesindeki etkinlikte Kıbrıs’ın yetiştirdiği sanatçıların yer alacağı, sanatsal olaylara KKTC Üniversitelerinde aktif olarak yer alan sahne ve görsel sanatlar öğrencilerinin de katkı koyacağını, kültür ve sanatsal bu etkinliğin her yıl tekrarlanması için hazırlıklar yaptıklarını, tanıtıcı görsel ve yazılı materyallerin hazırlandığını ayrıca hava yollarının dergilerinin kendi dergilerinde zaten yayınlanmakta olan turizm amaçlı sayfalarında bu faaliyetlere yer verildiğini de İsmet Esenyel’den öğrendim. Mağusa’da 14. yy Lüzinyanlar tarafından yapılan Othello kalesinin geçen yıllarda restorasyonu yapılmıştır. William Shakespeare ve Kıbrıs’ı konuşurken yazdığı edebi eserinde yer alan kişilerin karakteristik özelliklerinin ada kültüründe var olan karakteristik özellikler ile örtüştüğünü, aşk, kıskançlık ihtiras ve ihaneti de konuştuk. Hatta bu eserin İstanbul Şehir Tiyatrolarında sahnelendiğini Kıbrıslı Tiyatro sanatçısı Hüseyin Köroğlu’nun oyuncu olarak rol aldığını yeniden hatırladık. 1571 Kıbrıs’ın Osmanlılar’ tarafından Fethine ve ondan sonraki süreçte Kıbrıs tarihindeki önemli gelişmelerde, sohbetimizde yer aldı.. Konusunda uzman kişilerin, ülkesi menfaatine yapılacak işlevsel konularda etkin görevlerde yer alması ve turizm de daha yapılacak çok işimiz var deyişleri, Kültür ve Turizm ile ilgili bakanlıkların bu yöndeki teşviki, çalışma azmimizi artırıyor denmesi de ayrı bir farkındalık oldu. Bu gelişmelerin takibi önemli. Takip etmek de görevimiz. Uluslararası platformda tanınmak ise amacımız.